İnternete Bağımlı mısınız?Modeminizi kapattığınızda icinizde bir burukluk hissediyorsanız;
Defterinizdeki tum adreslerde @ varsa;
İnternet erişimi olmadığı icin sevgilinizle haberleşemiyorsanız;
Telefon faturanız 2 sayfadan fazlaysa;
Bilgisayarınızla beraber yatmak istediyseniz.
Bilgisayar masanızın sandalyesini bir klozetle değiştirmeyi duşunduyseniz;
Gulumsediğinizde başınızı yan ceviriyorsanız; :-)
Eşiniz devamlı olarak evlilikte iletişimin onemini vurguluyorsa ve siz de bunun uzerine kendisine yeni bir telefon hattı ve modem aldıysanız;
Kelime işlemcinizle bir şeyler yazarken her noktadan sonra "com" yaziyorsaniz;
"0,1,2,3,4,5,6,7,8,9,A,B,C,D,..." diye sayıyorsanız;
Ruyalarınız 256 renkse;
Asansore bindiğinizde gitmek istediğiniz kata ait duğmeyi cift tıklıyorsanız;
Gozlukcu gozluk numaranızı sorduğunda 640x480 diye cevap veriyorsanız;
İnternetten son zamanlarda sakız siparişi verdiyseniz; bu internet işini biraz fazla abartmışsınız demektir.
Kucukken Salaktım-Ben cocukken salaktım. Edip Akbayram´ın ismini Edi zannederdim. Yani o, benim icin ´Edi Pakbayram´di.
-Ablama, ´Nasıl olup da koca bir gunu canin sıkılmadan evde oturarak geciriyorsun?´ demiştim.
´Buyuyunce insanin canı sokakta oynamak istemez ki´ cevabını vermişti. Uzunca bir sure buyuyup buyumediğimi anlamak icin kendime, ´Canin sokakta oynamayı istiyor mu?´ diye sormuştum.
-Annem erkeğin cinsel organını ´pipi´, kadınınkini ´kutu´ olarak tanımlamıştı.O zamanlar TRT´de Cenk Koray´ın sunduğu ´Tele Kutu´ diye bir yarışma vardı. Yarışmacılar, ´Hayır Cenk Bey. Ben kutumu acmak istiyorum´ deyince koşarak odadan kacardım.
-Sabahları kalktığımda aklimin hala yerinde olup olmadığını anlamak icin 2+2, 3+4 gibi toplama işlemleri yapardım. Sonuclar doğru olunca da cok sevinirdim.
-Dedemle parka gittiğimiz bir gun TRT´ciler cekim icin oradaydı.Beni oynarken cektiler. Yayın gunu bizim aile, jeneriğinde gozuktuğum cocuk programını izlemek icin televizyon başına gecti. Kendimi ekranda gorunce,´Beni niye parkta unuttunuuuuz?´ diye gozyaşlarına boğulmuştum.
-´Geri vites´ kavramım yoktu. Şofor, kolunu koltuğa atıp arkaya doğru bakınca araba otomatikman geri geri gidiyor zannederdim.
-Benden buyuk kuzenlerim dondurmacıların dondurma kulahlarının sivri kısmıyla kulaklarını karıştırdığını soylemişti. İnanmıştım. Hala da kulahların sivri kısımlarını yemem, cope atarım.
-Babaannem bir gun gelirse sevdiğim dizilerin olmadığı bir gun gelsin istiyordum.
-Abimle Karaoğlancılık oynardık. O Karaoğlan olurdu, beni de Bizans askeri yapardı. Sonra evire cevire doverdi. Cok muhim bir şey yaptığımı sandığım icin canim yansa bile hic sesimi cıkarmazdım.
-Yeşil ve siyah zeytinin ayrı ağaclarda yetiştiğini sanırdım. Bulmacalardaki,´Annenin erkek kardeşi´ kısmına dayımın beş harfli ismini sığdırmaya calışırdım.
-Anaokulunda patates baskısı yapmayı oğrenmiştik. O kadar hoşuma gitmişti ki, evde duvarlara, masa ortulerine filan basmıştım.Ancak sanat merakım annemin yeni aldığı beyaz eteğe patatesi yapıştırmamla son bulmuştu.Hem gonlunu almak hem de el koyduğu patateslerime kavuşmak icin dahiyane bir fikirle oğretmenimin yanına gittim. ´Annem´ yazısını patatese oydurttum. Sevincle eve gelerek soyundum. Renkli boyalara batırdığım patatesi vucudumun her tarafına bastım. Sonra da annemin karsısına gectim. Beni o halde gorunce ağlamaya başlamıştı.
-Madonna ile Maradona´yı kardeş zannederdim. Kendi kendime, ´Bunların babası ne şanslı be. Bir cocuğu futbolun kralı,biri muziğin kralicesi´ derdim.
-Birinden ozur dilediğim zaman Allah´ın bana bir ozur vereceğini sanırdım. Sakat olacağımı duşunup hemen ´dilediğim ozru ´ geri alırdım.
