Merakınızı yenmek icin olmeyi goze alabilir misiniz?

Kara Delik terimi ilk defa Princeton fizikcilerinden John Wheeler tarafından 1968'de yayımladığı "Evrenimiz, bilinenler ve bilinmeyenler" isimli makalede kullanılmıştır. Kara delikler cok ağır olduklarından, cok buyuk cekimsel alana da sahiptirler. Cekimsel kuvvet oyle buyuktur ki, ışık dahil hicbir şey kara delikten kacamaz.

Kutleleri buyuk olan yıldızlar, termonukleer evrimlerinin sonlarına doğru kırmızı veya mavi super devler haline gelir. Nukleer yakıtları tukendiğinde, supernovalar halinde patlarlar. Patlamaların kalıntısı bir notron yıldızı (pulsar) olabilir veya supernova cekirdeğinin kutlesi Guneş kutlesinin yaklaşık uc katına ulaşıyorsa, bir kara delik olabilir. Kutlesi kucuk olan yıldızlar ise bir gezegen bulutsusu oluşturarak gomleklerinin bir bolumunu yitirir. Bunlar, Dunya'nın boyutlarına yakın boyutlarda beyaz cuceler olarak evrimlerini tamamlarlar.

Kara deliklerin dinamiğini ve iclerindeki herşeyin dışarı cıkmasını nasıl engelleyebildiklerini anlayabilmek icin Genel Gorelelik kavramını anlamak gerekir. Genel gorelelik (izafiyet) kuramının belirttiği maddenin kutlesiyle cevresindeki uzay-zamanın yapısını değişikliğe uğratmasıdır. Bu varsayım, hicbir şeyin hatta ışığın bile, buyuk kutleli bir gokcisiminin yakınında, duz cizgi halinde yer değiştiremeyeceği anlamına gelir.

Ebediyete kadar icinde kalma riskine girmeden, bir kara deliğin ne kadar yakınına yaklaşılabilinir? Bu cisimlerde geriye donuşu olmayan noktaya olay ufku (event horizon) denir. Bu, kara delikle aynı merkezli kuresel bir zarf olup, bu zarfın yarıcapına Schwarzchild yarıcapı denir.

Eğer bir kere olay ufku icine girilirse, geri donuş yoktur. Uzay-zaman tekilliğinin yer aldığı olu delik merkezine doğru cekilebilecektir. Saniyenin kucuk bir kesri icinde oradaki sonsuz buyuk cekimsel kuvvet tarafından toz haline getirilecektir.

Bir kara deliğin yakın cevresindeki uzay yollarını bozduğu goruldu. Einstein hukmune gore, uzay zaman birbirine karışmış olduğundan boyle cisimlerin yakınında zamanın da sapmaya uğrayacağı sonucu ortaya cıkar. Bu nedenle bazı araştırmacılar kara deliklerin zaman makinesi gibi kullanılabileceğini ileri surmektedirler.



Bir astronot kara deliğe doğru yola cıkmadan once uzaygemisine buyuk bir saat yerleştirilirse, dışarıdaki bir gozlemci, gemi cokmuş yıldızın yakınına yaklaştıkca, saatin gittikce yavaşladığını fark edecektir. Aynı şekilde, gittikce yavaş hareket ediyor gibi, olay ufkunun sınırına asla erişemeyecek gibi gozukecektir. Sonunda şaşırtıcı bir durum meydana gelip, zaman durmuş gibi olacaktır.

Astronotun bakış acısına gore ise, gemideki saat her zamanki hızı ile tik taklarını surdurecektir. Boylece astronot, karanlık cehennemin icine hızla dalmasını geciktirecek bir şansa sahip olmayacaktır. Hatta olay ufkunun icinden gectiği anı bile farketmeyecektir. Fakat ne yazık ki bu noktadan itibaren kara deliğin icine saplanmış olacaktır. Gemi aşağı doğru inerken pencereden dışarı bakan astronotherşeyin hızının arttığını gorecektir. Butun gelecek oykusu gozunun onunden bir anda akıp gececektir. Fakat astronotun evrenin geri kalanı ile iletişimi kesilmiştir ve kendisini mutlak olum beklemektedir.

>> İşte tuyler urpertici soru:

>> Yok olacağınızı bile bile bir kara deliğin icine girip evrenin geleceğini seyretmek ister miydiniz?
ne kadar ilginc olurdu değil mi?
mesaj filminde Judi Foster denemişti.
bir fizikci olarak ben denemek isterdim.
ya siz...
yorumlarınızı bekliyorum...


teknik bilgiler alıntıdır
__________________