Bir de buyuklerin ezberciliğe dayanan eğitiminde, bir yığın ismi belleğine yazıp, sorulduğunda tekrarlamanın bilgi işareti sayılmasındaki komikliğe bakın:

Dunya bilgi şampiyonasında, bir aday finale kalmış. Spiker uc soru daha soracak, onları da bilirse şampiyon secilecek. Salonda cıt yok. Heyecan herkeste son haddinde. Spiker sorulardan birini soruyor:

-Kartaca hukumdarı Anibal, bildiğiniz gibi filin ustunde savaşırdı. Onun bindiği filin bakıcısının ismi nedir?

-Anifilbacus..

-�Bravo, bildiniz!� diyor spiker. Salon alkıştan cınlıyor. Derken ikinci soruyu soruyor spiker:

-Napolyon�un Waterlo savaşından once kaldığı otelin sahibinin ismi nedir?

-Mosyo Piere Vincent..

-�Bravo doğrusu, bunu da bildiniz� diyor spiker. Salon inliyor alkıştan. Nihayet son soruyu soruyor spiker:

-Firavun Keops zamanında yapılan piramitte calışan işcilerin ustabaşısının ismi nedir?

Herkeste kıpırdanmalar.. İnsaf artık, bu kadarı da olmaz sesleri. Saniyeler ilerliyor.. On saniye.. Beş saniye.. Uc saniye.. Aday işaret verip, kronometreyi durduruyor. �İyice emin olmak icin bir şey sormak istiyorum� diyor ve devam ediyor �Gunduz vardiyasını mı soruyorsunuz, yoksa gece vardiyasını mı?!