Kucuk kız sınıfta Fen Bilgisi dersinde birden parmak kaldırıverdi:
"Oğretmenim bişey sormak istiyorum!!"
"Evet seni dinliyoruz..?"
"Benim anneannemin bebeği olur mu?"
Oğretmen tabi cok şaşırmış ama "anneanneler bebek yapmak icin
biraz yaşlıdırlar" diye gulumsemiş.
Bizim bıdık yine sormuş:
"Peki annemin bebeği olur mu?"
Ogretmen cevaplamış:
"Annelerin bebeği olur ama yaşları ilerledikce bebekleri olma ihtimali azalır"
Derken kucuk kız:
"Peki oğretmenim. Ya benim bebeğim olur mu"
Oğretmen gulmuş:
"Senin yaşın daha cok kucuk, olur mu
oyle şey?"
Bunun uzerine arka sıralardan erkek cocuklardan biri bağırmış:
"Baaak!! Ben sana bişey olmaz dememiş miydim?


Yoksulun biri cimri mi cimri bir zengine gidip "Seninle benim babam Adem, annemiz de Havva değil mi? Oyleyse kardeşiz biz. Ama senin de bunca malın mulkun var. Kardeşce paylaşalım şunu." dedi.
Zengin adam uşağına seslendi:
- Şuna bir mangır ver de bir an evvel gitsin başımdan!
Yoksul: Efendim, neden doğru durust pay etmiyorsun ?
Zengin: Aman sus! Oteki kardeşlerin bir haberi olursa payına bu kadar da duşmez !


Delileri ucağa bindirmişler, bir şehirden otekine naklediliyorlardı.Ama o kadar cok gurultu yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, ucağı ikinci pilota teslim ederek iceride ne olup bittiğini gormek istedi.

Deliler ucakta hep bir ağızdan bağırıp cağırıyorlardı.Baktı, en başta, bir deli, otekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.

-Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu.

Adam :

-Ben bunların oğretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benim oğrencilerim.Şimdi teneffusteler de onun icin ses cıkartmıyorum.

Pilot, caresiz yerine dondu. Bir sure gecti.Bir an geldi ki sesler busbutun kesiliverdi.

Pilot:

-Aman cok guzel! diye sevindi.Herhalde kendinin oğretmen olduğunu sanan deli, otekileri derse almış olsa gerek, diye duşundu.

Ama dakikalar geciyor, arkadan hic bir ses seda cıkmıyordu.Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti.Gidip bakmak istedi.

Bir de ne gorsun! Ucağın kapısı acık ve iceride oğretmenden başka kimsecikler yok değil mi!

Dehşetle sordu :

-Oğrencilerin nerede?, diye...

-Dersler bitti.Hepsini evlerine gonderdim!


Ucak, Yeşilkoy'den kalkmıştı. Bakırkoy Akıl Hastanesinin uzerinden gecerken, pilot birden gulmeye başladı. Hostes bu guluşun sebebini sorunca şu cevabı verdi :
-Başhekim kactığımı oğrenince kimbilir nasıl şaşıracak!!!(

Delinin biri hastanenin bahcesinde el arabasını ters cevirmiş ve surmeye uğraşıyormuş.
Bunu goren doktor: - Oyle surulmez, duzeltsene arabayı. Deli hemen cevap verir: - Gecen gun senin dediğin gibi surdum akşama kadar kum taşıttırdılar, enayimiyim ben

Evladum Temel, sivil, ascer parolayi sormalisun, tamam mı? parola hamsidur daa.
- Tamam komitanum.
- Ha goreyum bakalım. Terhis olmuş bir er gelmiş nizamiye kapısına, valizi almak istiyor yatakhaneden. Parolayı bilmiyor tabii ki. Parola diye tutturmuş, Temel, er bilmiyor. Temel izin vermiyor. Er başlamış ağlamaya, Temel acımış,
- Hamsi de de gec pakalum.

Boksor Temel iri yapılı rakibi ile mac yapar.1.rauntta rakibi temeli epey haşlar.1.raunt sonunda Temel koşesine gider.antronoru Dursun moral vermek icin Temele sen dovuyorsun devam et der.2.ve3. rauntlarda da aynı şeyler olur.4. rauntta kaşı ve gozu patlamış temel raunt sonunda guc bela koşesine gider.Dursun yine aslanım Temel adamı parcaladın der.Temel guc bir şekilde dursuna bakarak ben mi dovuyorum der.Dursun evet sen dovuyorsun der.Temelyle ise etrafa iyibak başka birisi beni fena halde dovuyor!



