Adamin biri evine gelir ve posta kutusunda telefon faturasini gorur. Bir bakar ki 3 milyar kusur lira fatura. Beyninden vurulmusa doner. Hemen ayrintili fatura ister. Fatura gelir. Aranan butun numaralar adamin arkadaslarina ve dostlarina aittir.
Adam :
-”Bu nasil olur? Odeyecegiz mecburen” der.
O sirada gozu papaganina takilir. Bir an tereddut eder.
-”Yok canim hayvancagizin gunahini aliyorum” der icinden ama suphe de devam etmektedir.

-”Ya yapmissa”, “Yok, yok yapmamistir….”
Gece papagani gozlemeye karar verir. Papagan kafesinden cikar ve telefonun basina gidip rehberi acar, adamin arkadaslarini tek tek arayip saatlerce konusmaya baslar.Adam sinirden cildirmis bir sekilde papagani yakalar ve kanatlarindan duvara civiler. Papagan carmiha gerilmis bir vaziyette duvarda asili kalmistir. Adam sinirle papagani azarlar;
- “Bi Sure ac kalda aklın başına gelsin. Cek bakalim cezani !”
Adam gider. Papagan bir bakar karsi duvarda carmiha gerilmiş Isa durmakta.
Hemen Konuşmaya Başlar.

- “Birader sen ne kadardir buradasin?”
- “2000 yildir buradayim” der Isa.
Papagan hayretler icinde kalmistir;
- “Ohaaaa!.. Nereyi aradin lan oyle?”
!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!!!


Hesaplama Hatası(gercekliği tartışılır)


Dunyanin en komik kazasi: Bir duvarci ustasinin santiyede yazdigi mektup:
Sayin santiye sefim;
Is kazasi tutanagina planlama hatasi diye yazmistim. Bunu yeterli gormeyerek ayrintili anlatmami istemissiniz. Su anda hastanede yatmama neden olan olaylar aynen asagida anlattigim gibi olmustur:

Bildiginiz gibi ben bir duvar ustasiyim. Insaatin altinci katindaki isimi bitirdigim zaman biraz tugla artmisti. Yaklasik 250 kg kadar oldugunu tahmin ettigim bu tuglalari asagiya indirmek gerekiyordu.
Asagiya indim, bir varil buldum, ona saglam bir ip bagladim ve ardindan altinci kata ciktim. Ipi bir cikriktan gecirip ucunu asagiya saldim. Tekrar asagiya indim ve ipi cekerek varili altinci kata cikardim. Ipin ucunu saglam bir yere baglayip tekrar yukari ciktim. Butun tuglalari varile doldurdum. Asagi indim, bagladigim ipin ucunu cozdum. Ipi cozmemle birlikte birden kendimi havalarda buldum. Nasil bulmayayim? Ben yaklasik 70 kiloyum. 250 kilogram varil suratle asagiya duserken beni yukari cekti.
Heyecan ve saskinliktan ipi birakmayi akil edemedim. Ben yukari cikarken yolun yarisinda, asagi inmekte olan tugla dolu varille carpistik. Sag iki kaburgamin bu sirada kirildigini saniyorum. Tam yukari cikinca, iki parmagim iple beraber cikriga sikisti; Parmaklarim da bu sirada kirildi. Bu esnada yere carpan varilin dibi cikti ve tuglalar etrafa sacildi.
Varil hafifleyince, bu sefer ben asagi inmeye varil ise yukari cikmaya basladi ve yolun yarisinda yine varille carpistik!.. Sol bacagimin kaval kemigi de bu sirada kirildi.
Yere inince can havli ile ipi birakmayi akil ettim. Bu sefer de basimi yukari kaldirdigimda bos varilin suratle uzerime geldigini gordum!…
Kafatasimin da boyle catladigini saniyorum. gozumu hastanede actim…
!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !


