Bir Alman bir İngiliz ve bir Turk bir trenin aynı kompartımanında yolculuk ediyorlarmış bu sırada İngiliz sıcaktan bunaldığını soyleyip camı acmış ve iceriye bir sinek girmiş İngiliz cebinden kılıcını cıkarıp sineğe vurmuş ve sinek ortadan ikiye ayrılmış İngiliz ovunerek cebinden kartını cıkarmış kartta İngiltere'nin en unlu kılıc kullanan insanı yazıyormuş.
Alman'da aynı bahane ile camı acmış ve iceriye bir sinek daha girmiş Alman'da cebinden cıkardığı tabancası ile sineğe ateş etmiş sinek paramparca olmuş Alman'da ovunerek cebinden kartını cıkarmış kartta Almanya'nın en unlu silahşoru yazıyormuş.
Bizim Turk de camı acmış ve iceriye bir sinek daha girmiş bizimki cebinden bıcağını cıkardığı gibi sineğe vurmuş ama sineğe bir şey olmamış İngiliz ve Alman iclerinden gulerlerken bizimkide ovunerek cebinden kartını cıkarmış kartta
Turkiye'nin en unlu sunnetcisi yazıyormuş.
------------------------------------------------------------------------------
İngiliz, Fransız ve Turk 3 fare barda oturup sidik yarıştırıyorlarmış.
İngiliz bir bardak viski istemiş bir dikişte yutmuş ve demiş ki
- Bir fare kapanı gorduğumde altına yatıp ayağımın ucu ile basıyorum. Kapanın bari gelince 20 tane bench press yapıp sonra peyniri alıp gidiyorum.
Fransız 2 kadeh burbon istemiş, hepsini bir dikişte bitirdikten sonra demiş ki:
- Fare zehri gorduğum zaman mumkun olduğunca topluyorum evde ezip onu toz haline getirip sabah kahvemin icine atıyorum ki kafa yapsın diye.
Bunlar Turk fareye donmuşler birasını bitirdikten sonra Turk fare demiş ki:
- Sizlerle uğraşamayacağım şimdi eve gidip kediyi s-kmem lazım.
---------------------------------------------------------------------------------
Iskocyalinin tavugu,Ingilizin bahcesine yumurtlamis.
Bir tanesi :
- Tavuk benim, yumurta da benimdir...
Digeri :
- Benim bahcem, yumurta da benimdir...
En sonunda Iskoc :
- Bu boyle surer gider. En iyisi birbirimize birer tekmeatalim. Yerde en kisa sure kalan yumurtayi alsin.Ingiliz kabul eder. Iskoc un once tekme atmasina karar verirler. Iskoc en agir postallarini giyip gelir.Iyice bir abanip Ingiliz in bacaklarinin arasina bir tekme
atar. Ingiliz yarim saat sonra ancak kalkar ve tam Iskoc a tekme atacakken Iskoc :
- Al senin olsun, bir yumurta icin degmez valla.
--------------------------------------------------------------------------------------
Temel, Amerika'da bir bar'a girip bira istemiş. O anda bir Alman gelip barmeni kenara cekip kafasına bir elma koymuş ve uzaklaşarak,nişan alıp silahıyla barmenin kafasındaki elmayı tam ortasından vurmuş ve...
-"I AM RED KID" demiş.
Temel hayran kalmış.Biraz sonra aynı şeyi bir Fransız yaparak elmayı ok ile vurmuş ve...
- "I AM WILLIAM TELL" ,
bundan sonra cesaretlenen Temel dışarı cıkıp tekrar iceri girmiş ve aynı işlevi uygulayarak silahıyla ateş eden Temel barmeni alnının ortasından vurmuş adamın olduğunu anlayan Temel,
-"I AM SORRY" demiş
--------------------------------------------------------------------------
[OOOOOOOOOOO]
Bir Amerikali, bir Ingiliz ve bir Irakli barda oturmus icki iciyorlarmis.
Amerikali ickisini bitirince bardagi havaya firlatmis, silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis:
"Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere icki icmeyiz" demis.
Ingiliz de bunun uzerine ickisini bitirip bardagi havaya firlatmis ve ates ederek bardagi parcalamis:
"bizim Ingiliz kumsallarinda bardak yapacak cam icin o kadar cok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki kere icki icmeyiz" demis.
Bunun uzerine Irakli da buz gibi sogukkanli bir sekilde ickisini bitirmis, bardagi havaya firlatmis, silahini cekip Amerikali ve Ingilizi vurup oldurmus:
"Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar cok var ki, biz ayni adamlarla iki kere icki icmeyiz" [








]
-----------------------------------------------------------------------------------
Bir Amerikalı,bir Rus,ile Temel hotelde kalırken gece yarısında yangın cıkar.
Panik icinde ucu de yukarı katlara koşar,ama kurtuluş yok.Caresizlik icinde Amerikalı, odada duran bir şemsiye bulur,"Başka şansım yok" diyerek şemsiyeyi acıp atlar.Şemsiye sağlam cıkar.Onu paraşut gibi kullanarak Amerikalı sağ salim yere varır.
Bunu goren Rus, yandaki odada başka bir şemsiyeyi bulup paraşut gibi kullanarak o da kurtulur. İkisi de yukarıya bakarak merak icinde Temel'i beklerken yakınlarına hızla duşen bir cisim birden bire yere carpar.
Gidip bakarlar: Temel'miş. Hayatta ama kan revan icinde ve her tarafı kırık.
Amerikalı
-"Ne oldu?" diye sorunca
Temel,
-"Şemsiyeyi bulamadım. Ama dolapta yağmurluk vardı" demiş
-----------------------------------------------------------------------------------
Temel ucağa biner, bir Alman ,bir Fransız, bir İngiliz ve bir Jamaikalı gorur. Jamaikalının yanına gelir ve der ki;
-Jamaikalı kardeş sen yenisin galiba.
ehuahahahahahhahaha
__________________