New York'da kucuk bir cocuğu azgın bir kopeğin dişlerinden kurtaran ve hayvanı boğan iri yarı
delikanlının yanına koşan gazete muhabiri sormuş:
- Kahraman Amerikalı cocuğun hayatını kurtardı, diye yazabilir miyim?
- Ben Amerikalı değil Pakistanlıyım, demiş adam.
Ertesi gun New York Times’da manşet:
"Kokten dinci Pakistanlı, Central Park'ta bir kopeği boğdu. FBI olayın El Kaide bağlantısını
araştırıyor....
---

Adamın biri dukkana girmiş ve hamsi istemiş...
'Karadenizli misiniz'? diye sormuş tezgahtar. Adam kızmış:
- Ne olacak?
ve başladı yine ofkeyle sormaya:
- Ne yani? Şimdi Antep fıstığı istesem 'Antepli misin?' diye mi soracaksın! 'İzmir tulumu' istesem
İzmirli, 'kestane şekeri' istesem Bursalı mı olacaktım?
- 'Yooo' dedi tezgahtar..
- O zaman niye sordun 'Karadenizli misin' diye?
- Burası Nalbur dukkanı da ondan.
---

Temel ve dursun yaz tatillerinde Antarktika'ya gitmeye karar vermişler. Uzun bir yolculuktan sonra
buzlar diyarına varmışlar. Bir rehber bulamadıklarından kendileri gezmişler uzun buz ovalarını.
Ertesi sabah bir rehberle anlaşarak kıtanın en guzel yerlerini rehber eşliğinde gezip merak
ettiklerini soruyorlarmış. Bir ara Temel rehbere seslenerek :
- " Pardon burada hic beyaz kadın var mı ? " diye sormuş,
Rehber:
- "Tabiî ki var, buradaki kadınların yuzde doksanı beyazdır", demiş.
- "Peki siyah kadın var mi?"
- "Eh bir kac tane var bu civarda"
- "Peki siyah beyaz kadın var mı"; rehber son derece şaşkın bir şekilde
- "Tabiî ki hayır ben hicbir yerde rastlamadım boyle kadına".
Cevaptan hic de hoşnut kalmayan Temel Dursun'a donerek
- " Ula dursun yoksa dun akşamkiler penguen miydi?"

__________________