Misafirlikle İlgili Atasozleri Misafirlik Atasozleri ve Anlamları
Misafirlik ozellikle İslam dininde son derece onemli bir kavramdır. Misafirin onemi İslami fıkıh kitaplarında ve hadislerde bolca konu olmuştur. Bu hususta islami ve atasozu olarak eklenecek ne kadar bildiğimiz net uzerindeki araştırmalarımızda sozler var ise ekliyoruz.
Bu gun sizlere, misafirlerimizin ricası uzerine misafir ile ilgili hadisler sunmuştuk. Şimdi ise yine bir misafirimizin ricası uzerine misafirlikle ile ilgili atasozleri sunuyor ve misafir atasozleri ve anlamları ile sizleri başbaşa bırakıyoruz Melek'ler.





Misafirlik uc gundur.
Uzun suren misafirlikler sıkıcı olur. En uygun misafirlik suresi uc gundur.
Tok ağırlaması guc olur.
Gelen misafirin karnı tok ise, ona kolay kolay bir şey beğendiremezsin.

Misafir on kısmetle gelir, birini yer, dokuzunu bırakır Misafir kısmeti ile gelir; onun yediği, ictiği ev sahibine yuk olmaz.
Akılsız misafir ev sahibini ağırlar.
Abdal kişiler, gittikleri yerde ev sahibinin yapması gerek işlere el atarlar.
Sofrada elini, mecliste dilini kısa tut.
Yemek yerken başkasının onune uzanma, toplulukta da fazla konuşma.
Cağrılan yere erinme, cağrılmayan yere gorunme.
Cağrılan yere gitmek sunnettir.
DÂvetsiz gelen, mindersiz oturur.
Cağrılmadınsa sana yuz vermezler.


Dağdan gelir, bağdakini kovar. Bazı kişiler misafir gittikleri yerde orasını kendi mulku imiş gibi davranır.
Gelmek iradet, gitmek icazet iledir.
Gelmek insanın kendi elindedir, ancak, ayrılırken izin istemek zorundadır.
MUSLUMANLAR MİSAFİR AĞIRLAMAYI İBADET GİBİ GORUR




Muslumanlar misafir ağırlamayı ibadet gibi gorup değerlendirdiği icin bu guzel hasleti îf ederken ihlÂsla davranmaya calışır ve ihsÂn sırrını gozetirler. Bu vesileyle misafiri nimet ve ganimet olarak gorurler. Elbette her nimetin bir kulfeti vardır. Misafirin bazı zahmetleri olabilir. Onun sıkıntılarına yuksunmeden katlanmalı, misafire lutufla, guler yuzle, yumuşaklıkla ve hoşca hizmet etmelidir. HÂnelere hep misafir istenmelidir. “Misafir girmeyen eve melek girmez.” denilmiştir.
Yine buyukler; “Misafirle yenilen yemekten sorgu-suÂl olmaz.” derler.
İmÂm-ı GazÂlî Hazretleri de; “Kişi, dostlarla yediği yemekten hesÂba cekilmez.” buyurur.
Bir karşılık beklemeden misafire yapılan ikrÂmın ecri ve sevabı, şuphesiz dunyada da Âhirette de kişinin karşısına cıkar. MeselÂ, misafirin ev sahibine yaptığı duÂ, hÂne sahibine buyuk bir nimettir. Misafirine hizmet edene sevaplar vardır. Hazret-i İbrahim -aleyhisselÂm-, Rasûlullah -sallÂllÂhu aleyhi ve sellem- ile Efendimizin guzîde sahÂbîleri hep misafirlerine bizzat ikram ve hizmet etmeye calışmışlardır.
Cimrilik duygusuyla misafir ağırlamaktan kacınmamak gerekir. Zira misafir, kendi rızkıyla gelir. Unutulmamalıdır ki, misafir, eve bereket getirir. Atalarımız;“Misafir on kısmetle gelir. Birini yer, dokuzunu bırakır.” demişlerdir.
Hadîs-i şerîfte buyrulduğu uzere:
“Misafir rızkını getirir ve (evdeki) topluluğun gunahını (bağışlatıp) goturur.” (Feyzu’l-Kadîr, IV, s: 261)
Misafire ikram etmek ve onu en hÂlisÂne şekilde ağırlamak gerekir. Yedirilecek şeyleri bolca yapmalı, misafiri Hakk’ın kendisine aziz bir emÂneti bilmelidir.
TaberÂnî’de, “Sofra misafirin onunde olduğu muddetce, melekler ev sahibi icin istiğfar ederler.”diye gecer.
Misafiri darıltmamalı, ona hoşca, muhabbetle muÂmele etmelidir. Misafiri gucendiren Rabbini gucendirmiş olur. Misafiri guzel sozlerle uğurlamalı, duÂsını ganimet bilmelidir.

RESİMLİ MİSAFİR SOZLERİ

Resim olarak arayanlar icin misafirin onemili belirten yazıları da eklemek istiyorum. Dileyenler bu resimler uzerindeki yazıları da kullanabilirler.