>> >>Papagan
> >>Adamýn biri is donusu posta kutusunda telefon faturasýný
> >>gorur. Bir
> >>bakar
> >>ki fatura tutarý 3 bin YTL. Beyninden vurulmusa doner.
> >>Hemen
> >>ayrýntýlý fatura ister. Fatura gelir. Aranan butun numaralar adamýn
> >>
> >>arkadaslarýna ve dostlarýna aittir. Adam "Bu nasýl olur? Odeyecegiz
> >>
> >>mecburen" der.. O
> >>
> >>sýrada
> >>
> >>gozu papaganýna takýlýr. Bir an tereddut eder. Gece papaganý
> >>
> >>gozlemeye karar verir. Herkes uyuduktan
>sonra papaðan kafesinden
> >>cýkar
> >>
> >>ve
> >>
> >>telefonun basýna gidip rehberi acar, adamýn arkadaslarýný tek tek
> >>
> >>arayýp
> >>
> >>saatlerce konusur. Adam sinirden cýldýrmýs bir sekilde papaganý
> >>yakalar
> >>
> >>ve
> >>
> >>kanatlarýndan duvara civiler. Papagan carmýha gerilmis
> >>bir
> >>
> >>vaziyette duvarda asili kalmýstýr. Adam papaganý
> >>azarlar; "Bir
> >>
> >>hafta
> >>
> >>burada
> >>
> >>boyle
> >>
> >>asýlý kal da aklýn basýna gelsin. Cek bakalım cezanı." Adam
> >>gittikten
> >>
> >>sonra
> >>
> >>Papagan bir bakar tam karsý duvarda carmýha gerilmis isa durmakta.
> >>
> >>Hemen
>muhabbet baslar; "Birader sen ne kadardır buradasın?" "2005
> >>
> >>yıldır
> >>
> >>buradayım" der İsa. Papagan hayretler icinde kalır; "Ohaaaa! Nereyi
> >>
> >>aradın
> >>
> >>lan oyle"
2))
otobus...
hollywood'un 46 kez işlediği, "ucakta pilotlar olur ya da bayılır, yolculardan biri (mumkunse bir cocuk) telsiz talimatlarıyla ucağı sağ salim indirir" klişesinin otobuse uyarlanmış hali.

- aloo, aloo, abi ben kamil koc istanbul-ankara otobusunden arıyorum. kaptan molada ickiyi fazla kacırdı herhalde, uyuyor şimdi.

+ evlat sakin ol, muavin orda mı?

- hayır, otobuste değil, tanrım ona ne olduğu konusunda hicbir fikrim yok!

+ tamam evlat, hic korkma, sizi kurtaracağız. şimdi şoforu yavaşca koltuktan yana cek, sen oturacaksın onun yerine.

- ama onu yana cekersem duşer, kendinde değil!

+ duşsun pezevenk! oraya senin oturman lazım.

- tamam, oturdum. şimdi ne yapmalıyım?

+ direksiyonu tut, ne cok sıkı ne cok gevşek.

- tuttum. cok eğlenceli gorunuyor ehu
+ evlat, ciddi ol, 40 yolcunun hayatı senin elinde. şimdi; onundeki panelde bir cok gosterge var değil mi? tam ortadaki buyuk olana bak, ne yazıyor orda?

- bismillahirrahmanirrahim.

+ hayır gostergenin ustundeki yazıya değil gostergeye bak! hız gostergesine bak, kacla gittiğinizi gorebiliyor musun?

- sıfır.

+ nasıl sıfır? dikkatli bak.

- sıfır, gercekten sıfır. olecek miyiz?

+ otobus duruyor mu gidiyor mu bunu soyle bana seni kuş beyinli!

- duruyooor

+ kalk sitt..r git eşşoğlueşşek! bize de panik yaptırdın. şofor uyanınca devam edersiniz.

3))

Temel torununa savas¸ hikayelerini anlatiyormus

"Savasta dusmanlar etrafimizi sardi... Bizi esir aldilar...

Komutanlari bize dedi ki :

"Simdi iki seceneginiz var: Ya simdi burada olursunuz, ya da burada

hepinizi yatirip bi guzel beceririz"

Torun hemen merakla sormus :

"Peki sonra ne oldu dede?"

Temel bir an duraksamis :

"Hepimizi oldurduler”

4))

Yaşlı bir kadın kedi maması almak icin markete gider. Uc kutu alıp kasaya goturur. Kasadaki kız ;" Uzgunum bayan ama bunları
alabilmeniz icin kediniz olduğunu kanıtlamanız gerekir. Bir cok yaşlı insan bunları kendileri yemek icin aldıklarından kediniz olduğuna inanmadan size bunları satma yetkimiz yok." der. Bunun uzerine yaşlı bayan eve gidip kedisini alır ve markete getirir. Market bunun uzerine kadına kedi mamasını satar. Ertesi gun yine yaşlı kadın uc kutu kopek maması almaya kalkar. Kasiyer
yine kadından kopeği olduğuna dair bir kanıt ister. Cunku yaşlı insanlar bazen de kopek maması yemektedirler. Bunun uzerine
kadın yine evine doner kopeğini alıp markete gelir ve mamaları alır. Ertesi gun yine yaşlı bayan markete gelir bu sefer elinde bir kutu vardır. Kasiyere gider ve elini icine sokmasını soyler. Kasiyer korkarak; " Hayır, icinde beni ısıracak bir yılan olabilir." Yaşlı kadın;" İnanın, kutunun icinde size zarar verebilecek hic bişi yok. Lutfen elinizi kutunun icine sokun.". Bunun uzerine kasiyer elini kutuya sokar ve sonra elini koklayarak ; "Bu şey sanki b.k gibi kokuyo." der Yaşlı kadın devam eder;" Evet oole. Şimdi lutfen uc rulo tuvalet kağıdı alabilir miyim?"

