-Ablama, ´Nasıl olup da koca bir gunu canin sıkılmadan evde oturarak geciriyorsun?´ demiştim.
´Buyuyunce insanin canı sokakta oynamak istemez ki´ cevabını vermişti. Uzunca bir sure buyuyup buyumediğimi anlamak icin kendime, ´Canin sokakta oynamayı istiyor mu?´ diye sormuştum.
-Annem erkeğin cinsel organını ´pipi´, kadınınkini ´kutu´ olarak tanımlamıştı.O zamanlar TRT´de Cenk Koray´ın sunduğu ´Tele Kutu´ diye bir yarışma vardı. Yarışmacılar, ´Hayır Cenk Bey. Ben kutumu acmak istiyorum´ deyince koşarak odadan kacardım.
-Sabahları kalktığımda aklimin hala yerinde olup olmadığını anlamak icin 2+2, 3+4 gibi toplama işlemleri yapardım. Sonuclar doğru olunca da cok sevinirdim
-Birinden ozur dilediğim zaman Allah´ın bana bir ozur vereceğini sanırdım. Sakat olacağımı duşunup hemen ´dilediğim ozru ´ geri alırdım.
-Kurban Bayramı´nda toplanan derilerden ucak yapıldığını sanırdım.Ucakların diş yuzeyinin bu derilerle kaplandığı icin Turk Hava Kurumu´nun topladığını duşunuyordum. Ucak kacırma filmlerinde silahla ateş edildiğinde ya da bomba patladığında, ´Ayyy! Deri delindi!´derdim.
-´Gil´ diye konuşanları fakir zannederdim. -Annem banyodan cıktıktan sonra babamın soylediği, ´Sıhhatler olsun´ lafını ´Saatler olsun´ diye anlardım. Bunun da, ´Banyoda amma cok kaldın´ gibi bir şey demek olduğunu sanıp babamın anneme kızdığını duşunurdum. Annemin buna karşın niye sadece, Sağol´ dediğini merak ederdim. ´Ne kibar kadın,derdim.









NOT:İKİ KONUDA CEM YILMAZ BEY'den ALINTIDIR
__________________