Mahkeme Sorular(Gercekmi Bilinmez)


Aşağıdakiler mahkemelerde avukatlar tarafından sorulmuş sorulardan derlenmiştir. Avukatlarımız
(ozellikle de bizim tanıdıklarımız!!) hic alınmasın lutfen cunku bu sorular amerikan mahkemelerinde sorulmuş ve yanıtlanmış sadece Turkceye cevrilmiş…

1. “Uykusunda olen bir insan ertesi gunun sabahına kadar bunun farkına varamaz değil mi doktor?”
2. “En genc olan oğlunuz hani su 20 yaşında olan kac yaşındaydı?”
3. “Resminiz cekilirken orada mıydınız?”
4. “Yalnız mıydınız yoksa kendi başınıza mıydınız?”
5. “Savaşta oldurulen kardeşiniz miydi yoksa siz miydiniz?”
6. “Sizi oldurdu mu?”
7. “Carpışma esnasında araclar arasında ne kadar mesafe vardı?”
8. “Oradan ayrılana kadar orada mı kaldınız?”
9. “Kac kere intihar etmeyi başardınız?”
10. Soru: “Uc cocuğunuz var değil mi?”
Cevap: “Evet.”
Soru: “Kacı erkek?”
Cevap: “Erkek yok.”
Soru: “Hic kızınız var mi?”
11. Soru: “Merdivenler alt bodruma iniyor dediniz değil mi?”
Cevap: “Evet.”
Soru: “Peki bu merdivenler yukarı da cıkıyor muydu?”
12. Soru: “Bay ___ gecen yaz kusursuz bir balayına cıktınız değil mi?”
Cevap: “Evet Avrupa’ya…”
Soru: “Eşiniz de sizinle geldi mi?”
13. Soru: “İlk evliliğiniz nicin sona ermişti?”
Cevap: “Olum sebebiyle.”
Soru: “Kim olmuştu?”
14. Soru: “Şupheliyi tarif edebilir misiniz?”
Cevap: “Orta boyluydu sakalı vardı.”
Soru: “Erkek miydi yoksa kadın mi?”
15. Soru: “Bugune kadar kac olu uzerinde otopsi yaptınız doktor?”
Cevap: “Bugune kadar ki butun otopsilerimi oluler uzerinde yaptım.”
17. Soru: “Butun cevaplarınız sozlu olmak zorunda anlaştık mi? Şimdi hangi okula gidiyorsunuz?”
Cevap: “Sozlu.”
17. Soru: “Otopsiye başladığınız zamanı hatırlıyor musunuz?”
Cevap: “Aksam 8:30 civarında başladık.”
Soru: “Bay___ o esnada olu muydu?”
Cevap: “Hayır sandalyeye oturmuş neden otopsi yaptığımı merak ediyordu.”
18. Soru: “İdrar orneği verme imkanınız var mi?”
Cevap: “Kendimi bildim bileli yapabilirim.”
19. Soru: “Otopsiye başlamadan once Bay …..’nin nabzına baktınız mi doktor?”
Cevap: “Hayır.”
Soru: “Kalbini dinlediniz mi?”
Cevap: “Hayır.”
Soru: “Nefes alıp almadığını kontrol ettiniz mi?”
Cevap: “Hayır.”
Soru: “O halde siz otopsiye baslarken Bay ___ hala yaşıyor olabilir değil mi?”
Cevap: “Hayır.”
Soru: “Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz doktor?”
Cevap: “Cunku adamın beyni masamın ustunde bir kavanozun icindeydi.”
Soru: “Yine de hasta hala yasıyor olamaz mıydı?”
Cevap: “Evet hatta şu anda bir mahkeme salonunda avukatlık yapıyor olabilir.”
!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!!!!


İngiltere’de yaklaşık bir yıl suren “bilimsel” araştırmadan sonra dunyanın en komik fıkrası secildi.


Ormanda dolaşan 2 avcıdan biri birden bire yere duşer. Arkadaşı, duşen adamın nefes almadığını ve gozlerinin ferinin sonduğunu gorur.
Bunun uzerine telefonla acil yardımı arar. “Arkadaşım oldu, ne yapabilirim” diye sorar.
Telefondaki ses yanıtlar: “Sakin olun. Size yardım edebilirim. Ama once arkadaşınızın olup olmediğinden emin olalım.”
Telefonda bir sure sessizlik olur ve bir silah sesi işitilir.
Avcı telefonu tekrar eline alır ve şoyle der: “Evet, tamam. Şimdi ne yapacağım?”

