7,000 mesajım şerefine Her TeLden Fıkralar



Deliler
Uc deli kayıkla denizde geziniyorlardı ki birdenfırtına patladı. Birbirlerine akıl danışmaya başladılar. Biri dedi ki:
- İkiniz suya girip kayığı itin, ben de dumene geceyim


Niyetim Yok
İki deli konuşuyorlardı.
- Dunyadaki butun mucevherleri ve elmasları satın almak istiyorum.
- Boşuna heveslenme; satmaya hic niyetim yok!



Gubre Cekmeye
Nadir Şah bir gun zayıf bir şiir soyledi ve şair Mirza Mehdi Han'a sordu:
-Nasıl buldun bu şiiri?
- Zayıf bir şiir.
Sen misin bu lafı soyleyen; hiddetlendi Nadir Şah:
- Atın şunu ahıra; gubre ceksin!
Bir sure sonra Nadir Şah yine bir şiir soyleyip Mirza Mehdi Han'a tasdik ettirmek istedi. Şair hicbir şey soylemeden kapıya yonelmişti ki Nadir Şah sordu:
-Nereye gidiyorsun?
- Ahıra, gubre cekmeye!




Namaz Batıl Oldu
Bir cemaat namaza durmuştu. İclerinden biri konuşunca, oteki "Namazda konuştun ve namazın bozuldu!" diye cıkıştı. Bir başkası gulerek "İkinizin namazı da bozuldu" diye guldu. Dorduncusu " Ucunuzun namazı da bozuldu. Cunku ucunuz de konuştunuz" dedi. Aynı safta duran bir başkası "Allah'a şukur ben hic konuşmadım!" deyiverdi




Terzi Testiye Duştu
Vaktiyle şehir kapısında dukkanı olan bir terzi vardı. Bu terzi civiye bir testi asmıştı. Huy bu ya; ne zaman şehirden bir cenaze cıkarılsa, terzi o testiye bir taş atar ve her ay sonunda testideki taşları cıkarıp sayar, boylece o ay kac kişinin olduğunu hesaplardı. İşi bitince testiyi bir ay sonra boşaltmak uzere tekrar civisine asardı.
Aradan bir sure gecti ve tesadufen terzi oluverdi. Bir muşteri terzinin dukkanına geldi ama onun olumunden haberi yoktu. Komşusuna terzinin nerede olduğunu sordu.
Komşusu soğukkanlı cevap verdi:
- Terzi testiye duştu!





Dahası Var
Adam namaza durmuştu. Arkadaşları onun hakkında konuşmaya başladılar:
- Dindar, takva sahibidir doğrusu.
Bunu duyan adam namazını kesip arkadaşlarına dondu:
- Dahası var; orucluyum da!





Yedek Motor
Volkswagen arabaları olan iki hanım kendi arabalarına binip şehir dışına cıktılar. Yolda birisinin arabası stop etti. Arabadan inip kaputu actıysa da bir şey anlayamadı.
Arkadaşı yanına yaklaştı ve:
- Uzulme. Benim bağajda bir yedek motor daha var!




Antikacı
Birisi eski dostlarından birinin evine gitmişti. Ev sahibinin hanımı beyine sordu:
- Bu bey kim ?
- Nasıl yani?
- Canım, hep anneme bakıyor da!
- Ha o mu ? Antikacıdır!




Neden Sacların Gur?
Cocuk annesine sordu:
- Anneciğim, babamın sacları neden dokulmuş?
- Cok duşunduğu icin.
- Peki neden senin sacların bu kadar gur?
- Hadi bakalım, yemeğini ye de git yat!





