İşyerinde muthiş bir donem atlatmıştık. Yaklaşık 2 aydır geceli gunduzlu calışıyorduk. Ne hafta sonu, ne hafta ici 1 gun bile dinlenmeden deliler gibi calışmıştık. Doğal olarak hepimiz biraz tuhaflaşmaya başladık. En olmayacak şeylere dakikalarca guluyor, ya da bir bardak suda fırtına koparıp şiddetli tartışmalar başlatıyorduk. Ama patron bizim bu durumumuzu gormezden gelme konusunda o kadar başarılıydı ki, birkac gun icin izin isteyen tum arkadaşlarımızı inanılmaz haklı gerekceler bularak geri cevrilmişti.
Canıma tak ettiği bir gun kesinlikle izin almam gerektiğine karar verdim ve patronumun asla hayır diyemeyeceği bir yontem duşundum. İşyeri, ozellikle de bu iş icin kilit adamdım ve bulduğum yontem sayesinde, patronun beni hepten kaybetmeyi goze alamayacağını biliyordum. Tam ben bunları duşunup plan yaparken, patron yanında sarışın bir hanımla odaya girdi ve " arkadaşlar yeni departman sekreterinizle tanıştırıyım sizi. Kendisi bugun goreve başlıyor dedi."
İşte aradığım fırsat diye duşundum. Sarışın sekreter ve patron masaları tek tek dolaşıp tanışma faslını gercekleştirirken, ben de alalacele duvardaki nişe yerleşip koli bantı ile kendimi zemine bantlamaya calışıyordum.
Patron arkasını donup beni oyle gorunce gozleri faltaşı gibi acılmış olarak " evladım ne yapıyorsun sen orada?" diye sordu.
"Ben ampulum, duşmemek ve daha iyi aydınlatmak icin kendimi yapıştırıyorum" dedim.
Aldığı cevap karşısında durumun vehametini anlayan patron, " anlaşılan sen cok gerilmişsin oğlum, en iyisi gidip biraz dinlen. Hadi benden sana 2 gun izin" dedi.
Hemen aşağı atladım ve toparlanmaya başlamıştım ki, bir de baktım sarışın sekreter benden once cıkıyor odadan. Patron arkasından seslendi:
"Sen nereye gidiyorsun ?"
"Eveeeeee"
"Sebep?"
(işte buna bayılacaksınız...)
"İyi de ben karanlıkta calışamam ki"
__________________