İngiliz Kraliyet Akademisinde okuyan Japon Tasarımcı Ai Hasegawa'nın sentetik biyoloji projesi buyuk yankı uyandırdı.
Hasagawa, kadınların başka hayvanları doğurabileceğini hayal etti. Bunun sebepleri arasında:
Dunya nufusunun dengesiz ve desteklenemez şekilde artması Soyu tehlike altında olan hayvanların tekrar doğaya kazandırılması ...
gibi ceşitli başlıklar olsa da, konunun esas cıkış noktası bu kadar hızlı artan insan nufusunun ileride gezegeni somurup yiyeceksiz kalabileceği ihtimali yatıyor. Coğu insanın anlayabileceğinin otesinde bir fikirle, yani yiyeceklerimizi doğurabileceğimiz metaforundan yola cıkıyor. Sanatcı "Eğer insan, yemekten zevk aldığı bir şeyi doğursa nasıl hissederdi?" sorusunu soruyor, cevaben "Annelik gudusuye buyutulen, doğurulan bir varlığın yenebilir olacağına inanmıyorum cunku anne-cocuk sevgisi var." diyor.
Bunun biyolojik acıdan etik sorunlara sebep olmayacağı gerceğini ise yunusun sahip olduğu plazenta'nın rahimde sadece beslenme amaclı varolduğu, genetik bir alışveriş icinde olmadığını acıklıyor.
Video'da bir yunus doğuran Hasagawa'yı ve annelik ic gudusunu goruyoruz.
İkinci video ise, 2 yıl oncesine ait olmasına karşın aynı temayı işliyor. Sushi sevenler izlemesin. Gerci ben izledim. Nom nom nom sashimi...