UC AŞAMADA SABIR TUKENMESİ

Kendi annemden bilirim, bazı anneler yaramazlık yaptığınızda size haklar verirler, olabildiğince sabırlarını zorlarlar. Bu genellikle uc aşamalıdır. İlki basit bir uyarıdır; “Yapma cocuğum.” Dikkate almasanız da olur ama ilk canınız gitmiştir. İkinci yaklaşım “İnna Sabirin” sozudur ki; trafikteki sarı ışık gibidir, dikkatli olmayı gerektirir. Ucuncu kademe “Lahavlevela..” ile başlar ve eğer zeki bir cocuksanız hemen ardından dayağın gumbur gumbur geldiğini bilirsiniz.

ANNE DEME BANA!!!

Cocuğun biraz daha palazlandığı ve artık dovulmediği zamanlarda, evlat anneyi kızdırmaya tam gaz devam etmektedir. Bunun akabinde ve detayında girişilen gonul alma cabalarında, evladın bir kedi miyavlamasını andıran “anniiiiciğimmm!!!” ‘ini, “Anne deme bana, Anne deme bana”! repliği izler. Bu durum annenin ruhunda cocuğunu inkar halidir ve neyse ki cok kısa surer. Bu durumda yapılması gereken bir sure ortalıkta gorunmemektir.

KİM KİMİ DOĞURDU?

Genc, annesine ne yapması gerektiğini soylediğinde kanı beynine sıcrayan annelerden “Sen mi beni doğurdun, ben mi seni doğurdum” şeklinde bir soru gelmesi pek muhtemeldir. Aslında bu bir soru değil, bir hatırlatmadır. Cocuğun annesine muhtac olduğu, onu uykusuz bıraktığı gunleri hatırlaması acısından yararlıdır da kanımca.

SENİN DE SENİN GİBİ EVLADIN OLSUN

Cocuğu yirmili yaşlara gelen annelerin sozleri artık yakın gelecekle ilgili beddua mı yoksa temenni mi tam olarak ayırt edilemeyen tarzdadır. Evladının kendisine cevap vermesi ya da istemediği bir şeyi yapması (mesela eve gec gelmesi) durumunda yine hemen hepimizin duymuş olduğu şu veciz soz gelir: “Allah sana kendin gibi evlat versin” bu sozun bircok versiyonu mevcuttur. Mesela anne cok kızgınsa “Allah sana kendin gibi dort evlat versin” ya da “Yarın bir gun duş bir eli maşalıya da gor gununu” şeklinde kendini gosterebilir.

FATİHLER DOĞURACAK YAŞTASIN

En sevdiğim anne tiplerinden biri de “Tarihsel anneler”dir. Bu tur anneler, “Fatih Sultan Mehmet senin yaşındayken İstanbul’u fethetti sen daha oyunda oynaştasın” ya da “Kızım sen de Fatihler doğuracak yaştasın” gibi sozlerle cocuklarının hem tarihi şuurunu dinamik tutarlar hem de motive edicidirler.

İMAMI SABAH NAMAZINA MI KALDIRACAKSIN?

Annelerin hepsi ağız birliği etmişcesine olaylar karşısında aynı tepkileri verirler: Yere oturan cocuğa “yere oturma cocuğun olmaz”, oğlunu maca uğurlarken “tezahurat yaparken bağırma boğazların şişer”, yemek yemeyen cocuğuna “yemeye yemeye belin kedi boğazı kadar kaldı”, evden her dışarı cıkışında -ki aylardan Ağustos olsa bile- “İcine atlet giydin mi?”, aradığını bulamayıp soran cocuğuna “Nereye koyduysan ordadır”, gece gec yatan cocuğuna “İmamı sabah namazına kaldırıp mı yatacaksın?”… Ornekleri coğaltmak mumkun.

Annelerimizden mutlaka duyduğumuz ya da muhtemelen duyacağımız sozlere gelecek ay da devam edeceğiz, bu ayki manimizi de bir annenin ağzından duyalım. Sağlıcakla kalınız…

Ana olmak kolay sanma,
Kırkı cıkana kadar uyumadım.
Boyumca doğurdum da,
Huyumca doğuramadım






Semerkandaile