Dunyanın En ucra Koşesinde tek başına yaşayan bir bilge varmış.50 yıl boyunca kendini sakladıgı bu ıssız yede kimsecikleri gormemiş.Bir gun kapısı calmış. Gelen adam benim IQ 200 demiş. Bilge ooh demiş gel iceri seninle quantum fiziği konuşuruz.

Bir vakit sonra başka biri gelmiş. Adam benim IQ 90 demiş. Bilge gel gel demiş seninle siyaset konuşuruz.

Derken ucuncu adam kapıyı calmış. Benim IQ 5 demiş.
Bilge biraz duşunmuş ve cevabı vermiş.. Gel iceri seninle de Futbol konuşuruz.


Erzurum'a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlara
ait bir anıyı Erzurum Kultur Kurumu İlkoğretim Okulu'ndan Mansır
Bey anlatıyor...

Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı
bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili
bilgi verir ve ayrılır.

Aradan bir iki saat gecer, işyerinden telefon:
"Kardeşim sizin anlattıgınız kimi yapirem fegat program duzgun calışmiir."

Teknik servis elemanı sorar:
"Nasıl yapıyorsunuz?"

"Senin anlattıgın kimi."

"Hata ne?"

"Yazdıgım bilgiler kaydetmeme ragmen saklanmiir."

"İşlem basamaklarını tek tek anlatır mısınız?."

"Tamam" diyor ve başlıyor anlatmaya...

"Programı acirem. Malın adı bolumune adını, adedi bolumune adedini, birim fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıhtan sonra senin anlattıgın kimi kayıt bolumune basirem. Ekrana bir yazı geliir:
Kaydetmek ister misiniz?
E / H
yazısı cıkir. Ben de diyirem Hee..."


AHİRETTE 2 KADIN
- Selam, benim adım Selma .
- Selam, benimki de Ozge, sen nasıl oldun?
- Donarak oldum.
- Ne kadar korkunc.
- Yok o kadar kotu değildi, soğuktan titremem gecince ısınmaya başladım ve uyku bastı, sonunda huzur dolu bir olum.
- Peki sen nasıl oldun?
- Ağır bir kalp krizi gecirdim. Kocamın beni aldattığını sandım, onu iş ustunde yakalamak icin eve erken geldim, fakat evde tek başına televizyon seyreder halde buldum.
- Sonra ne oldu?
- Kesinlikle evde başka bir kadının olduğundan emindim, butun evi aramaya başladım. Catıyı, yatakların altını her yeri aradım fakat bulamadım. Ararken aşırı yorulmuşum, kalp krizi gecirdim ve oldum.
- Ah be guzelim bir de derin dondurucuya baksaydın, şu anda ikimiz de yaşıy

YA USTUNDE BEN DE OLSAYDIM
Bir gun Hoca eşeğini kaybetmiş. Aramadık yer, sormadık
insan bırakmamış ama ne olmuşsa olmuş,bulamamış eşeği.
Oturup derdine yanacak yerde, bu hale de şukretmeye
başlamış. Komşuları:
-Bre Hoca,,, canın sağ olsun ama, neticede eşekten
oldun, şukredecek ne var bunda?” demişler.
Hoca cevap vermiş:
-A komşular, ben şukretmeyim de, kimler şukretsin, ya
ben de eşeğin ustunde olsaydım!


BİZ BURAYA TAŞINMADIK MI?
Nasreddin Hoca’nın evine bir gece Hırsız girmiş. Evde
ne var ne yok toplayıp giderken durumu farkeden Hoca
yatağından kalkmış, evde kalan eşyalardan bir kacını
eline alıp Hırsız’ı izlemeye başlamış. Bir sure sonra
Hırsız kendi evine gelmiş kapıyı acmış, Hoca da
ardından girince Hırsız şaşırmış:
- Be adam ne arıyorsun burda? diye sormuş.
Hoca da
-Hic ne olacak. Biz buraya taşınmadık mı? demiş


BUGUNLERDE HİC SATMADIM
Nasreddin Hoca bir gun pazarda dolaşırken Adamın Biriyanına yaklaşıp:
- Hoca efendi bu gun ay kaca geldi? demiş.
Hoca da adama cevap vermiş:
- Valla bilmiyorum. Bugunlerde hic ay alıp satmadım.