Sakın Evlenme
Ticaret icin o şehir senin bu şehir benim dolaşan cirkin ve kose bir adam anlatıyor :
Vaktiyle Isfahan'daydım. Bir gun bir sokaktan gecerken suslu puslu bir kadın yanıma gelip "Nerelisin kardeş?" diye sordu. "Kaşanlıyım; ticaretle uğraşırım" dedim.
"Kaşan'dan guzel ve akıllı delikanlılar cıkar " dedi ve "siz evli misiniz?" diye sordu.
Kadının bana aşık olduğunu sandım. Cunku şimdiye kadar hic nasibim cıkmamıştı. Hoşuma gitti ve "Hayır, evlenmedim. Bu ilginizin sebebini sorabilir miyim?" diye sordum.
Kadın "Maksadım Allah'a hizmet. Şimdiye kadar evlenmedinse, Allah aşkına sakın evlenirim deme!" dedi.
"Neden?" diye sorduğumda " Aman yeryuzunde neslin kalmasın! Cunku bu halinle senden doğacak nesil adama benzemez de ondan !" diye cevap verdi.





Yerimizi Bulduk
Ahmet Bey beş yaşındaki oğluyla sinemaya gitmişti. Filmin ortasında cocuk tuvalete gitmek istediğini soyledi. Ahmet Bey cocuğu alıp tuvalete goturdu.Donuşte Ahmet Bey sırasını bulamadı. Karanlıkta ilk sıranın başında oturan beye "Afedersiniz, demin cıkarken ayağınıza basmış mıydım?" diye sordu.
Ozur dilenmesini bekleyen adam cevap verdi:
- Evet.
Ahmet Bey memnuniyetle cocuğuna dondu:
- Gel Mesut, gel, yerimizi bulduk!





Yaş Hesabı
İki yaşlı hanım otobuste konuşuyorlardı. Biri sordu:
- Sahi kardeş, kac yaşındasın sen?
- Biliyorsun işte, otuz. Peki sen kac yaşındasın?
- Ben de yirmi yedi.
Sonra ikisi de yanlarında ayakta duran ve konuşmalarına kulak misafiri olan genc kıza sordular:
- Kızım sen kac yaşındasın?
- Sizin hesaba gore daha doğmadım ben!





Sac Kuvvetlendirici
Muşteri saclarını kuvvetlendirici ilac almak icin eczaneye girdi. Eczacı bir şişe cıkarıp muşteriye uzattı. Muşteri şişeye şupheli şupheli baktıktan sonra "Eczacı bey; gercekten de bu ilac sacları kuvvetlendiriyor mu?" diye sordu.
Eczacı:
- Ne demek efendim. Muşterilerden biri bundan bir şişe kullandı. Zavallı iki yıl once Berber Hasan'a gitmişti ama hala donemedi bir turlu. Cunku başının bir tarafının tıraşı bitmeden obur tarafın tıraşı geliyor!





Uc Kafadar
Isfahanlı, Şirazlı ve Kaşanlı birlikte seyahat ediyorlardı ama ceplerinde metelik yoktu. Acıkınca bir lokantaya girdiler. Yemekten sonra Isfahanlı yerinden kalkıp lokantacıya gitti ve "Paramın ustunu verir misiniz?" dedi. Daha parasını bile almamış olan lokantacı sinirlenerek "Bana para vermedin ki ustunu isteyesin!" diye bağırdı. Herkes başlarına uşuştu. Birisi lokantacıya "Bir daha duşun. Belki parayı almışsındır" derken Şirazlı yanlarına geldi ve "Ben yemek parasını oderken bu bicare Isfahanlı da parasını veriyordu" dedi. Lokantacı bu kez onunla da verdiydin vermediydin davasına başladı. Tam bu sırada Kaşanlının lokantanın ortasına oturmuş ağladığını gordu. "Ne oldu? Niye ağlıyorsun boyle ?" diye sorduklarında "Neden ağlamayayım; benim paramın da ustune yatmasından korkuyorum!" dedi.





Hafızanın Boylesi
Kağıda bakarak ezan okuyan bir muezzine sordular:
- Yazacağın yerde ezanı ezberleyip okusan olmaz mı?
- Gidin, kadıya sorun.
Kadıya gittiler ve "Selamun aleykum" dediler.
Kadı bir kağıt cıkarıp uzun uzun baktıktan sonra "Ve aleykum selam" dedi.
Bunun uzerine muezzini mazur gorup kadının huzurundan cıktılar.




SaygıLar
__________________