gozlerimi actığımda ilk annemi gordum. “O daha iki gunluk bırakır mısın bebeği” diye anneme kızıyordu hemşire. Annemde beni opup, kokladıktan sonra yavaşca kavanoz gibi bir yere koydu. işte dunyanın kavanoz dipli olduğunu ilk o gun anladım. İki gun daha kavanozda kaldıktan sonra eve goturduler beni. Babam cok yaşlıydı. Annem babamın ikinci eşi babamda annemin ikinci eşiydi. Yani ortada bir beraberlik soz konusuydu. Neyse! cenem duştu
Evimizde bir kalabalık ki mahşer-i cumbuş gibi.( Ben en fazla ayhanı severdim gelen giden beni gormek istiyordu. Kucağına alan bir daha bırakmıyor opuyor opuyor opuyordu. En cok da halamın kızı olan kezbanın beni opmesi cok hoşuma gidiyordu. Kezban beni optukce bende ona agulardım, ben aguladıkca o da mutlu olur beni daha da operdi. Cenesi duşuk bebek seni, asıl konuya gel artık.
En cokta sırt ustu yatıp ayak parmağımı kemirmeyi severdim, ha birde babamın gobeğimi gıdıklaması hoşuma giderdi ama bunu belli etmezdim. Annem beni beşiğime yatırdı. Beşiğimde tahtadan bir şeydi. Babama hep kızardım bana tahta beşik yaptın diye. Tabi o zamanlar koyde ki imkansızlıkta en iyi yatağa sahip olduğumu bilmezdim. Belkide kızgınlığım bu yuzdendi. Gozlerimi actım başımda kimse yoktu. İcerden fısıltılı konuşmalar duyuyordum. Annem beni sevmek icin gelen komşulara “ şiştttt uyuyor sessiz konuşun” diyordu. Kezbanın sesini duydum icerden kısık sesle “ ne kadar tatlı, aşkım o benim “ diyordu, yanındakine. Ben bunu duyduktan sonra dururmuyum beşikte. Hemen inga inga ingalamaya başladım. İcerde oturan herkes sanki savaş cıkmış ve hucum yapıyorlar gibi yanıma koşuşturdular. Beni ilk kucağına alan annem oldu. Annem kızmıştı bana , "daha yeni yatırdım ne cabuk kalkıyorsun kime cektin bilmem ki", diye tatlı kızışını yapıyordu. Bende numaradan ağlamış rolu yapardım. Hemen yumuşar beni bağrına basar ,oper koklardı. Tuvalet sırasında bekler gibi hoplayıp zıplayıp duruyorlardı, herkes beni kucaklarına almak icin. Ben o koye sanki bir bebek olarak değilde mucize olarak doğmuştum. Herkes beni hicbirşeyden anlamaz diye butun namahrem sırlarına kadar bana anlatırdı. Tabi bende bilmezliğe, anlamazlığa vururdum. Tıpkı Ahmet amcanın karısına vurduğu gibi . Nerden mi biliyorum soylemiştim ya herkes tum sırlarına benimle paylaşır diye.Zavallı Ahmet amca sırrını kimse oğrenmesin diye hicbirşey anlamaz diye bana anlattı şimdi tum bunu okuyan herkes bilecek. Ah Ahmet amca ah hani bana demiştin ya en mutlu olduğum gece pozisyonların bol olduğu gece diye hatta eklemiştin en cokta boş kaleye vurmayı severim diye…Hele o…. Neyse !
Selma teyze gelir kocası nejdetin artık iyi gol vuruşu yapamadığında oturu dert yanardı. Bende ona agulardım ama tabi beni anlamazdı. Aslında şunu soyluyordum Selma teyzeye, İyide Selma teyze Necdet amca 79 yaşında zaten , bırak gol vuruşunu artık, zamanında tum rekorları kırmadı mı ? amcam benim bee!
Bebeklik işte cenem yine duştu…
Annem beni elimi yuzumu cizmeyeyim diye sıkı sıkı kundaklardı. İşte ulkemizde onca bolluk zenginlik varken kundaklanan insanların nasıl bir duruma duştuğunu ilk o zaman anladım. Sen bebeksin girme bu konulara dediğinizi duyar gibiyim. Buyuk sozu dinliyorum ve bu konulara girmiyorum agu aguu…
Uytu vattim deldi aytık. Ben datıyorum. Uyanınja debam edeyim...

LUTFEN EMEĞE SAYGI...
__________________