BEN ZATEN İNECEKTİM
Nasreddin Hoca bir gun eşeği Karakacan’a binip yola
cıkmış. Karakacan aniden urkup hızla koşmaya başlar,
koy meydanında aniden durur.Karakacan’ın ustundeki
Hoca tutunamayıp eşekten duşer.Olayı gorenler, yere
yayılan Hoca’ya bakıp guluşmeye başlar.Hoca hicbir şey
olmamış gibi yerden kalkar, ustunu silkerken şoyle der:
- Boşuna gulmeyin, der .
- Duşmeseydim zaten ben inecektim.


SANA NE ?
Hoca bir gun kahvenin onunde mahalle dostlarıyla
birlikte oturmuş sohbet ediyormuş.Komşusunun Biri,
yoldan elinde tepsiyle gecen birini gostererek:
- Hocam bak Adamın Biri bir tepsi baklavayla gidiyor,
demiş.Hoca:
- Bana ne ?
Baklava taşıyan Adam, Hoca’nın evine yonelmiş.Bunu
goren Komşusu:
- Hocam baklavayla gecen adam sizin kapıya
vuruyor.Hoca gayet rahat: - Sana ne?





KAYBOLAN AYAKLAR
Cocuklar bir gun dere kenarında oynuyormuş.Nasreddin
Hoca’yı goren cocuklar, ‘hadi Hoca’ya şaka yapalım’
demişler.Cocuklar ayaklarını birbirine dolaştırıp:
- Hocam ayaklarımız karıştı, bulamıyoruz,
demişler.Hoca şoyle bir bakmış eline bir sopa
almış.Cocukların ayaklarına ufaktan dokunmaya
başlamış.Cocuklar hemen ayaklarını cekmişler. Hoca:
- Gordunuz mu? Nasıl da buldunuz ayaklarınızı, demiş.


TABUTUN NERESİNDEN
Akıllının Biri, Nasreddin Hoca’ya sorar:
- Bir cenaze toreninde tabutun neresinde durmam gerek?
Sağında mı, solunda mı, onunde mi yoksa arkasında mı ?
Hoca gulumser:
- Tabutun icinde olma da neresinde olursan ol.


BİZİM COCUKLAR
Nasreddin Hoca’nın karısı olur. Olen karısından beş
cocuğu olan Hoca, beş cocuğu olan bir dul kadınla
evlenir.Hoca’nın yeni eşinden de iki cocuğu olur. Bir
gun karısı feryadı basar:
- Hoca Hoca yetiş! Senin cocuklarla benim cocuklar bir
olmuş, bizim cocukları dovuyorlar


HELLO
Hoca’ya sormuşlar:
- Hocam konuşmalarımızda “cavv - cuzz -bye - hello”
demek gunah mıdır?
Hoca cevap vermiş :
- E herıld yani…


BU DA DUŞUNUYOR!
Nasreddin Hoca pazarda geziniyormuş, Papağan Satan bir Adam gormuş.
WAdam, Papağan’a 10 altın istiyormuş
.Buna sinirlenen Hoca, derhal eve giderek Hindisini pazara getirmiş ve Papağan
Satan Adam’ın yanında bağırmaya başlamış: -Hindi 20 altın ! Hindi 20 altın !
Pazardakiler:
-Ne diyorsun Hocam! Hic 20 altına Hindi olur mu?
Demişler.Hoca da cıkışmış:
-Siz el kadar Papağan’a 10 altın istiyorsunuz da, ben
kocaman Hindi’ye 20 altın istemişim cok mu ?
Papağan Satan Adam seslenmiş:
-Ama Hocam bu konuşuyor.
Hoca cevap vermiş:
-Ne yani o konuşuyorsa, bu da duşunuyor!


