Oğretmen derste Ahmet'e sorar;
-Cocuğum hava cok sıcak naparsın ?
-Camı acarım hocam..
-otur len sıfır !
Mehmet'e sorar..
-Camı acarım hocam napayım ?
-otur sana da sıfır !
P.c Ali'ye sorar..
-Sizden izin alıp ceketimi cıkarırım hocam..
-daha sıcak oğlum daha sıcak !
-gravatımı gevşetirim hocam..
-Oğlum Ali yanıyorsun yanıyorsun cok sıcak !
-Gomleğimi cıkarırım hocam..
-Yaw yanıyor ortalık sıcaktan duramıyorsun..
-Hmm..Pantolonumu cıkarırım hocam..
-Yaw Ali evladım, oyle bir sıcakki cehennem azabı gibi.. nefes alamıyorsun.. naparsın oğlum !
Ali dayanamaz..
-donumu indiririm g*t*m s**t*rir*m yine de o camı acmam hocam !!
___________________


Okula yeni gelen oğretmen ilk dersinde oğrencilere ilginc bir cağrıda bulunmuş:
"Kendini geri zekalı hisseden varsa ayağa kalksın..."
Sınıfta cıt yok. Nihayet biri kalkmış:
"Sen kendini geri zekalı mı hissediyorsun?"
"Hayır", demiş cocuk, "ama sizin tek başına ayakta kalmanıza gonlum razı olmadı da…"
__________________


İlk okul birinci sınıfta cocuğun biri her gun okula kafa - goz şiş geliyordu. Oğretmeni bir gun merak edip, "kim dovuyor boyle oğlum seni?" diye sordu.
-Babam dovuyor oğretmenim.
-Niye dovuyor baban yoksa uvey baban mı?
-Hayır oğretmenim oz babam fakat niye dovduğunu bende bilmiyorum ben okuldan eve gidiyorum. Cantamı bıraktıktan sonra sokağa cıkıp babam işten gelene kadar arkadaşlarımla oynuyorum. Babam gelince eve cıkıp yemek yiyioruz, ondan sonrada ben oturup gec saatlere kadar ders calışıyorum. Ben ders calışırkende annemle babamda bana bakıyorlar, bakıyorlar, ondan sonrada babam kalkıp beni dovup yatağıma yatıyor.
Cocuğun anlattıklarından oğretmen durumu anlamıştı. Cocuğun omuzunu tutarak, bak oğlum, bundan sonra okuldan eve gidince, yemeğini yedikten sonra otur dersini bitir ondan sonra arkadaşlarınlada biraz az oyna. Akşam baban gelincede yemeğinizi yedidkten sonra kafana yorganı cekerkenden uyu. Baban o zaman seni dovmez.
Bir daha dayak yemek istemeyen cocuk oğretmeninin oğutlerini aynen uyguladı. Akşam yemeğinden sonra kafasına yorganını cekip yattı.
Anneyle bab oturup bir saat kadar cocuğu seyrettikten sonra birbirlerine bakıp "Uyumuştur artık." diye fısıldaştılar. Uyuduğuna iyice kanaat getirdikten sonrada sevişmeye başladılar aradan biraz zaman gecmiştiki kadın inleyerek,
-Ben geliyorum kocacığım...
-Bende geliyorum hayatım.
Yorganın altında hala uyumamış olan cocuk dışarda ne olup bittiğini anlayamamış, annesi ile babasının bir yere gittiklerini zannederek, yataktab fırlamış.
-Beni bırakıpta nereye gidiyorsunuz.
__________________


Amerika'da bir ilkokulda oğretmen cocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarını, ertesi gun sınıfta okuyacaklarını soylemiş. Ertesi gun cocuklar hikayelerini anlatmaya başlamış. İlk sırada kucuk Suzi varmış. Başlamış anlatmaya:
Bizim ciftliğimiz var. Bir gun babamla yumurtaları topladık, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tumsekten gectik, sepet devrildi ve yumurtaların hepsi kırıldı." Oğretmen
- Guzeel. Peki bu hikayeden alınacak ders nedir?
- Butun yumurtaları aynı sepete koyma.
- Aferim cok guzel. Lily sıra sende.
Kucuk Lily tahtaya kalkmış ve anlatmaya başlamış:
- Bizim de bir ciftliğimiz var. Babam yumurtalardan civciv cıkması icin onları kulucka makinesine koyar, gecen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacağını sanıyordu, ama sadece 8inden civciv cıktı.
- Eveeet. Peki burdan alınacak ders nedir?
- Yumurtadan cıkmamış tavukları sayma
- Aferim bu da cok guzel. Billy, sıra sende
Kucuk Billy tahtaya kalkmış ve anlatmaya başlamış:
- Amcam Ted Vietnam Savaşına katılmıştı. Bir gun helikopterle bir goreve giderken helikopter vurulmuş. Ted Amcam helikopter duşmeden elinde bir makinalı tufek, bir kasatura ve bir şişe bira ile atlamayı başarmış. Paraşutuyle yere inerken yolda birayı icip bitirmiş. İnince mermisi bitene kadar makinalı tufeğiyle 70 kişiyi haklamış. Sonra kasatura kırılana dek onunla 20 kişiyi halletmiş. Sonra da son 10 kişiyi de silahsız bitirmiş.
- Boyle korkunc bir hikayeden alınacak ne ders olabilir?
- İcerken Ted Amcama bulaşmayın...
__________________


Oğretmen sınıfta madenleri ve ne kadar değerli olduklarını anlatıyormuş.
Dersin bitiminde cocuklara sormuş:
-"Kim hangi madene sahip olmak ister cocuklar?"
Once David cevap vermiş: "Platin, oğretmenim. Onunla kendime bir Porsche alırdım."
Ardından Mike cevaplamiş: "Altın, oğretmenim. Altınlarımla kendime son model bir Cadillac alırdım."
En son Kucuk Joe yanıtlamış: "Silikon, oğretmenim. Ablamda iki tane var, kapının onundeki arabaları hayal bile edemezsiniz!..."

__________________