Sıfırdan
Bir kadınla en cok kimin birlikte olabileceği konusunda bir yarışma yapılıyormuş, dayanırsa kadın dayanamazsa yarışmacı buyuk odulu alacakmış. Nam-ı Kemal de oradaymış. Her postadan sonra da duvara carpı atılıyormuş. Alman başlamış 1,2,3.. tıkanmış. İngiliz başlamış 3,5,7.. o da tıkanmış. Fransız 15,20.. derken o da kalmış. Bizim Nam-ı Kemal başlamış 70,80,90 derken durmak bilmiyor. Bakmış kadın iş kotu, Nam-ı Kemal'in duracağı yok, 95.yi yaparken "yok efendim b94." diye tutturmuş. Nam-ı Kemal, "Olur mu hanfendi 95 oldu, burada boşuna mı carpı atıyoruz, sayıyoruz" dese de kadın dinlemiyor, "hayır bu daha 94." diyormuş. En sonunda bizimki zıvanadan cıkmış: - "Başlarım şimdi carpına da sana da, sil hepsini sıfırdan başlıyoruz."
____________________________________
Başcavuş Albayı tutuklayacakmış
Albay, binbaşıya: -Yarın guneş tutulacak. Bu her zaman gorulen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı gorsunler. Ben de orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi vereceğim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey goremeyiz. O zaman erleri, ustu kapalı talimgaha goturursun. Binbaşı, yuzbaşıya: -Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzda guneş tutulacak. Bu her zaman gorulen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey gorulemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır. Yuzbaşı, teğmene: -Albayın emri ile yarın sabah dokuzda talim elbisesi ile guneş tutulmasının acılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek gorulen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir. Teğmen, başcavuşa: -Yarın sabah dokuzda hava guzel olursa, talim kıyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Cunku bu her zaman gorulen bir olay değildir. Bascavuş, askere: -Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim techizat ile hazır olun. Askerler kendi aralarında: -Yarın sabah bizim başcavus Albayı tutuklayacakmış.
____________________________________
Kurusun
Bir gun doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi sececeklermiş. Bir gun delilerden biri bahcede bulunan havuza duşmuş ve boğulmak uzereymiş. Delilerden biri havuza duşen arkadaşını kurtarmaya calışmış. Bunu goren doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına cağırmışlar ve "seni en akıllı seciyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını cağır da sana teşekkur etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Cunku kuruması icin onu astım!"
____________________________________________
Kaykay
Uc adam olur ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete yollamadan once sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar; "Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u goruyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun uzerine sorgu meleği, "Şuradaki Mercedes'i goruyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve ucuncu adama da sorar, "Karını hic aldattın mı?" Adam yutkunur ve şoyle der; "itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, bircoğu ile beraber oldum. Uzgunum." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u goruyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun uzerine uc adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkac hafta sonra ikinci ve ucuncu adam birlikte gezerlerken barın onunde birinci adamın Rolls-Royce'unu gorurler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sumuk oturduğunu gorurler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mukemmel ama sen niye bu haldesin?" "Bugun karımı gordum!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar guzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam icini cekerek konuşur, "Kaykay'la dolaşıyordu..."
_____________________________________
Eczacı baba
Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı cıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Cocuk kız arkadaşının evine gitmeden once bir eczaneye uğrar. Eczacıya: - "Bana prezervatif verir misiniz?", der; eczacı da ne yapacağını sorar. Cocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını soyler. Akşam yemek yemek icin masaya otururlar. Yemekten once dua edilir herkes yemeğe başlar ama cocuk hala dua ediyordur. Kız cocuğa, "ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum", der. Cocuk da kıza: - "Ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!!"
__________________
en komik fıkralar:D
Geyik0 Mesaj
●37 Görüntüleme
- ReadBull.net
- ReadBull Hakkında
- Sohbet Muhabbet
- Geyik
- en komik fıkralar:D
