Oykunun kahramanı bir genc kız. Bu genc kız, kendi annesinin cenaze
toreninde daha once kim olduğunu hic bilmediği bir genc adamla
karşılaşıyor. Bu genc adam kızın ruyalarının adamı ve kız gorur gormez
adama aşık oluyor. Aradan bir kac gun geciyor. Genc kız, kız kardeşini
olduruyor. Polis neden oldurduğunu sorduğunda, genc kız cevap veriyor?
Kızın, kız kardeşini oldurme sebebi nedir?
Aşağıdaki cevaba bakmadan cevap verin.
Cevap: Genc kız, adamın kardeşinin cenazesine geleceğini ve adamı orada
goreceğini umuyor.
Bunu doğru cevapladıysanız, polise gidip sizi hapsetmelerini
isteyin. Bu unlu bir Amerikan psikoloji testiymiş. Oldurebilme zihniyetine
sahip kişiler buna doğru cevap verirlermiş. Seri katillerin coğu bu teste
hic duşunmeden doğru cevabı vermişler. Doğru cevabı bulamadıysanız, ne iyi!
************************************************** ********
>>.>>>insanın dedesinden hikaye dinlemesi ne guzel yaawww...>>
>>
>>
>>Şapka satarak gecinen bir adamın yolu bir gun bir ormana duşmuş. Adam
>>biraz yurudukten sonra sıcaktan ve yorgunluktan bunalmış, bir ağacın
>>altına oturmuş.
>>Şapkalarla dolu sepetini de yere koymuş ve uykuya dalmış.
>>
>>Birkac saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanmış.
>>Bir de bakmış ki yanındaki sepet bomboş.Şapkalar gitmiş. Kafasını
kaldırıp
>>ağaca bakmış ki, ağacın dallarında bir suru maymun,
>>her birinin kafasında adamın şapkaları...
>>
>>adam duşunmeğe başlamış :
>>"Ben şimdi ne yapıcam, şapkaları bu maymunlardan nasıl geri alacam ?"
>>
>>Duşunceli bir şekilde kafasını kaşırken bakmış ki,
>>maymunlar da adamın taklidini yapıyorlar, kafalarını kaşıyorlar. Adam
>>ellilerini havaya kaldırmış,maymunlarda... derken adam ne yapacağını
>>bulmuş, kendi kafasındaki şapkayı cıkarıp yere atmış,
>>maymunlar da...
>>
>>Adam boylece butun şapkaları geri almış, sepetine koyup yoluna devam
>>etmiş.
>>
>>
>>Aradan 50 yıl gecmiş...
>>Artık adamın bir torunu varmış, o da dedesi gibi şapka satıcısı
olmuş.
>>Gunlerden bir gun onun da yolu aynı ormana duşmuş.
>>Hava yine cok sıcakmış ve genc adam bir ağacın altına oturmuş,
>>şapkalarla dolu sepetini yanına koymuş ve uykuya dalmış...
>>
>>Bir saat sonra uyanmış, bir de bakmış ki sepetin icinde şapkalar
yok...
>>Derken tuhaf sesler duymuş,bir de kafasını kaldırmış ki ağacın
>>ustunde bir
>>suru maymun,
>>hepsinin kafasında birer şapka.
>>
>>Duşunmuş...
>>" Dedem yıllar once bana bir hikaye anlatmıştı...ne yapacağımı cok
iyi
>>biliyorum..."
>>
>>Adam kafasını kaşımaya başlamış,
>>maymunlar da aynısını yapmışlar...
>>adam ellerini havaya kaldırmış,
>>maymunlar da..
>>ve adam gulumseyerek kendi başındaki şapkayı cıkarmış yere atmış...
>>o anda ağactaki maymunlardan biri yere inmiş,
>>adamın yere attığı şapkayı kapmış, adama da bir tokat atmış ve
>>şoyle
>>demiş:
>>
>>"Sadece senin mi deden var ******** !!!"
************************************************** ********
>> > > Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır.
>> > > Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar goruru ve karısına
>> >atmaya
>> > > karar verir.
>> > > Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese
>>gonderir.... tam
>> >bu
>> > > sırada farklı bir yerde
>> > > kadın, kocasının cenaze toreninden evine yeni donmuştur ve
>> >bilgisayarındaki
>> > > maili gorur, arkadaşlarından geldiğini duşunduğu maili
>>okuyunca
>>olduğu
>> >yere
>> > > yığılıp
>> > > kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki
>>mesajı
>>gorur.
