Ben Uyuyorum
Bir gun Nasreddin Hoca şehire gelip, bir arkadaşıyla birlikte handa kalmış. Gece yarısı arkadaşı sormuş:
- Hocam, uyudunuz mu?
- Buyurun birşey mi var?
- Biraz borc para isteyecektim.
Nasreddin Hoca derhal horlamaya başlayıp:
- Ben uyuyorum! demiş.
Eşeğe Yazık Olur
Nasreddin Hoca hayvanlarına ağır yukler yukleyip onlara eziyet eden koylulerine iyi bir ders vermek istemiş. Bir gun eşeğine binerek koy meydanında dolaşmaya başlamış. İşin garibi dolu bir cuvalı da sırtına vurmuş, oyle geziyor. Şaşırıp sormuşlar :
- Yahu Hoca Efendi, hem eşeğin uzerindesin, hem cuvalı sırtında taşıyorsun. Nasıl bir iş bu ?
Hoca cevabı yetiştirmiş hemen :
- Zavallı hayvan, demiş. Zaten gece gunduz demeden hizmet ediyor bana. Sırtına bindiriyor, yuklerimi taşıyor, değirmeni ceviriyor. Bu kadar hizmetlerinden sonra dolu cuvalı da ona yuklemek istemedim. Bu yuzden ben vurdum sırtıma.
Hırsızın Hic mi Sucu Yok ?
Bir gun Nasreddin Hoca'nın eşeği calınmış. Can sıkıntısı icinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses cıkmaya başlamış. Birisi :
- Hocam demiş niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki ?
Bir başkası :
- Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor ? diye konuşmuş.
Bir diğeri de :
- Hocam demiş, kusura bakma ama eşeğin calınmasına en buyuk sebep yine sensin. Cunku doğru durust bir ahırın bile yok. Nerden baksan dokuluyor. Hoca kızmış :
- Yahu demiş, iyi, guzel de kabahatin hepsi benim mi ? Hırsızın hic mi sucu yok ?
Yemeğin Buğusuna Akcenin Sesi
Nasreddin Hoca Akşehir'de kadılık vazifesini yuruturken karşısına iki adam cıkmış. Birisi oteden beri cimriliği ile tanınmış bir aşcı, diğeri de boynu bukuk bir fakir. Aşcı sozu almış :
- Hocam demiş, ben bu adamdan davacıyım. Dukkanın onunde fasulye pişiriyordum. Tencerenin kenarından buğusu cıkıyordu yemeğin. Bu adam elinde somunla geldi. Kopardığı lokmaları yemeğin buğusuna tutup başladı atıştırmaya. Nihayet koca bir ekmeği bitirdi. Ondan fasulye buğusunun parasını istedim, vermedi.
Nasreddin Hoca anlatılanları dikkatlice dinledikten sonra fakire donup :
- Doğru mu bunlar ? diye sormuş.
- Evet, demiş fakir adam.
- Oyleyse para kesesini cıkar bakalım.
Zavallı fakir kadı efendiye karşı gelememiş. İcinde uc beş akce bulunan para kesesini Hoca' ya uzatmış. Bu sefer aşcıyı cağırmış yanına. Keseyi kulağına yaklaştırarak şıngırdatmaya başlamış. Sonra da :
- Haydi demiş aldın işte alacağını. Aşcı :
- Nasıl olur ? diye şaşkınlığını belli etmiş. Paramı vermediniz henuz. Hoca cevap vermiş :
- Fazla uzatma, yemeğin buğusunu satan akcenin de sesini alır elbet !
Testiyi Kırmadan Once
Nasreddin Hoca oğlunun eline bir testi tutuşturup ceşmeden su getirmesini istemiş. Cocuk dışarı cıkarken de ensesine bir tokat atıp :
- Testiyi kırma ha ! diye oğut vermiş .
Bunu goren komşulardan biri :
- Yahu Hocam demiş, henuz testiyi kırmadan niye dovuyorsun yavrucağızı ?
Hoca cevap vermiş :
- Testiyi kırdıktan sonra neye yarar be birader !
__________________
Nasreddin Hoca FıkraLarı
Geyik0 Mesaj
●23 Görüntüleme
- ReadBull.net
- ReadBull Hakkında
- Sohbet Muhabbet
- Geyik
- Nasreddin Hoca FıkraLarı
