Meleklerim hoşuma gitti sizlerinde okumasını istedim.



Birisi istemediğimiz bir şekilde bir şey yapıyor veya yapmak uzereyse ve bunu kabul edemezsek, kızarız.
HÂlbuki birisi istemediğimiz bir şekilde bir şey yapıyor veya yapmak uzereyse ve bunu kabul edebilirsek, toleranslı oluruz.
Birisi bizde olmayan bir şeye sahipse veya birisi bizim elde edemediğimiz sonucları ortaya cıkarabiliyorsa ve biz bunu kabul edemezsek, kıskanırız.
Birisi bizde olmayan bir şeye sahipse veya birisi bizim elde edemediğimiz sonucları ortaya cıkarabiliyorsa ve biz bunu kabul edebilirsek, ilham alırız.
Birisi duşuncelerimizdeyse ve fakat fiziksel olarak yanımızda değilse ve bunu kabul edemiyorsak "seni ozluyorum" deriz.
Birisi duşuncelerimizdeyse ve fakat fiziksel olarak yanımızda değilse ve bunu kabul edebiliyorsak "seni duşunuyorum" deriz.

Duygusal denklem oldukca basittir:
Bir şey + kabul = pozitif duygu
Bir şey + filtrelenmemesi (kabulsuzluk) = negatif duygu

Dolayısı ile kendimizi pozitif veya negatif hissetmemize neden olan "bir şey" veya "birisi" değildir. O bir şey veya birisini kabul etmemiz veya kabul etmeyişimizdir.

Dunya değil ama dunyaya verdiğimiz tepkidir (kabul veya kabulsuzluk) duygularımızın kalitesini tespit eden.
Bir dahaki sefere negatif bir duygu ile rahatsızlık hissettiğimizde kimin veya neyin bizi rahatsız ettiğini sormak yerine, kime veya neye gosterdiğimiz direncin
(kabul edememe) icimizdeki rahatsızlığa neden olduğunu araştıracağız. Direncin yerine kabulu koyacağız ve negatif duygu pozitif bir duyguya donuşecek.

DUYGULARIN İDARESİ, BİR ŞEYİ VEYA BİRİSİNİ SUCLAMAKTAN VAZGECİP, HAYATA "KABULLE" YANIT VERME SORUMLULUĞUNU ALMAYA BAŞLAMAKLA OLUR..