Temel birgun sokaktan gecerken 2 kisi gorur. Biri ingiliz ve biride amerikali. Ingiliz parmaklarini kulagina koyar ve konusmaya baslar. Ona
- neyapiyorsun diye sorarlar ve oda derki.
-Benim elimde bir alici ve birde verici var boylece telefonda konusabiliyorum.
Amerikali ise hic birsey yapmadan konusmaya baslar.
-Ne yapiyorsun sen diye sorarlar.
-Benim kulagimda ve dislerimde alici ve verici var der. En sonunda bizim Temel bunları gordukten sonra şaşırır ve ne yapacağını bilemez. En sonunda
..zaaaart diye ossuruverir.
-Sen ne yapiyorsun derler, ve Temel cevap verir.
-Turkiye'ye faks cekiyorum der.
----------------------------------------------------------------------------
Temel ve Dursun, kumsalda gezerken, bir de bakmışlar onlerinde Alaeddin’in Sihirli Lambası duruyor.. Almışlar ellerine lambayı soyle bir dokunup okşamışlar. Fiiiiiiisssssssss… Cin dışarıda. Cin, bir Temel’e bakmış, bir Dursun’a. İki laz.. Sonra dile gelmis:
- Kusura bakmayın ben sizinle uğraşamam.. Alin size ucer yumurta, her kirdiginiz yumurta icin bir dilek tutun. İstekleriniz yerine gelsin…Cin ucup gitmiş lambasına, Temel ile Dursun ellerinde yumurtalarla ayrilmislar
kumsaldan. Aradan yillar gecmis. Bu olaydan cok zaman sonra iki eski dost
karsılaşmışlar. bir gun. Temel, Dursun’a sormuş:
- Ula Tursin, ne ettun yimirtalari?
- Valla, demis Temel, ilkini kirdim, cok para istedum, hic bitmeyen bir param var..
- Eeee! Ikincisu…
- Onu da kirdim, cok guzel bir hatun istedum. Simdi dunyalar guzeli bir karim var..
- Ya ucuncusunu neettun?
- Onu da kirdum, saglik istedum.. Hic hastalanmadan yasayip cideyrum.. --- Peki sen ne ettun yimirtalari?
Temel huzunle basini sallamis,
- Sorma sorma demis, senden ayrildim eve celdum, tam esikten gireyiken ayagum takildi, yumurtanin biri yere dusti kirildi… Ben de, ‘hassittir be’
dedum.. Demez olaydum,evin ici ‘cuk’ doldi..
- Eeee! Sonra? demis Dursun,
- Bir ev dolusu cukle ne yapayim, dedim, kirdim ikincuyu, butun cuk’leri geri goturmesini istedum.
- Yaaa! Peki sonunciyi ne ettun?
- Ne edecegum? Kirdim sonuncuyu da, hacan benimkini geri getir, dedum da…
--------------------------------------------------------------------------

Temel derede yıkanırken, koyun cocukları hınzırlık yapıp dere
kenarında bıraktığı elbiselerini alıp kacmışlar. Dereden cıkan Temel elbiselerini bulamayınca utancından elleriyle onunu kapayarak eve doğru koşmaya başlamış. Uzaktan cırılcıplak, koşarak geldiğini goren babası
seslenmiş:
"Ula Temel, ula benim salak uşağım, yuzunu kapasana, oni kim
tanıyacak!!!"
--------------------------------------------------------------------------
Temel İstanbul boğazında tekneyle turist gezdiriyormuş. Bir gun bir Amerikalıyı almış, başlamışlar tura. Adam bir saray gorup sormus:
- Bu ne kadar zamanda yapıldı?
Temel:
- 10 yılda
demiş.
Adam:
- Yazık, bizde olsa 5 yılda biterdi.
Derken bir cami gorup sormus:
- Bu ne kadar zamanda yapıldı?
Temel:
- 5 yılda
demiş.
Adam tekrar:
- Yazık, bizde olsa 2 yılda biterdi
demiş.
Temel sinirlenmeye başlamış. Bir tarihi yapı daha gormuşler, turist tekrar sormus, Temel:
- 2 yılda
demiş.
Adam:
- Vah vah! bizde olsa 1 yılda biterdi
demiş. Derken tam o sırada Boğaz Koprusu`nun altına gelmişler. Amerikalı kopruyu gostererek tekrar sormus:
- Peki bu ne kadar zamanda yapıldı?.
İyice sinirlenen Temel cevabı yapıştırmış:
- Hangisi? Bu mu? Bilmem, vallaha dun burada yoktu...
__________________