Şu Olumlu Dunya!


Erkek karısını yanağından opmek ister... Kadın yuzune botoks yaptırmıştır... O yuzden yanakları elma gibi durmaktadır... Erkek dudağını karısının yanağına değdirince cildin altında kalan botoks zararlısı, gorduğu baskı ile yuzun diğer yerlerine dağılır... Kadının alnında bombe yapar..

İşte erkek o zaman olur...

Erkek mac seyretmek ister... Karısı bu tercihine bir sure dayanır... Sesini cıkarmaz... Erkek de 'Ne anlayışlı karım var' diye icten ice sevinir...
Nihayet sıra Fenerbahce-Galatasaray macına gelir... Kadının o gun 'Ben filanca diziyi seyredeceğim... Bir hafta da sen mac seyretmeyi ver...' diyeceği tutar...

İşte erkek o zaman olur..

Banyoda şok!
Erkek karısının her şeyine hayrandır... ozellikle de cildine... Bir gun banyoya girer... Her zaman kullandığı traş bıcağında bırakılmış tuyleri gorur...

Karısının ağda yapmak yerine işin kolayına kactığını duşunur ama ses etmez...

Nihayet gunu gelir... Erkek banyonun kapısını 'Cat! ' diye aniden acar... Karısını sakal traşı olurken yakalar...

İşte erkek o zaman olur...


Erkek bir bankada memur olarak calışmaktadır... Nişanlısını ilişkilerini kullanarak bankaya memur olarak aldırmayı başarır...

Artık cift maaşlı olduklarından evlenebilirler...

Gunlerden bir gun banka muduru karısını odasına cağırır... Erkek ve diğer memurlar bu davetin sebebini merak etmektedir...

Kadın bir sure sonra mudur beyin odasından cıkar ve neş'e icinde eşinin yanına gelip mujdeyi verir:

'Beni tebrik et, şef oldum...'

İşte erkek o zaman olur...

Kız evini, yaklaşan nikÂh saatinin heyecanı sarmıştır... Erkek de kız evindedir... Dunyalar guzeli nişanlısı gelin başı yaptırmak icin mahalle kuaforune gitmiştir...

Erkek, kuaforden gelecek olan gelini alacak nikÂh salonuna goturecektir...

Her dakikası bir saat gibi gelen uzun bir bekleyişten sonra gelin, kankaları olan kız arkadaşları ile birlikte eve gelir...

Erkek, nişanlısı yerine Hollywood imalatı bir uzay yaratığı ile karşılaşır...

Kuafor sacları kabartıp tepeye toplamış, kızın normal ebatlardaki kafasından Diyarbakır karpuzu iriliğinde 'hidrosefal' bir kelle cıkarmıştır...

Ustune ustluk doğadaki butun renkleri, kimya ilminin yardımıyla kızın yuzunde denemiştir...

Şoka giren erkek işte o zaman olur...


Bu nasıl secim? ..
Kızla, entel erkek birbirlerini sevmişlerdir... Erkek 'işte eşim olacak kadın...' diye duşunmektedir...

Buluşmalarından birinde kız konuşmaya başlar...

'Yemek konusunda Fransız mutfağını, renklerden limon kufunu, ciceklerden menekşeyi, Resimde Bedri Baykam'ı, mimaride minimal tarzı, sinemada Fransız filmlerini sevdiğini...' soyler ve ekler...

'Tabii bir de Kucuk Emrah'ı...'

İşte entel erkek o zaman olur...


Erkek sıkı bir kitap okuru, kadın ise iyi bir dinleyicidir... Erkek, sık sık karısına okuduğu kitapları anlatmaktadır... Kadın her seferinde onu hic konuşmadan, sozlerini bolmeden ilgiyle dinler... Erkek, sevgili karısı ile bir şeyleri paylaşmış olmaktan dolayı mutludur...

Erkek bir gun yine coşar, Picasso'nun hayatından başlayıp lafı kubizime getirir... Kadın 'kubizm' sozcuğunu duyar duymaz heyecanlanır ve ilk kez eşinin lafını keser:

'Bizim de kupumuz vardı... Anneannem icinde turşu kurardı...'

İşte erkek o zaman olur...


Erkek sporcudur eşi ise hamur işlerine dadanmış bir lapacı... Erkek adaleli vucudu ile ne kadar gurur duyuyorsa eşinin hantal yapısına da o kadar icerlemektedir...

Karısını sık sık karşısına alır... Sporun yararından soz eder, onu ozendirmeye calışır... Kadın cevap vermez... Sonunda erkeğin soylenmesinden usanıp masanın başına gecer... Dirseğini masaya dayayıp elini alın hizasında tutar...

Bu 'var mısın bilek gureşine? ' dayatmasıdır... Erkek kendine guvenle pozisyonunu alır... Karısının bileğini kavrar ve yuklenir... Ancak butun cabasına rağmen karısı onun bileğini masaya yapıştırır...

İşte erkek o zaman olur...

İcimdeki kadın..
Kadın utangac mı utangac, sessiz mi sessiz, başı yerden kalkmayan silik bir tiptir... Erkek onun bu haline itiraz etse bile icten ice memnuniyet duymaktadır...

Cunku kapı zili duyunca oynayacak kadar fıngırdak olmayan, kolayca kontrol edebileceği bir eşi vardır... Bir gun birlikte akraba duğunune giderler...

Kadın, eşin dostun ısrarı ile piste cıkar... İsteksiz isteksiz ellerini acıp parmaklarını usulen şıkırdatır... Bir an kendisini keyifle seyreden kocası ile goz goze gelir...

O anda kadın zaptedilmez olur... Pistte oynayan sanki o silik kadın değil bir Tanyeli, bir Asena'dır...

İşte erkek o zaman olur...


Erkek, karısının gururlu halinden, kimseye odun vermeyen kişiliğinden memnundur... Hatta sık sık bununla ovunmektedir...

Kadın bir gun Mehmet Ali Erbil'in yonettiği bir bilgi yarışması programına katılır... Mehmet Ali 'Turkiye'nin kalbi o şehirde atar... Ulu onder orada yatar... Turkiye oradan idare edilir... Bize bu şehrimizin adını soyleyin...' der...

Ortada odul olarak bir elektrikli supurge vardır... Kadının yalvaran sesini televizyondan butun Turkiye duyar...

'N'olur Memedali Bey, biraz yardım edin...'

İşte erkek o zaman olur...



Bunlar detaydır...

Erkeğin asıl olumu nikÂh masasındadır... Kadın 'Evet' der... İşte erkek o zaman olur... Erkek yine de olmeden once son sozunu nikÂh memuruna soyler... 'Evet' der...

O andan itibaren kadının yeni hayatı başlar...