ingilizce hastane diyalogları ingilizce hayvan diyalogları arkadaş parti komik arkadaş
Yaşanmış komik olaylar ben okurken kendimden gectim ve hala guluyorum arkadaşlar sizde cok beğeneceksiniz.

Yaşayanların ağzından..

Paramı almak icin Fatih SSK'ya gittim. Klasik bir şekilde eksik evrakları parti parti Soyledikleri icin 3 gun uğraştım ve buyuk gun geldi. Param hesaplanıyor. Bankodayım, sorular geldi.
—Hastanede yattın mı?
—Herhalde abi, dedim, henuz evlerde kalp ameliyatı yapamıyorlarmış.
Hic yorum yapmadı ve 2. soruya gecti.
—Cıktın mı peki?
Ve ben dumur oldum...
—Hayır, hala akşamları işten sonra yatmaya hastaneye gidiyorum dedim


Ve kafamı duvarlara vurduracak soru geldi. Espri bile anlamaktan aciz bu adam bir soru daha sordu:
—İstanbul’da kimsen yok mu yaw. Niye hastanede kalıyorsun ki hala?





Gecen gun akşam vakti dolmuşta gidiyorum, arkadan teyzenin biri bağırdı:
—Evladım şu sarı kamyonetin yanında indiriver.
Dolmuş şoforu dumur olmuş bir vaziyette:
—İyi de teyze, o kamyonet hareket halinde, nerde duracağını nerden bileyim...


Gecen sene Hava Harb Okulunun Sınavı'na gitmek icin Bursa Terminali'nde otobusumu bekliyordum. Bu arada ilginc bir olaya tanık oldum. Adamın teki karısını İstanbul’a yollamak icin bir otobus firmasından bilet almıştı. Fakat otobus firması ona ayırdığı bileti başkasına satmış. Adamda bu sinirle gişede gorevli olan memura şu şekilde bağırıyordu:
“Karımı ya seve seve ya .... .... gotureceksiniz İstanbulaaaaaa... ”

Şimdi arkadaşımla Taksim'de takılıyoruz. Bir adam ağlayan cocuğunu susturmaya calışıyor. Yanında da bir polis var. Sonra adam cocuğa dedi ki:
"Sus yoksa seni polise veririm."
Yandaki polis de bir dellendi:
"Lan geri zekÂlı, biz adam mı yiyoruz da bize veriyon cocuğu?

Bu komik olayı arkadaşım anlattı. Arkadaşım, okulun İngilizce hazırlık bolumunde gereken "More Reading Power" adlı kitabı almak icin okulun yakınına tezgah acan kitapcıya gitmiş. Kitapcıya kitabın ismini soylediğinde adam ona uzerinde yalnızca "Reading Power" yazan mor renkli bir kitap uzatmış. Arkadaş doğal olarak kitabın o kitap olmadığını, "More Reading Power" adlı kitabı istediğini yinelemiş.
Adam ise şu cevabı vermiş:
—Kardeşim bu mor ya işte. Alacaksan al şunu, almıyorsan tezgÂhın onunu kapama!





Bir gun bole 3–4 arkadaş Ankara'da Ankara Metrosu istasyonundayız. Bekliyoruz treni. Tam da okulların cıkış saati filan, etraf hınca hınc dolu. Neyse 2–3 dk. sonra tren geldi. Herkes hucum etti, biz baktık "tren cok doldu bir sonrakine binelim" dedik ve gittik oradaki banklardan birine oturduk. Daha tren gitmemiş bir ding-dang ve anons.
"İstasyonlarımızda gereksiz bekleme yapmak yasaktır."
Biz sallamadık, nolcak filan derken bir ding-dang daha ve ikinci anons : "Hişt gencler size soyluyorum binin lan trene!



İşhanımızın kapıcısı İsmet Abiye bir gun laf olsun diye
“İsmet Abi binada dinozor gormuşler. İlaclamazsan coğalırlar, hastalık yaparlar" dedim. O da,
"Ula dinozor ne ki?" diye sordu.
Yemi yuttuğunu gorunce sıraladım:
"Kucuk, fare gibi bir hayvan, cabuk urer." Bir sure detaylı attım. Hepsine inandı. Yarım saat sonra:
"İsmet Abi, sana şaka yaptım, dinozor filan yok burada," dedim.
Cevabı yuzunden iki dakika kendime gelemedim:
"Ben biliyordum zaten. Hayvanat bahcesinde hic mi dinozor gormedim sanki!”



Bir arkadaşım kucuk bir firmanın otobusune biniyor. Otobus hareket ettikten kısa sure sonra şofor mikrofonu eline alıyor ve şunları soyluyor:
"Hostes bacımız iki gundur uyumuyor. Muavin de amcasının cenazesinden geldi.
Bugunluk su filan icmeyin. Elleşmeyin gariplere

alıntı