5))

>>Bir rahip, bir doktor ve bir muhendis golf sahasının boşalmasını
>>beklemektedirler.
>>Muhendis:" Bu adamlar ne yapıyor boyle, 15 dakikadır bitirmelerini
>>bekliyoruz."
>>Doktor: "Bilmiyorum ama hic boyle bir sacmalık gormedim." Rahip: "İşte
>>gorevli geliyor, onunla konuşalım." Rahip: " Merhaba, Şu anda sahada
>>olan grup ne zaman cıkacak, neden bu kadar yavaşlar?" Gorevli: "Evet
>>onlar kor itfayeciler.
>>Klubumuzde
>>gecen sene cıkan yangında gozlerini kaybettiler. Bu yuzden istedikleri
>>zaman burada ucretsiz oynamalarına izin verildi. Rahip: "ne kadar
>>uzucu, bu akşam onlar icin dua edeceğim." Doktor: "Cok guzel bir
>>fikir, ben de hastanedeki doktor arkadaşlarla konuşup onlar icin bir
>>şeyler yapabilir miyiz diye bakacağım." Muhendis:
>>"Bu adamlar
>>neden geceleri oynamıyorlar?"
>>
>>********************************************** ** ***********
>>Uc isletmeci ve uc muhendis iş icabı trenle bir seyahate cıkacaklardır.
>>Tren garında
>>uc işletmeci uc bilet aldığı halde, muhendisler yalnızca bir tane alırlar.
>>Isletmeciler bunun sebebini sorduklarındaysa, "bekleyin ve gorun" derler.
>>Trene
>>binerler, bir sure sonra uc muhendis kalkıp beraberce tuvalete gider.
>>Konduktor
>>gelir, uc işletmeciden uc bileti aldıktan sonra tuvaletin kapısını
>>calar, "biletiniz lutfen" der. Muhendislerden biri eliyle bileti
>>dışarı uzatır. İsletmeciler de bunu gorurler. Artık taktiği
>>kapmışlardır. Donuş zamanı gelmiştir, yine gardalardır.
>>İşletmeciler gidip bir bilet alırlar. Bakarlar muhendisler bu sefer
>>hic bilet almıyor, şaşkınlıkla yine sebebini sorarlar, "bekleyin ve
>>gorun" der yine muhendisler. Yolculuk başlar. Işletmeciler beraberce
>>kalkip tuvalete giderler, ardından da muhendisler de karsisindaki
>>tuvalete. Konduktorun gelmesine yakın, muhendislerden biri dışarı
>>cıkar, karşıdaki tuvaletin kapısını tıklatıp "biletiniz lutfen" der.
>>Acılan kapıdan bir el bileti uzatır. Bileti alan muhendis diğer
>>tuvalete geri girer.
>>********************************************** ** ***********
>>Bir papaz, bir sarhoş ve bir muhendis giyotinle olum cezasına
>>carptırılmışlardır.
>>Sıra oncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar : "İnfaz
>>edilirken yukarı mi aşağı mi bakmayı tercih edersin?" Papaz cevap
>>verir : "Yukarı bakmak isterim. En azından olurken yuzum tanrıya donuk
>>olur." Papazin isteği yerine getirilir, giyotin bıcağı havaya
>>kaldırılır ve bırakılır. Bıcağın hızı kesilir kesilir ve tam papazin
>>boynuna santimetreler kala duruverir. Bu tanrıdan bir işaret olarak
>>gorulur ve papaz serbest bırakılır. Sıra sarhoşa gelmiştir. Bir umutla
>>sarhoş da yukarı donuk olmak istediğini soyler. Ayni şekilde giyotin
>>bıcağı tam sarhoşun boynuna yaklaşmışken yavaşlar ve durur. Bu da
>>tanrının bir işareti olarak kabul edilir ve sarhoş da serbest
>>bırakılır. En son sıra muhendistedir. Muhendis de yukarı donuk infaz
>>edilmek istediğini belirtir. Tam bıcak havaya kalkmışken muhendis
>>bağırır : "Durun bir dakika, bıcaktaki sorunun nerede olduğunu
>>anladım.
>>********************************************** ** ***********
>>Yonetici ve Muhendis
>>Buyuk bir sirketin ust duzey yoneticilerinden biri bir gun New York
>>uzerinde balonla dolasmaya cikar. Aksilik bu ya, pusulasini asagiya
>>dusurur ve kaybolur.
>>Inmek icin
>>uygun bir yer ararken bir gokdelenin tepesinde sigara icen bir adam
>>gorur ve alcalir.
>>"Pardon. Ben neredeyim acaba?" diye sorar.
>>"Yerden 500 feet yukseklikte bir balonun icindesin" der adam.
>>Yonetici sinirlenir:
>>"Sen muhendissin degil mi?" diye sorar.
>>"Evet." der adam. "Nereden bildin?"
>>"Cunku basim belada ve sana bir soru soruyorum. Verdigin cevap 100%
>>dogru fakat hic bir isime yaramiyor."
>>"Sen de yoneticisin degil mi?"
>>"Evet sen nereden bildin?"
>>"Cunku yerden 500 feet yukseklikte bir balonun icinde kaybolmussun.
>>Pusulan yok,
>>berbat durumdasin. Fakat bu simdi benim sucum oldu."
>>
>>
__________________