Yol ustunde kucuk bir bakkal.. Kazağını hÂl pantolonunun icine sokma geleneğini yaşatan iki arkadaş bakkaldan 'caramo' istedi. Bakkal once anlamadı. Bunlar bastırdı, "Caramo caramo... Cikelata var ya yav?" Meğer Caramio marka cikolata istiyorlarmış. Bakkal verdi istediklerini, bunlar feci mutlu oldular. Ambalajını cıkarıp yiyecekler zannederken şoyle bir sohbet başladı: "Dur ulen yeme hemen. Boyle her an yiyecekmiş gibi elinde tut ama gorunsun ambalajı. Reklamda o popcu cocuk bu caramoyu gosterince karılar cığlık atmaya başladılar. Gor bak şimdi nasıl akın akın gelecekler bize de!"


Seyahat sırasında yolda mola verip bir bakkala giriyorsunuz. Kasada yaşlı, etine dolgun, cirkince bir kadın oturuyor. Siz tam alışverişinizi yapmış cıkarken gozunuz kadının arkasındaki yazıya takılıyor. Nasıl takılmasın?! Kağıtta aynen şu yazıyor: "Veresimiz yoktur. Lutfen ısrar etmeyiniz!" Kafanız karışıyor. "Veresiye oyle yazılmaz" diye ukalalık mı yapmalı, yoksa "Bizim de alasımız yoktu zaten" mi demeli bilemeyip hızla dukkandan cıkıyorsunuz. Başka bir bakkal da ise sizi bekleyen yazı daha bir ilginc: "Lutfen işi olmayan kalabalık yapmayınız!" İşi olmayan kalabalık ne demek? İşi olan kalabalık yapabilir mi? Kibarlık yapıcam diye gramerin icine bu kadar da edilir mi? Yine sorular, sorular... Anlaşılan bazı bakkallarda fazla durmamakta fayda var.


yorumları esirgemeyin
__________________