Fred kapının onune geldiğinde elindeki poşetleri yere bıraktı. Başparmağını kapının kolundaki manyetik kısma dokundurunca kapı acıldı. Bir donem hep evde unuttuğu anahtarlar icin Wilma ile kavga ettiği gunleri hatırladı. Bir anahtar kullanmayalı ne kadar uzun zaman olmuştu. İceri girdi. Poşetleri mutfağa bıraktı. ‘’Wilma! Wilma!’’ diye seslendi. Evde yok galiba, diye duşundu. Saate baktı. Nerdeyse gelir. Televizyonun karşısındaki koltuğa uzandı. Yattığı yere iyice yayıldı. ‘’TRT 1’’,diye seslendi televizyona doğru. Televizyon acıldı. Kanal TRT 1 oldu. ‘’TRT 2’’,dedi sonra. Kanal değişti. Boylece tum kanalları zapladı. Sese duyarlı televizyonların icat edilmesi ne guzel oldu, diye duşundu. Yattığı yerden doğruldu. Yok, canım o kadar da iyi olmadı. Wilma ile tartışıp duruyoruz bu konuda. Mac, pembe dizi kavgasında televizyon şaşırıyor hangi kanalı acacağını. Onceden ne guzel kumanda vardı. Ben ele gecirince, televizyon benimdi!

Kapı acıldı. Gelen Wilma’ydı. Onun da elinde poşetler vardı. Mutfağa bıraktı. Fred’in yanına oturdu. ‘’Ne var ne yok televizyonda’’,diye sordu. ‘’Her zaman ki haberler işte. El Kaide ABD’nin guneyini ele gecirmiş, falan, filan…’’diye yanıtladı Fred. ‘’Barny’ler gelmeden yemeğe başlasak iyi olur’’,dedi Wilma. ‘’Neler aldın?’’ Wilma aldıklarını mutfak tezgÂhının ustune koydu. Bir yığın şey. İkisi de yemek yapmaya girişti. Fred sese duyarlı teybini actı. Kitaro calıyordu. ‘’Şu muzik sanki taş devrinden geliyor,’’dedi Wilma.’’İnsanın ruhunu dinlendiriyor’’,dedi Fred. Wilma domatesleri doğruyorken,’’ baksana Fred bugun işteyken internetten bazı beyaz eşyalara baktım. Sese duyarlı camaşır makineleri vardı. Sudan ucuz! Bir tane alsak, diyorum. Ne dersin? Fred gecmişe daldı. Onceden ne guzel her şeyimizi gider dukkÂnında beğenir sıkı bir pazarlıktan sonra işimize gelirse alırdık. Şimdi her şey internetten alınıyor. ‘’Fred sana soyluyorum, duymuyor musun beni?’’ Wilma suratını buruşturdu. ‘’Sese duyarlı bir camaşır makinesi alsak diyorum.’’ Fred sinirlendi. ‘’Wilma cok taksitimiz var. Bunu sen de biliyorsun.’’ Wilma ikna olmamıştı. ‘’Ben de biliyorum. Bir tane daha olsun. Bunu da oderiz.’’ Fred elindeki bıcağı masaya bıraktı. ‘’Şimdi sırası değil Wilma. Hem iki kişi icin sese duyarlı camaşır makinesi mi alınırmış. Anlamıyorum,’’dedi. Wilma bu cevaba iyice sinirlendi. ‘’İki kişi icin sese duyarlı televizyon alınıyor ama! O zaman ben itiraz etmedim!’’ Fred altta kalmamaya calışıyordu. Televizyonun yeri ayrı, camaşır makinesininki ayrı!’’ Wilma da elindeki bıcağı bıraktı. ‘’İşine gelmeyince oyle, değil mi? Barny’ler yeni bir tane almış. Gordum. O kadar guzel ki! Sen sadece camaşırları makinenin icine atıyorsun. O kadar! Makine renklileri kendiliğinden ayırıyor, kurutuyor sonra. Tek bir duğmesi bile yok, biliyor musun? Ne soylersen anında yapmaya başlıyor. ‘’ Fred yuzyıllar gecse de kadınların hic değişmeyeceğini duşundu. Onda var, biz de niye yok? ‘’Benim babaannemin babaannesi camaşırları eliyle yıkarmış,’’dedi Fred ‘’hem de tum sulaleninkini.’’Wilma, sinirle bir tencere koydu ocağın ustune. Ocağın altını yaktı. ‘’Ne yani ben de mi elimle yıkayayım! Hic uğraşamam. Sabahtan akşama kadar calışıyorum.’’

Fred pencere kenarına giderek tulu araladı. Gokyuzunde ay, yıldızlar tum guzelliğiyle dunyayı selamlıyordu. Yıldızların o kadar kalabalık oldukları halde neden kavga etmediklerini duşundu. Milyonlarca, milyarlarca yıldız… Yada ayla guneş gokyuzunun hakimiyeti icin hic tartışmışlar mıydı? Yada karla yağmur… Bu duşuncesine sesli sesli guldu. Şu koca evde iki kişi anlaşamıyoruz. Wilma’nın yanına geldi. ‘’Biliyor musun Wilma, teknoloji ilerledikce, insanoğlunun kavgaları da masrafları da artıyor.’’ Wilma anlamadı. Fred devam etti.’’Hic dikkat etmiyor musun, artık ne kadar cok para harcamaya başladık. Urunlerin surekli yeni versiyonları cıkıyor ve bizde hemen…’’ Wilma sozunu kesti. ‘’Bu teknolojinin sucu değil,’’dedi. ‘’Tabi ki değil’’diye onayladı Fred’’ Teknolojiyi ureten İnsanlar. Ama insan zamanla urettiği teknolojinin kolesi oluyor.’’ Fred cebinden tırnağının ucu buyukluğundeki cep telefonunu cıkardı.’’ Şuna baksana’’,dedi,’’ cep telefonu ilk cıktığında boyle miydi? Modeller surekli değişiyor. Bizde sanki mecburmuşuz gibi alıp duruyoruz. Televizyon, camaşır makinesi… Birileri sanki bizi yonetiyor bu konuda. Yonlendiriyor. ‘’ Wilma eşinin bu akşam bir nostaljinin eşiğinde olduğunu duşundu.’’ Nerden cıktı şimdi bunlar Fred? Daha sofrayı hazırlamadık. Bettyler nerdeyse gelir. Tamam tamam camaşır makinesinden vazgectim. Ama şimdilik!’’

Kapı caldı. Wilma soylenerek kapıyı actı. Evet. Gelen Barny ile Betty idi. Barny her zaman ki neşesiyle salona gecti.

Fred hala pencere kenarındaydı. Gozleri gokyuzundeydi. Yuzyıllardır aynı yerde ve aynı şekilde duruyormuş gibi gorunen aya ve yıldızlara bakıyordu. Zaman ilerledikce kolelik şekil değiştiriyor, diye duşundu. Sanki modern taş devrinde yaşıyoruz. İceriden Barny seslendi.

— Fred hadi gelsene dostum!


ALINTIDIR...
__________________