Ben 1989 yılında İngiltere de part time calışırken birgun şikayet uzerine polis baskını oldu.Beni oğrenci vizesiyle izinsiz calışmaktan dolayı goz altına aldılar.Halbuki vizem tastamamdı ama yeni cıkan bir kanunla calışmamam gerekiyordu.Gozaltı adı altında beni kucucuk bir odaya koydular.Bence orası hucreydi.Sadece yatacak bir yatak,kucuk bir pencere,kocaman bir demir kapı ve klozet vardı. Bir sure sonra yemek geldi ama bu yemeği yemem mumkun değildi.Cunku hepsi domuz etinden yapılmıştı.Başka bir şey istedim ama başka birşey yok dedi gardiyan.Ben domuz eti yiyemem dedim.Yemeye başlaman icin iyi bir fırsat dediler.
Ben inatla yemedim ve kapıyı surekli tekmeledim.Sonunda ne istiyorsun dedi gardiyan.Su sadece su dedim.Gardiyan bana boş bir plastik bardak uzattı.Ama bu boş dedim.Doldur ozaman dedi.İceride musluk yok dedim.Gardiyan baktı yuzume gulerek.Al o bardağı oradaki klozetin dibine koy,sifonu cek sonrada lıkır lıkır ic dedi.Ben şok olmuştum. Aksi gibi cokta susamıştım..ama bu su pis olur dedim.
Gardiyan sinsice gulumsedi ve ''o senin pis dediğin klozetteki su,senin ulkendeki ceşmeden akan sudan daha temizdir'' dedi..
Bu olay bende inanılmaz bir şok etkisi yaptı..birsure sonra beni hucrede yarı baygın bulmuşlar..ac susuz ve moralsiz.Akabinde sınır dışı edildim.Sucum neydi biliyormusunuz?Calışmak,sadece alın teriyle calışmak.Ama tabiki izinsiz.

__________________