Araştırmada ayrıca, insanların gulunc buldukları fıkraların ulkeler arasında onemli farklılıklar gosterdiği de saptandı.
İngiltere, İrlanda, Avustralya ve Yeni Zelanda halkı şu tur fıkraları tercih ediyorlar:
HASTA: “Doktor, popoma cilek yapıştı.”
DOKTOR: “Bunun icin size krema vereyim.”

Bu arada pek cok Avrupalı, gercekdışı olan ya da olum, hastalık, evlilik gibi ciddi meselelerle dalga gecilen fıkraları seviyor:
Hastanın biri doktoruna dert yanıyor: “Doktor gecenlerde Freudyen bir şey oldu. Kayınvalidemle kahvaltı yapıyordum ve ‘Lutfen tereyağını uzatır mısın’ diyecektim. Ancak ağzımdan ‘Seni domuz, yaşamımı mahvettin’ sozu cıktı.”
Evlilikle dalga gecmek de en sevilen Amerikan esprileri arasında:
Adamın biri, arkadaşıyla golf oynarken oyunun en heyecanlı anında bir cenaze toreni goruyor. Kasketini cıkarıyor, gozlerini kapatıyor ve başını onune eğerek dua ediyor. Arkadaşı, “Bu şimdiye kadar gorduğum en duşunceli ve dokunaklı sahne. Gercekten iyi kalpli bir adamsın” der. Arkadaşı cevap verir: “35 yıllık karımdı.”
İskocya’da olum cok espri konusu oluyor:
“Dedem gibi uykumda olmek isterim. Yolcuları gibi dehşet icinde bağırarak değil.” Hayvanlar da sık sık fıkra konusu oluyor.
İngiltere’nin bir numaralı fıkrası şoyle:
“İki gelincik barda otururlar. Biri diğerini aşağılamaya başlar. “Annenle yattım!”
Diğer gelinciğin yanıtını gormek icin barda bir sessizlik olur.
“Birinci gelincik tekrarlar: “ANNENLE YATTIM!”
Diğeri cevap verir: “Git başımdan baba, sen sarhoşsun.”

Amerikalılar ve Kanadalılar ise insanların aptal yerine konulduğu fıkralardan hoşlanıyor. Araştırmada en cok Almanların, en az Kanadalıların gulduğu ortaya cıktı.

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!


Adamın Biri Kahveye Girer Ve...


