gazeteci


9 Aralık 1969 tarihinde Adana’da doğdu. Annesi Veronica Arman, babası Mehmet Kutman Arman'dır. Tarsus Amerikan Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Universitesi Basın Yayın Yuksek Okulu'na devam etti. Mezun olmadan eğitimini yarım bıraktı. Gazetecilik hayatına, 18 yaşında Nokta dergisinde başladı. Daha sonra Aktuel ve Tempo dergilerinde calıştı. 1989 yılında Cumhuriyet Gazetesi Bulent Dikmener Odulu'nu aldı. Haldun Dormen ve Betul Mardin'in oğlu Omer Dormen'le evli. Alya adında bir kızları var. Eşi ve cocuğu ile birlikte Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Dubai'de yaşıyor. Halen Hurriyet gazetesinde koşe yazarlığı yapmaktadır.

ESERLERİ:

Kimse Okumazsa Ben Okurum
Kimse Sormazsa Ben Sorarım


HAKKINDA YAZILANLAR

Teşhirci, saydam pervasız durust ve cesur
OKTAY EKŞİ
Hurportreler Hurriyet 2002 İlavesi

O'nu anlatan doğru kelime teşhircidir olmalı. Ama o olumsuz anlamlar cağrıştıracağı icin saydam demek daha uygun. Ayşe
Arman'ı Ayşe Arman yapan pervasızlığıdır. Bu durustluk ve cesaret karşısında şapka cıkartılır.

O oyle olduğu icin mi dikkati cekiyor, dikkati cekmek istediği icin mi oyle, cozebilene rastlamadık. Ama kesin olan şu:

Ayşe Arman mutlaka dikkati ceker.

Yazdıklarıyla dikkati ceker, -oyle anlaşılıyor ki- arkadaş cevresinde veya kendisini hic kimsenin tanımadığı ortamda da o dikkati ceker.

Ne yapar da dikkati ceker sorusuna yanıt vermek kolay değil. Gerci o tipik bir ‘‘controversal figure’’dur. Yani her zaman tartışılır.

Bu zaten yeter diyebilirsiniz.

Ama asıl onemli olan kişiliğinin onu tartışılır yapan cizgisidir.

Bu satırların yazarı, Ayşe Arman'ı, aynı catı altında calışan ve birbiriyle gunluk duzeyde hemen hic ilişkisi olmayan iki kişinin tanıyabileceği kadar tanıdığı icin Ayşe Arman'ı tartışılır yapan şeyin ne olduğunu doğru şekilde saptayıp soylemesi kolay değil.

Ama bu acıdan inanılmaz bir kolaylık soz konusu:

Ayşe Arman'ın yazılarını okuyan herhangi biri, onun hakkında cok şey oğrenir. Cunku o ozel yaşamıyla ilgili en gun gormemiş gercekleri bile okuyucunun onune koyar. O yuzden Ayşe Arman'ı okurken, saklısı gizlisi olmadığı izlenimi edinirsiniz.

Hatta bazen ‘‘birazını da kendine saklasa iyi eder’’ diyebileceğiniz kadar...

O'nu anlatan tek kelime nedir?

Doğru kelime teşhircidir olmalı. Ama o olumsuz anlamlar cağrıştırabilir. O nedenle saydamdır demek galiba daha uygun duşer.

Belki de onu saydam yapan aslında ozgurlugune bağlılığıdır.

Gercekten kendi ozgurluğune Ayşe Arman kadar bağlı ve saygılı bir kadın, bir yazar, bir kişi bulmak ozellikle bizim toplumumuzda imkansız denecek kadar zordur.

Yazılarından anlaşıldığına gore Ayşe Arman'ın belki tum bunlardan daha onemli tarafı, kendisine veya başkalarına karşı hicbir zaman ikiyuzluluk yapmayacak kadar durust ve ozguven sahibi bir kişi olmasıdır.

