SİZ OLSAYDINIZ?
Yine evdeydim. Az uyumanın verdiği uyuşukluk uzerimdeydi hala. Gece cok gec yatmak iyiydi ama sabah kalkmak! Hele birkac sivrisinek varsa odada tamamen cin işkencesi oluyordu. Annemler yoktu ve artık kendime gelip birşeyler yemem gerekiyordu. Cep telefonuma bu gun sınav olduğuna dair arkadaşımdan mesaj gelmişti. İyi sonuc cıkarmak icin iyi kahvaltı yapmalıydım. Ustume baktım, kardeşimin hafif rengi solmuş acık pembe pijaması vardı altımda. Ustumde atlet. Hemen koşedeki markete kadar gidicektim nasıl olsa. 'Kalsın, kimse gormez' diye duşunup ustume askıdaki siyah hırkayı aldım. Siyah-pembe pek uyuşmamıştı ama nasıl olsa kimse gormezdi. Marketteki kasiyer abi de tanıdıktı zaten. Ama hırkanın fermuarı bozuktu! Kapanmıyordu nedense. 'Hay aksii' dedim. Ama ‘elimle tutarım nasıl olsa’ diye giydim. Kapıyı actım. Dışarda yine kardeşimin yeşil terliklerinden başka bişey yoktu. Donup ayakkabı aramaktansa giyip kapıyı cektim. Giderken bizim evin altındaki manavın cırağı beni gordu ve kıkır kıkır gulmeye başladı. 'Ne var len' dedim. O da 'abi pijamanın arkasında buyuk bi delik var, donun gozukuyor’ dedi. Ne kadar giydiğime pişman olsam da yurumeye devam ettim. Aksilikler ust uste geliyordu. Kardeşimin terlikleri de hayli kucuktu. Sonra markete girdim. Girişten belliydi ne olacağı. Kasiyer abi gitmiş yerine bi ''kasiyer'' gelmişti. Benim yaşlarımda sarışın bi kızdı. Beni farketti ve kafasını cevirdi hemen. Guluyordu. Kacmak istedim ordan ama kacamazdım artık. Binmiştik bi alamete, seve seve (!) gidicektik nereye giderse. Marketin reyonlarında dolaşmaya başladım. Ne alacağımı bilmiyordum nedense. O sırada reyonlardan birinde bebek maması gordum. İndirimli ve kucukken en sevdiğimdendi. En kucuk paketinden bi tanecik alayım dedim. Sonra krakerler gozume ilişti. Rastgele bi kac tane aldım. İceceksiz olmaz diye bi şişe de kola ekledim menuye. Hırkamın onunu de kapatamıyordum cunku malzemeleri elimde taşıyordum. Kacar gibi cıkışa yonelmişken uc ay once ayrıldığım sevgilimi gordum… Elimde bebek maması, ustumde atlet, altımda rengi kacmış pembe pijama(ve arkası delik), ve yeşil kucuk terlikler.... Gulumsedi, ben de gulumsedim. O an o kahkaha atmak istiyor, ben de ağlamak istiyordum. 'Nasılsın' dedi. 'İyiyim' dedim butun samimiyetimle(!). Sonra arkasından pis pis sırıtan bi erkek geldi. 'Goruşuruz' dedikten sonra el ele gittiler. İcimden bu gune lanetler ederek cıkışa yoneldim. Malzemeleri sırıtan kasiyer kızın onune bırakıp hemen hırkamın onunu kapattım. Ama o hala sırıtıyordu. Hesabı odedikten sonra arkamı donup cıkarken bir kahkaha duydum kızdan. Sebebini iyi biliyordum. Siz de biliyorsunuz tabii. Pijamam delikti. Koşar adımlarla uzaklaştım buyulu marketten. Manavın cırağı yine kahkahayı bastı. Tekme atarmış gibi yaparken terliğin biri fırladı ayağımdan. Ararken arkam gozukmesin diye fazla da aramadım. Eve yaklaşmıştım zaten. Hemen eve ulaştım ama dehşetle irkildim! Kardeşimin lanet olası pijamasının cebi, yani anahtarım yoktu. Elimde bebek maması tek yeşil terlikle annemleri bekledim. Komşunun cocukları kavga edip kapının onune kadar ağlayarak geliyorlar, beni gorup kahkahalarla geri donuyorlardı. Sonra onumden gecen sırıtan insanlar bi hayli coğalmıştı sanki. Ve annemler 1 saat kadar sonra geldiklerinde bana milyonda bir gorulen hastalıklı bi uzaylı gibi(ki oyle gorunuyordum) bakıyorlardı. Sonra onlar da bastı kahkahyı. Saate baktım. Sınavı yarılamıştı arkadaşlarım. Eve geldikten sonra ben cici bebemi kardeşimden gizli saklı yerken ve kaybolan terliğe dair yalanlar uydururken sınavdan cıkan bi arkadaş aradı ‘neden gelmedin’ diye. 'hiiic' dedim. 'Canım istemedi'!....
(daha onceden varsa veya ''bu alıntı'' diyosanız yukarıdakileri dikkate almayınız.. Teşekkurler..)

__________________