Adamın biri bir kahveye girer ve
"Millet bana bakın! Size soyluyorum! Tam 30 sene sonra ben bu kahveye gene geleceğim." der ve
cıkar.
Kahvedekiler "Adam deli herhalde." Derler ve fazla onemsemezler.
Ve aradan 30 sene gecer.
Aynı adam kahveye gene gelir,
"Hatırladınız mı beni millet? Size demiştim 30 sene once ben yine geleceğim diye. İşte geldim" der.
Kahvedekiler tabi ki şaşırır.
Adam devam eder;
"30 sene sonra gene geleceğim bu kahveye." der ve gider.
Aradan 30 sene daha gecer.
Nesil değişmiştir 30 sene onceki insanların cocukları kahvede oturmaktadır.
Adam kahveden iceri girer.
"Bana Bakın Millet Ben Sizin babalarınıza soyledim, size de soyluyorum 30 sene sonra ben bu kahveye
gene gelicem." der ve cıkar.
Kahve milleti gene bunu takmaz.
Aradan 30 sene gecer ve adam gene gelir.
"Beni hatırladınız mı millet? 30 sene once tekrar gelicem demiştim, işte geldim ve 30 sene sonra
gelip sizin cocuklarınıza da aynı şeyi soyliycem" der ve gider.
Aradan 30 Sene daha gecmiştir.
Ve adam Gene Kahveye gelir.
"Bana Bakın Millet Ben sizin dedelerinize soyledim. Babalarınıza soyledim, şimdi size soyluyorum tam
30 sene sonra ben bu kahveye gene gelicem"
der ve gider.
İclerinden birisi; "Arkadaşlar bana bu olayı dedem anlatmıştı. Gelin hocaya gidelim, bu adam niye
olmuyor? Nedir bunun hikmeti? diye soralım." der.
Ve bir hocaya giderler. Hocaya durumu anlatırlar.
Hoca;
"Ben bu gece ruyaya yatayım. Azrail ile konuşayım. Bakayım niye canını almıyor bu adamın, size yarın
haber veririm." der.
Ve gece olunca hoca ruyaya yatar. Ruyasında Azrail ile konuşur.
"Ya Azrail!. Sen bu şahısın canını niye almıyorsun."
Azrail;
"Zamanında bu adam bir dilek diledi ve dileği kabul oldu, onun icin." der.
Hoca; "Ne diledi Ya Azrail?" diye sorar.
Azrail;
"Allah'ım bana milli piyangodan buyuk ikramiye cıkana kadar canımı alma diye diledi" der.
Hoca;
"E Allah istese buna buyuk ikramiyeyi cıkartamaz mı?"
Azrail;
"Cıkartmasına cıkarır da…
ŞereFfsiz bilet almıyor ki..."

!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! !!!!!!!!!


Adamın sigarası biter. Saat gecenin 22.00'sidir. Karısına sigara almaya gideceğini ve biraz sonra doneceğini soyleyerek, koşedeki marketin yolunu tutar.

Koşeye vardığında bir de bakar ki, market kapalı ... Paralı makinelerin birinden sigara almak umidiyle marketin yanındaki bara girer.

Sigarayı tam alacakken, barda cok guzel bir sarışın gorur. Kadın da onu kesmektedir. Adam kadının yanına yaklaşır, muhabbet etmeye başlarlar. Bardan cıkıp kadının evine giderler. Adam sabah telaşla kalkar. Kadına biraz un getirmesini soyler ve ellerini unlayıp evden telaşla cıkar.

Eve gittiğinde, karısı ofkeyle kapıyı acar. Adam karısına,
" Vallahi sigara almak icin cıktım, market kapalıydı. Bara gittim, daha sonra barda sarışın bir kadınla tanıştım. Onun evinde sabahladım " der . Karısı inanmayarak bakar ve " Bana ellerini goster " der . Adam ellerini gosterince kadının tepkisi şoyle olur: " Adi herif, yine yalan soyluyorsun. Butun gece bowling oynadın değil mi ? "

**************************


Eczacı, yandaki bakkalın cırağını cağırıp, " 5 dakika dukkana goz kulak ol, hemen doneceğim ... " der ve cıkar. 5 dakika sonra donduğunde, " Gelen giden oldu mu ? " diye sorar. Cırak, " Bir adam geldi ve oksuruk ilacı istedi, ben de şu kırmızı kutulardan verdim " deyince eczacı telaş eder.

" Buyuk kırmızı kutular mushil, kucuk kırmızı kutular oksuruk şurubu ... Hangisinden verdin ? " der.

Cocuk hatırlamayınca, eczacı adamın ne tarafa gittiğini sorar ve dukkandan fırlar. Az ileride bir ağaca sarılmış, tarife uygun bir adam gorunce yaklaşıp sorar.

- Beyefendi, az once eczaneden oksuruk ilacı aldınız mı?

- Evet ...

- Peki oksuruğunuz devam ediyor mu?

- Cesaretimi toplayabilsem oksureceğim ama...


**************************



Adamın biri yeni dairesini arkadaşına gezdiriyormuş. Yatak odasına girdiklerinde, arkadaşı duvarda asılı kocaman bir gong gorunce sormuş:

- Bu ne boyle ?

- Haa o mu.. O benim calar saatim.

- Aaa ? Ama bunun uzerinde gosterge yok. Nasıl anlıyorsun saati?

- Bak şimdi seyret...

