
Eski Roma'nın unlu generallerinden birinin eşi dunya guzeli bir kadınmış. Kulturu, neşesi, ev sahibeliği uslubuyla benzeri guc bulunur bir "şahane kadın" Boşanacakları haberi cıkmış, butun Roma bu haberle calkalanıyor.
Yakın arkadaşları bir cesaret konuyu acmışlar:
- Eşin Roma'nın en guzel, en beğenilen, gıpta edilen kadını, diye başlamışlar; lafı birbirinin ağzından alarak dakikalarca ovdukten sonra, sozu şu suale getirmişler. Nasıl olur da ondan ayrılmayı duşunebilirsin?
General bacağını uzatarak:
- Cizmemi beğendiniz mi once onu soyleyin bana, demiş.
- Cok guzel!
- Tay derisinden yapılmıştır. Sicilya'nın en marifetli cizmecisi tarafından, kendi eliyle, benim icin yapılmıştır. Bir benzerini butun Roma'da bulamazsınız.
- Belli, demiş arkadaşları. Benzersiz derken de haklısın. Ama bunun, bizim sualimizle ne alakası var?
Arkadaşlarının merakını iki kelimeyle gidermiş general:
- Ayağımı sıkıyor.