EŞEK
Bir gun Komşusunun Biri, Nasreddin Hoca’dan eşeği Karakacan’ı istemiş. Hoca da vermiş. Sonra komşu hep
istemeye başlamış. Hoca bakmış eşeğin canı cıkıyor. Gunlerden bir gun Komşu yine eşeği istemiş Hoca:
- Eşek yok, demiş.
Tam o sırada Karakacan ahırdan anırmaya başlamış. Bunu duyan komşu:
-Hocam eşek icerde anırıyor demiş.
Bunun uzerine Hoca:
-Koskoca Hoca’ya inanmıyorsun da eşeğe mi inanıyorsun be adam, der.


SEN Mİ,YOKSA BEN Mİ SATACAĞIM
Nasreddin Hoca turşuculuk yapıyormuş.
- Haydi turşucu geldi,turşucuuuu… diye bağırdığında eşeği anırıyormuş.
Durum bir kac defa tekrarlanınca Hoca, Karakacan’ın kulağına eğilmiş:
- Yeter be! Turşuyu sen mi satıyorsun yoksa ben mi ? demiş.


ERKEK Mİ? DİŞİ Mİ?
Adamın Biri, Hoca’ya sorar:
- Nuh’un gemisine zeytin dalını ağzında getiren
guvercin erkek miydi? dişi mi ?
Hoca cevap verir:
- Tabii ki erkekti eğer dişi olsaydı, ağzını o kadar
kapalı tutamazdı.


ESKİMİŞ AY
Bir gun hoca ya sormuşlar;
- Hocam eskimiş ayı ne yaparlar.
Hoca:
- Ne yapcaklar kırıp kırıp yıldız yaparlar

KUYUYA DUŞEN AY
Bir gece Nasreddin Hoca kuyudan su almaya gider.Bakar
ki ay kuyuya duşmuş. Hoca:
– Kadın kadın, diye hanımına bağırır. ‘Bana cabuk bir
kanca getir yoksa ay boğulup olecek’.
Karısı kancayı getirir. Nasreddin Hoca kancayı kuyuya
atar ceker ceker kanca gelmez.Hoca, ‘galiba ay’ı
tuttum’ der. Kancanın ipi gerilir gerilir ve kopar.
Sırt ustu duşen Nasreddin Hoca gokyuzunde ay’ı gorur.
-Duştuk duşmesine ama ayı da kurtardık, der.


COK GEZSEYDİ !!
Hoca’nın karısı duğun, dernek gezermiş. Koyluler
Hoca’ya:
-Hocam senin hanım biraz fazla dolaşmıyor mu?
demişler.
Hoca bu duruma şoyle cevap vermiş:
-eğer cok gezseydi arada bi bize de uğrardı….


HEMEN EVER !
Komşu Kadınlardan Biri Hoca’ya sorar:
-Ah Hoca Efendi kızım son zamanlarda cok hırcınlaştı,
bir turlu sakinleştiremiyorum. Herşeyi kırıp
dokuyor.Bizim Kız’a bir akıl ver Hocam.
Hoca cevap verir:
-A benim değerli komşum, senin kızına akıl değil, bir
koca lazım.Sen onu hemen ever!


YA TUTARSA
Hoca birgun gol kıyısına oturmuş gole maya calıyormuş,
ordan gecen Komşusu Hoca’ya
-Aman Hocam gol hıc maya tutar mı ?
Hoca da cevap vermiş:
-Sen loto oynuyosun biz bişey diyormuyuz.


BİR FİL DAHA İSTİYORUM
Timur, Anadolu’ya gelince Akşehir’e de
uğrar.Beraberinde filini de getirir.Sultan’ın fili,
serbest bırakıldığı icin bağa bahceye zarar
verir.Komşuları toplanmış
-Hocam duş onumuze de şu Fil’i şikayet
edelim.Bağımızı, bahcemizi perişan etti, demişler.
Hoca duşmuş ahalinin onune varmış Timur7un
kapısına.Beraberce Timur’un konağına varan ahali, Hoca
kapıdan iceri girince, korkudan kacar.Ve Hoca,
Timur’un huzurunda yapayalnız kalır.Timur, Hoca’ya
isteğini sorar.Hoca da:
-Sultanım der, sizin Fil’in canı sıkılıyor galiba,
uygun gorurseniz yanına bir Fil daha istiyorum

Devamı Gelicek
__________________