-Kurban Bayramı´nda toplanan derilerden ucak yapıldığını sanırdım.Ucakların diş yuzeyinin bu derilerle kaplandığı icin Turk Hava Kurumu´nun topladığını duşunuyordum. Ucak kacırma filmlerinde silahla ateş edildiğinde ya da bomba patladığında, ´Ayyy! Deri delindi!´derdim.
-´Gil´ diye konuşanları fakir zannederdim. -Annem banyodan cıktıktan sonra babamın soylediği, ´Sıhhatler olsun´ lafını ´Saatler olsun´ diye anlardım. Bunun da, ´Banyoda amma cok kaldın´ gibi bir şey demek olduğunu sanıp babamın anneme kızdığını duşunurdum. Annemin buna karşın niye sadece, Sağol´ dediğini merak ederdim. ´Ne kibar kadın,derdim.
Temel Hakkındaki Derin SorularTemel yere bir daire cizip bu dairenin icinde horon tepmeye baslamis.
Nicin?
Kendi capinda eglenmek icin.
Temel sigarasini bir metre uzunlugundaki agizliga takip iciyormus.
Nicin?
Doktoru sigaradan uzak durmasini soyledigi icin.
Temel her gece yatmadan once ayaklarina bocek ilaci sikiyormus.
Nicin?
Ayaklarinda karincalanma oldugu icin .
Temel esinin yas gununde ne almis?
Kurulanmasi icin bir havlu.
Temel hamile karisinin cok su icmesine izin vermiyormus. Nicin?
Bebek yuzme bilmiyordur diye...
Temel her yemekten sonra cebine bir kasik koyuyormus. Nicin?
Doktoru yemeklerden sonra bir kasik almasini soyledigi icin...
Temel hasmina tehtid mektuplari yazarken eldiven giymis. Neden?
El yazisi taninmasin diye.
Milyarder Temel´in cocuklari, derslerini villalarinin bahcesinde yapiyorlarmis. Nicin?
Temel´e "zengin adamsin, cocuklarini disarida okut " dedikleri icin ...
Temel dolmakalemiyle mektup yazarken birden cok hizli yazmaya baslamis
> Neden?
> Dolma kalemin murekkebi bitmek uzereymis .
Temel doktorunun muayenehanesine kocaman bir fici ile gitmis. Nicin?
> Doktoru alti ay sonra idrarinla birlikte gel demis.
> Temel sacini islatmadan sampuanliyormus. Nicin?
> Sampuanin etiketinde "kuru saclar icindir" diye yazdigi icin.
O Zaman Oyun Biterİş adamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. Derken, kapının onunden ağır ağır gecmekte olan paspal bir cocuk gorurler. Berber, iş adamının kulağına fısıldar; "Bu cocuk var ya, dunyanın en aptal cocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi..." Berber cocuğa seslenir: "Ali, buraya gel!". Bunun uzerine cocuk sakince dukkana girer ve yuzundeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar. Berber işadamının kulağına sessizce, "bak şimdi" diye fısıldar ve bir elinde beş yuz bin, diğer elinde beş milyonluk bir banknot olduğu halde cocuğa sorar: "Hangisini istiyorsan alabilirsin?"
Cocuk dalgın dalgın bir beş yuz bine bir de beş milyona bakar ve sonunda beş yuz binlik banknotu hızlıca cekerek berberin elinden alır. Berber işadamına doner ve gulerek: "Gordun mu? Sana soylemiştim." der.Tıraş bitince işadamı sokağa cıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali´yi gorur. Yanına giderek, neden beş milyonluk değil de, beş yuz binlik banknotu aldığını sorar.Cocuk hic de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir :
- Eğer beş milyonluğu alırsam oyun biter!"
İnternete Bağımlı mısınız?Modeminizi kapattığınızda icinizde bir burukluk hissediyorsanız;
Defterinizdeki tum adreslerde @ varsa;
İnternet erişimi olmadığı icin sevgilinizle haberleşemiyorsanız;
Telefon faturanız 2 sayfadan fazlaysa;
Bilgisayarınızla beraber yatmak istediyseniz.
Bilgisayar masanızın sandalyesini bir klozetle değiştirmeyi duşunduyseniz;
Gulumsediğinizde başınızı yan ceviriyorsanız; :-)
Eşiniz devamlı olarak evlilikte iletişimin onemini vurguluyorsa ve siz de bunun uzerine kendisine yeni bir telefon hattı ve modem aldıysanız;
Kelime işlemcinizle bir şeyler yazarken her noktadan sonra "com" yaziyorsaniz;
"0,1,2,3,4,5,6,7,8,9,A,B,C,D,..." diye sayıyorsanız;
Ruyalarınız 256 renkse;
Asansore bindiğinizde gitmek istediğiniz kata ait duğmeyi cift tıklıyorsanız;
Gozlukcu gozluk numaranızı sorduğunda 640x480 diye cevap veriyorsanız;
İnternetten son zamanlarda sakız siparişi verdiyseniz; bu internet işini biraz fazla abartmışsınız demektir.
beğendiysenzi biraz repi az gormeyin


D:
__________________