Einstein Ve Şoforu---------------

Einstein, konferanslarına hep ozel şoforu ile giderdi. Yine bir konferansa gitmek uzere yola cıktıkları bir gun şoforu Einstein"a ;
"Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve artık neredeyse soyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum" dedi.
Einstein gulumseyerek ona bir oneride bulundu:
"Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hic tanımıyorlar" dedi.
"O halde bugun palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen yap konuşmayı, ben de arka sırada seni dinlerim."

Şofor, gercekten cok basarılı bir konuşma yaptı ve sorulan tum soruları doğru yanıtladı.
Tam yerine oturacağı sırada bir kişi, o gune kadar konferansta sorulmamış bir soru sordu.
Şofor, hic duraksamadan soruyu soran kişiye dondu ve
"Boylesine basit bir soruyu sormanız gercekten cok garip" dedi.
Sonrada Einstein"i işaret ederek soyle devam etti:
"Şimdi size arka sırada oturan şoforumu cağıracağım ve sorduğunuz soruyu, goreceksiniz, o bile yanıtlayacak. ."



Nezaket Dersi---------------------

Nezaket dersi veren oğretmen; "Cok luks bir restoranda mukemmel bir kız arkadaşla yemekteyken, cişinizin gelmesi durumunda ne dersiniz" diye erkek oğrencilere sormaya başlar. Erkek oğrencilerde sırayla cevap verirler. İlk oğrenci direk durust bir şekilde "Cişim geldi, bi tuvalete gidiyorum" der. Ogretmen şaşırır, "Cok ayıp" der ve ikinci ogrenciye yonelir.

İkinci oğrenci bakar ne desem diye, sonra der ki; " Benim bi tuvalete gitmem lazim.". Oğretmen daha memnun olur ama yeterli gelmemiştir. Sıra ucuncu oğrenciye geldiğinde oğrenci sırasından kalkar, gozlerini kısar, karizmatik bakışlarla "Bebeğim, benim eski bi arkadaşımla tokalaşmam gerekiyor, hemen donerim. Hem yemekten sonra seni de tanıştıracağım." der...



Cocuk Ve Ogretmen-------------------------
İlkokul 5. sinifta resim dersinde ogretmen "cocuklar konu serbest,hayvan resimleri cizin bakayim" dedi. 10 dakika sonra kucuk Ahmet el kaldirdi.Ogretmen yanina geldi.Resim kagidinin uzerinde bir sinek duruyordu. Cocugun bu sinekten sikayetci oldugunu zanneden ogretmen eliyle sinegi kovaladi ama hayvan hic hareket etmedi. Biraz daha dikkatli bakinca da sinegin gercek olmadigini farketti.

Bu bir sinek resmiydi. Ogretmen saskinlikla sordu: Sen mi yaptin oglum bu resmi? -Evet ogretmenim. -Peki bir de at resmi yap bakayim. Kucuk Ahmet oyle bir at resmi cizdi ki. At, sanki kagittan firlayip cikacak. O kadar canlı.... Şasıran ogretmen: -Yavrum beni hemen babana gotur. Sen muthis bir yeteneksin. Burada harcanmaman gerekir.Derhal guzelsanatlara transfer olman lazim. Babanla konusmaliyim, dedi. Son dersten sonra Ahmetle beraber yola koyuldular.Dar bir patikadan bir gecekonduya geldiler. Icerde, yatakta, dizlerini karnina cekmis,uzerinde yorgani bir adam yatiyordu. Ogretmen konusmaya basladi: -Gecmis olsun efendim. -Tesekkurler. -Ben oglunuzun... -Allah kahretsin oglumu. -Aman boyle soylemeyin,yaptigi resimler... -Onun yaptigi resimler yerin dibine batsin. -Ama beyefendi boyle yetenekli bir cocugun... -Yetenegine baslatmayin simdi. -Peki ne oldu,nicin boyle kizginsiniz oglunuza? -Neden olacak, dun gece eve biraz cakirkeyif geldim. Bu eşşoğlusu sobanin uzerine cıplak kadın resmi cizmiş ... ) yandımm




Cocukların Duası-------

Bir kac kişi yanlarına ilkokul cocuklarını alıp kıra yağmur duasına cıktılar.Birisi: "Nereye goturuyorsunuz bu cocukları?" diye sordu. "Yağmur duasına goturuyoruz. Cocukların duası kabul olurmuş da". dediler. adam "Cocukların duası kabul olsaydı, dunya yuzunde bir oğretmen bile kalmazdı!" dedi





KARNE--------------

Kaan karnesini arkasına saklayarak babasına yaklaştı: babacığım sana iki haberim var.biri iyi,biri kotu.once iyi haberi soyle bakalım dedi. Kaan: karnemde hic zayıfım yok. Babası: Aferin Peki kotu haber ne?biraz once soylediklerim yalandı.




TAMAMEN KENDİME AİTTİR EGER Bİ +REPİNİZE LAİKSEM NE MUTLU.





__________________