Her yıl forumda konusunu actığım meşhur isyanlardan biridir. Hicbir zaman bu sisteme ve sistemin getirilerine ısınamadım. Cunku yok, olay tamamen manevi somuru. Mesela hala 8 saat sert ahşapta kambur oturmaya alışamadım, neden az uyumamız gerektiğine alışamadım. Her sene hocaların tatavasını cekmeye alışamadım. Sınıf ortamındaki şişirme esprilere alışamadım. Booomboş derslere alışamadım. (dersi sevmeyi bilmiyorum cunku onlarcasını oğreniyorum, en azından birini secip uzerinden ilerleyemek daha mantıklı) hangi mantıkla gereksiz derslerin bizi mesleğimize ulaştıracağına ve sınav sisteminin carklarına alışamadım. Kurulan bu gereksiz baskıya alışamadım. Hocaların anlattığından daha fazlasını oğrenmemiz gerektiğine alışamadım. Ucube sistemin duşuk butceli kitapları sunup yayınevlerine teşvik ve soru calınması soygunculuğuna (!) alışamadım. İleride kazanmak koşuluyla kazanacağımız ufacık paranın karşılığında ailenin neden bu kadar para doktuğune alışamadım. Ailelerin ders konusunda neden bu kadar baskı yaptığına alışamadım. Okulun zorunlu olması gerektiğine alışamadım. Okulda her cıkarın tamamen para ve sosyaliteye bağlı olduğunu ve sistemin buna yonlendirmesine alışamıyorum. Ve daha nice yaşadığım yabancılıklarım.

Eskiden pek idrak edemiyordum bu yabancılığımı ama yine de beni derslerden alıkoyan bir şey vardı. Buna rağmen yuksek notlar alabiliyordum. Lise hayatım boyunca ilişkilerden daha one tuttum bu hayat sorgulamamı. Aynı oranda notlarıma da yansıdı. Aslında bir şeylerin uzerine gitmeyi ve tecrube edinmeye bayılırım. Yazları boş duran konfor alanı olsun iş olsun guc olsun yine de ben buyum diyebiliyordum ancak durust olmam gerekirse ne zaman okulda sezon atlasam kimlik bunalımı yaşıyorum. Ergenlikle alakası yok cunku her gun sıkıldıktan sonra başlayan bir sancı bu. Hayır sosyallikte de alakası yok cunku sosyalliğin maddi bir getirisi zaten yok.

Okuldan herhangi bir maddiyet beklentim mi var diye duşunmuyor da değilim.

Oylesine icimi doktuğum bir yazı idi. Aranızda benim gibi duşunen var mı?
İyi sosyaller.