Adam gongun yanında asılı duran cekici almış, gonga var gucuyle vurmuş. O anda duvarın oteki tarafından yan komşunun sesi duyulmuş: " Allahın cezası herif, saat gecenin ikisi!.. "

**************************


Bir Cinli, arkadaşı ile New York’ta bir bardan iceri girer girmez arkadaşına, " Hey, Jurassic Park’ın yonetmeni Steven Spielberg karşıdaki masada oturuyor. Yanımıza gelip merhaba demesini cok isterdim ! " der.

Spielberg aniden masadan kalkarak Cinli’ye doğru yurur ve burnuna okkalı bir yumruk indirir. Şaşıran Cinli, " Heyy bunu nicin yaptın ? " diye sorunca Spielberg yanıtlar, " Siz zalim Japonlar, Pearl Harbour’u bombaladığınızda buyuk babamı oldurdunuz!"

Zavallı Cinli, " Ben Japon değil, Cinliyim ! " dese de Spielberg,
" Cinli, Vietnamlı, Japon ne fark eder? " diyerek uzaklaşır.

Arkasından Cinli sakin bir şekilde yuruyerek, Spielberg’e doğru yaklaşır, omzuna dokunur ve yuzune okkalı bir yumruk indirir. Şaşıran Spielberg, " Bunu niye yaptın? " diye sorar. Cinli, " Siz zalim Amerikalılar Titanik gemisini batırdınız! " deyince Spielberg cevap verir , " Hayır bir Iceberg Titanik’in batmasına neden oldu. " Cinli yanıt vermekte gecikmez , " Iceberg, Carlsberg, Spielberg ... Ne fark eder! "

***************


Yaşlı horoz, kumese yeni gelen ve hemen icraata başlayan genc horozun yanına yaklaşıp 'hoşgeldin' dedikten sonra;
" Biliyorum " der, " Benim gunlerim artık sayılı. Genc ve kuvvetli biri varken sahibimiz beni yaşatmaz. Senden, olmeden once son bir istekte bulunabilir miyim ? "

Genc horoz, karşısında ezilip buzulen yaşlı horoza acıma ve kucumsemeyle bakar; " Neymiş o isteğin bakalım ? " Yaşlı horoz, kumesin dip taraflarındaki tavuklardan birini gostererek, ağlamaklı bir ses tonuyla konuşmasına devam eder;

- Şu benim en cok sevdiğim tavuk. İzin ver de onu son bir kez ...
- Hayır, olmaz.
- O zaman bana son bir şans ver.
- Neymiş o ?
- Kumesin dışına cıkıp şu ağaca kadar yarışalım. Kim kazanırsa tavuk onun olsun. Ama ben senden iki adım onde başlayayım. Zira ben yaşlıyım.

Genc horoz bu teklifi kabul eder ve kumesten, once yaşlı horoz, ardından da genc horoz fırlar. Birden gumm diye bir silah sesi duyulur. Genc horoz kanlar icinde can verirken, silahı ateşleyen mal sahibi yanındaki arkadaşına doner;

- Ulan bu oğlancı cıkan onuncu horoz be!


***************************

Tur otobusu şoforunun omzuna dokunulunca, adam hafifce başını cevirmiş, bir bakmış ki elinde bir avuc badem, yaşlı bir kadın durmakta ... Teşekkur ederek almış bademleri ve yemiş.

15 dakika sonra yaşlı kadın tekrar şoforun omuzuna dokunup, bir avuc badem daha vermiş ve bu ikramı 5 kere daha yapınca, " Zahmet ediyorsunuz efendim " demiş saygılı şofor, " Hep bana yedirdiniz. Biraz da kendiniz yesenize ... "

" Ciğneyemiyorum evladım " demiş yaşlı kadın. " Dişlerim yok "

" Niye satın alıyorsunuz o zaman? "

" Evladım ben sadece uzerindeki cikolatayı emmesini seviyorum ! "

***********************

Yaşlı kadın, geminin guvertesinde denizi seyrediyormuş ... Hava cok ruzgÂrlıymış ve şapkası ucmasın diye iki eliyle sıkı sıkı tutuyormuş ...