>> > >
>> > >
>> > > Kime : Sevgili karıma
>> > > Konu : Yeni ulaştım.
>> > >
>> > > Tarh : 16 Mayıs 2004
>> > >
>> > > Benden haber aldığına şaşıracağından eminim.
>> > > Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail
>>gonderebiliyoruz.
>>Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım.
>> > > Herşey yarın senin buraya geleceğini duşunulerek hazırlanmış.
>> > > Seninle buluşmayı dort gozle bekliyorum.
>> > > Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk gecirirsin.
>> > >
>> > > Not : Burası cok sıcak.
************************************************** ********
"
Kırmızı Başlıklı Kız" masalını bir dekurdun ağzından dinleyelim :
Her gun yaptığım gibi ormanı temizlemeye cıkmıştım.
Orman benim evim,
temiz tutmak da benim gorevim. Derken bir kız beliriverdi.
Kırmızı
başlık ve peleriniyle cok şupheli bir
gorunumu vardı. Kimin aklına
gelir bu garip kıyafeti giymek. Bir kurnazlık peşindeydi
mutlaka. Bir
sure dikkatle izledim bu garip kızı. Elinde taşıdığı
uzeri ortulu
sepette kim bilir ne taşıyordu!.. Yuruyuşu bile normal
değildi.
Yanına yaklaşıp ne yaptığını sorunca bana
buyukannesinin evine
gittiğini soyledi ama gel de inan. Yine de bıraktım
peşini kendi
işime dondum. Ama aklım o kıza takıldı bir
kere... Bir gidip bakayım
doğru mu soyledikleri dedim kendi kendime; gercekten
boyle bir
buyukanne var mı? Siz olsaydınız gercekliğini
kontrol etmek istemez
miydiniz? Orman benim evim. Ben hem ev sahibiyim, hem de
diğer orman sakinlerine karşı sorumluyum.
Neyse uzatmayayım... Gittim, baktım ve gercekten bir
buyukanne
buldum. Sorduğumda "evet o kucuk kız benim torunum" dedi.
Ben de
sorumlu bir kişi olarak; "bu kucuk kız yabancılarla
konuşulmayacağını
oğrenmemiş daha!..." dedim ve anlattım kucuk kızla
karşılaşmamı...
Buyukanne de urperdi ve birlikte kucuk kıza bir ders
vermeye karar
verdik. O yatağın altına saklandı, ben Onun geceliğini
giydim,
başlığını taktım ve yatağına yattım. Kucuk
kız birazdan iceri girdi.
Seslendi cevap verdim.
Ne şaşkın bir cocuk!.. Beni buyukannesi
sanıvermişti. Ben benim
buyukannemi değil sesinden, kokusundan bile tanırım
oysa ki. Neyse
bunlar bir şey sayılmaz, daha neler yaptı bilseniz.
Kulaklarımın
nicin buyuk olduğunu sordu. Ne ayıp şey hic
sorulur mu!... Yine de
cocukluğuna verip yumuşak bir sesle cevapladım. "Seni iyi
dinlemek
icin"... Ama bu sefer kalkıp da burnumun nicin buyuk
olduğunu sormaz
mı!.. Kucuk kız hic mi hic terbiye almamış. Ben
zaten burnumu kendime
kompleks haline getirdim, ozguvenim sallantıda. Psikologlar,
estetikciler... Dunya para harcıyorum ama nafile. Yine
aldırmamaya
calışırken bu sefer de ağzımın kocaman olduğunu
yuzume vurmaz mı!
Tabi ki kızdım, siz olsanız kızmaz mıydınız? O
sinirle ayağa fırlayıp
peşinde koşturmaya başladım. Birden ne olsa
beğenirsiniz! Bir kocaman
avcı elinde tufek kapıdan dalıverdi. Beni "seni hain
kurt,
buyukanneyi yedin değil mi?.." diye suclamaz mı !..
Halbuki buyukannenin kılına bile dokunmadım, O da
saklandığı yerden
cıkıp beni korumaya calışmadı. Malum
yaşlılık,kulakları iyi duymuyor.
Avcı mahkeme yapmadan infaz kararımı verdi. Tabi ben de
adalet
bulamayacağımı, hatta canımı yitireceğimi anlayıp
pencereden zor
attım kendimi. Gecirdiğim buyuk korkunun
sarsıntısı yetmiyormuş gibi
o gun bu gun ormanda bile yuzumu rahat gosteremez
oldum. Adım haine
cıktı. Yeter Artık... Ben Sucsuzum...
__________________
