Kadın...

Her hali var.

Her rengi var.

Anlayamazsın.

Aklın ermez.


Bakarsın...

Cok ciddi, yanına yanaşılmıyor.

Bakarsın...

Minicik bir cocuğun coşkusuyla karşında.


Bakarsın...

Soğuk.

Dokunuşların, opucuklerin kafi gelmez buzunu cozdurmeye.

Bakarsın...

Alev alev volkan olmuş, nasıl yakar ateşinde anlayamazsın.

Soluk soluğa erir bitersin onda.


Bakarsın...

Hanım hanımcık, başı yerde.

Bakarsın...

Şuh kahkasınına esir etmiş adamı.


Bakarsın...

Aylardır berber yuzu gormemiş paspallıkta.

Bakarsın...

Tanıyamazsın, kamaşır gozlerin parıltısından.


Bakarsın...

Caresiz, gozu yaşlı tukenmiş hayatın yukuyle.

Bakarsın...

Bir anda dikilmiş kaderinin onune, tak demiş canına.


Şaşırma!

Kadın bu.

Su gibi.

Bazen derin derin usulcana akar yatağında.

Bazen değişir yatağını, girer başka kaba.


''O'' aynı, değişmez.

Canı isterse değiştirir kabını.


Bazen bir erkek sebep olur buna.

Bazen aynada ona bakan bakışların derin huznu.


Sen...

Anlamazsın ama.

Aklın ermez.


Kıyısında dinlendiğin...

Kana kana serinlediğin...

İcinde keyiflendiğin...

Sakin akan suyun, o kadının nasıl birden değiştiğini cozemezsin.

Korkutur belki.

Korkarsın gercekten de cağıldamaya başlamasından.

Alır goturur seni de hoyratca diye cekinirsin bu zamanda.

Bilirsin, suya gucu yetmez hic kimsenin.

Kadına da yetmez.

Suyun icinden seni kimse cekip alamaz.

Kadının elinden de.


Su nasıl aynıysa...

Kadın da aynıdır.

Su nasıl değişmezse kapta.

Kadın da değişmez aslında.

Sadece...

Kadına dair hallerden bir başka halidir gorduğun.

Suya dair haller gibi hani.


Sukuneti...

Dinginliği...

Masumluğu...

Saflığı...

Teslimiyeti...

Hayatı...

Gucu...

Kudreti...

Asilliği...

Cesareti...

Hepsini icine alır kadın da.

Su gibi.

Hayat gibi.

Bu nedenle, şaşırma!

Korkma!

''Neden değişti?'' deme!

Aklın ermez o kadarına