Duşunun siz... Hangi kadın -veya erkek- yazarımız (ustelik halen evli olduğunu da vurgulayarak) eski yıllarda bir akşam yemeğe cıktığı erkek arkadaşı restoranın tuvaletine gidince, icinden geleni yapmak icin onun ardından erkekler tuvaletine girdiğini, bir sure sonra dışarı cıkmaları gerekince kapı kilidinin dili duştuğu icin birlikte iceride kalarak yardım istediklerini... Ve cıkarken fevkalade utandıklarını tum acıklığıyla yazabilir.

Bunlar toplumumuzun alışmadığı kadar pervasız yazılardır. Zaten Ayşe Arman'ı Ayşe Arman yapan bu pervasızlığıdır.

Bu durustluk ve cesaret karşısında şapka cıkartılır.

Sadece ozgur ve bağımsız kişiliği Ayşe Arman'ı anlatmaya yetmez. O'nu başkalarından cok farklı kılan ozelliklerinden biri, calışkan, verimli ve titiz bir yazar olması, ayrıca akide şekeri gibi tatlı bir usluba sahip bulunmasıdır. O yuzden Ayşe Arman'ın yazdığını hic okumayabilirsiniz ama okumaya başlayınca bitirmeden bırakamazsınız. Cunku yazdıklarında kendi ic dunyasını veya gunluk gerceklerini anlatıyormuş gibi yaparken bakarsınız ki sizi de anlatıyor.

Zaten iyi yazar insanı iyi yazar, iyi gazeteci olayı iyi yazar. Ayşe Arman ikisini de iyi yaptığı icin iyi bir ‘‘gazeteci-yazar’’dır. Bu cizgileriyle Ayşe Arman gazeteciliğimizin, hem cağımızı hem de geleceğimizi temsil eden orneklerinden biridir.


HABER

Ayşe Arman'ın babası toprağa verildi
6 Ocak 2009

Hurriyet gazetesi yazarı Ayşe Arman'ın, Adana'daki evinde dun gecirdiği kalp krizi sonucu vefat eden babası Mehmet Arman'ın (67) cenazesi toprağa verildi.

Hurriyet Gazetesi yazarı Ayşe Arman'ın, kalp krizi sonucu 67 yaşında yaşamını yitiren babası Mehmet Kutman Arman, memleketi Adana'da bugun torenle toprağa verildi.

Gecen 4 Ocak'ta Adana kent merkezindeki Profesorler Sitesi’ndeki evinde yaşamını yitiren Mehmet Kutman Arman’ın Adana Asri Mezarlık'taki cenaze torenine eşi Bale Dans Merkezi sahibi Veronica Arman, cocukları Ayşe Arman, Suna Apa, Nevzat Arman, Nevzat Arman’ın nişanlısı olan ‘Hayat Bilgisi’ adlı dizinin de oyuncularından Yeliz Doğramacılar, diğer akrabaları, dostları ve Hurriyet calışanları katıldı. Mehmet Kutman Arman’ın cenazesi, mezarlıkta oğlen vakti kılınan cenaze namazının ardından, bir sure omuzlarda taşındıktan sonra aile kabristanında, babası eski Adana Milletvekili Dr. Nevzat Arman’ın mezarının yanına defnedildi.
Buyuk uzuntu yaşayan Arman ailesi, cenazenin toprağa verilmesinden sonra yine mezarlıkta taziyeleri kabul etti. Cenaze toreninde gozyaşlarına hakim olamayan Ayşe Arman’ı ablası teselli ederken, annesi Veronica Arman metanetini korumaya calıştı.

3 cocuk babası olan Mehmet Kutman Arman, universite eğitimi sırasında tanıştığı Veronica Arman ile evlenmişti. Adana eski milletvekili Dr. Nevzat Arman’ın oğlu olan Mehmet Kutman Arman, Adana'da ciftcilik yapıyordu.
__________________