Derken genc bir adam teyzemize yaklaşmış. " Hanımefendi, kabalık etmek istemem, ama ruzgarın eteğinizi havalandırdığını bilmeniz gerek diye duşundum."

Teyze hic oralı olmamış:

" Anlıyorum ama ne yapabilirim ki ... Bu şapkayı iki elimle ancak tutabiliyorum. Yoksa bırakayım şapka ucsun mu ? "

Genc adam ustelemiş: " Ama hanımefendi, eteğiniz havalandıkca bazı yerleriniz gozukuyor. Onu demek istiyorum."

Teyze adama şoyle bir bakmış ve gulumsemiş: " Evladım, eteğimin altından gorunen 85 yıllık ... Ama ben bu şapkayı dun aldım !"


******************


Temel, 20 senedir Almanya'da yaşıyormuş. Bir gun gocmen burosuna gidip Almanya'dan kesin donuş yapacağını soylemiş.

Gocmen burosundaki Almanlar Temel'i tanıyorlar, seviyorlar. Sormuşlar ; " Niye donuyorsun ? " diye. Temel " Homoseksueller yuzunden ... " diye yanıtlamış.

Burodakiler şaşırmış ; " Seni rahatsız ediyorlarsa hemen bir şikayette bulun, gereğini yaparız. Buradan bu yuzden ayrılmana değmez " Temel ; " Beni rahatsız etmiyorlar " demiş. Burodakiler yine şaşırmış ; " Peki neden gidiyorsun ? "

Temel cevaplamış : " Burada 20 yıl once homoseksuellik yasaktı, 10 yıl once serbest oldu, 5 yıl oncede evlenmelerine izin cıktı. Homoseksuellik mecbur olmadan donmek istiyorum.

***************

Amerika'da adamın biri işine giderken, birden anormal bir trafiğin icine duşer, ama trafik bir milimetre bile kıpırdamamaktadır. Bir sure sonra arabasının yan camına birisinin tıkladığını gorur ve camını acar.

- Ne var, ne olmuş acaba?

- Teroristler Bush'u yakaladılar ... Eğer 1 Milyar dolar verilmezse, uzerine benzin dokup yakacaklarmış.

- Haa şimdi anladım bu trafiği ...

- Yaa, işte onun icin herkesten biraz yardım topluyoruz.

- İnsanlar ne kadar veriyor ortalama olarak ?

- Valla yaklaşık olarak 5'er litre !

********************

Temel akşam eve gelmiş, Fadime boynuna sarılarak karşılamış onu. " Temel'im harika bir haberim var. Bir ay geciktim. Herhalde bir bebeğimiz olacak. Doktor bu sabah test yaptı. Sonucunu alana kadar lutfen kimseye soylemeyelim ! " demiş heyecanla.

Ertesi sabah elektrik idaresinden bir gorevli, son faturayı odemedikleri icin kapıyı calmış, " Siz Fadime misiniz ? Biliyor musunuz bir aylık gecikmeniz var. " " Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz ? " demiş Fadime hayretle.
" Bu, dosyalarımızda acıkca gorunuyor. " " Ne ? Dosyalarınızda mı ? " " Kesinlikle! " " Beyefendi, lutfen bu gece eşimle goruşmeliyim !" demiş Fadime ve gece korkuyla
olanı biteni Temel'e anlatmış.

Temel, ertesi sabah kızgın bir boğa gibi elektrik idaresine dalmış , " Neler oluyor burada ? Karım bir dosyadan bahsetti. Aylık gecikmesi ile ilgili ! " diye bağırmış. Temel.

" Sakin olun. Ciddi birşey değil! " demiş memur. " Bu gecikme icin bize borclusunuz ! " " Size mi borcluyum ? Ya odemezsem ? " " O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız ! ; Ama o zaman karım ne yapacak ? Bilmiyorum ! " demiş memur.
" Hanımefendi artık mumla falan idare eder.
__________________