İş adamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. Derken, kapının onunden ağır ağır gecmekte olan paspal bir cocuk gorurler. Berber, iş adamının kulağına fısıldar; "Bu cocuk var ya, dunyanın en aptal cocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi..." Berber cocuğa seslenir: "Ali, buraya gel!". Bunun uzerine cocuk sakince dukkana girer ve yuzundeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar. Berber işadamının kulağına sessizce, "bak şimdi" diye fısıldar ve bir elinde beş yuz bin, diğer elinde beş milyonluk bir banknot olduğu halde cocuğa sorar: "Hangisini istiyorsan alabilirsin?"
Cocuk dalgın dalgın bir beş yuz bine bir de beş milyona bakar ve sonunda beş yuz binlik banknotu hızlıca cekerek berberin elinden alır. Berber işadamına doner ve gulerek: "Gordun mu? Sana soylemiştim." der.Tıraş bitince işadamı sokağa cıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali'yi gorur. Yanına giderek, neden beş milyonluk değil de, beş yuz binlik banknotu aldığını sorar.Cocuk hic de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir :
- Eğer beş milyonluğu alırsam oyun biter!"
____________________
Fransız olmanın faydaları
1. Geceyarısı TRT 2'de yayınlanan filmleri seyrederken altyazıları okumanız gerekmez.
2. Kendi nukleer silahlarınızı başka ulkelerde denersiniz.
3. Salyangoz ve kurbağa yiyebilirsiniz.
4. Kadınlar konuşmanıza bayılır.
5. Cirkin olsanız da sinema yıldızı olabilirsiniz.
İngiliz olmanın faydaları
1. Sıcak bira.
2. Wimbledon.
3. Gecmiste yaşayarak hala imparatorluk olduğunuzu duşunebilirsiniz.
4. Haftada bir kere banyo yaparsınız.
5. Madde dorde gore ic camaşırı değiştirirsiniz.
Avustralyalı olmanın faydaları
1. Buyuk dedenizin dunyanın hicbir ulkesinin kabul etmediği elikanlı bir cani olduğunu bilirsiniz.
2. Soğuk bira icersiniz.
3. Plajda soğuk bira icersiniz.
4. Evde soğuk bira icersiniz.
5. Timsahları seyrederken soğuk bira icersiniz.
Hintli olmanın faydaları
1. Harika bir İngilizce.
2. Sabahtan akşama meditasyon.
3. Evde dolaşan maymunlar.
4. ineklerin bolluğu
5. Kamasutra.
Alman olmanın faydaları
1. Her işinizi Turklere yaptırırsınız.
2. Turklere "Merak etmeyin sizi Avrupa'ya alacağız" dersiniz.
3. Sıkılınca Turklerin evlerini yakarsınız.
4. Tarihinizden bahsetmezsiniz.
5. Cok sıkışınca "Sucluyum" dersiniz.
İspanyol olmanın faydaları
1. Amerikayı kılıctan gecirmekle ovunursunuz.
2. Sahilleriniz Almanlar ve İngilizler tarafından işgal edilmiştir.
3. Gerisini zaten Araplar işgal etmişlerdir.
4. Sokakta boğalar koşar.
5. Kadınları etkilemek icin dar pantolon giymek zorundasınız.
TURK OLMANIN FAYDALARI
1. İcten ve dıştan butun saldırılara, enflasyona, trafik canavarına,komşularına, Avrupa'ya ve butun dunyaya rağmen asırlardır ayakta kalarak doğal seleksiyonun yarattığı en guclu millete ait olmanın tadını cıkartırsınız...
2. Butun dunyanın kaos olarak tanımladığı durumlarda kendinizi evinizde hisseder, huzur icinde yaşarsınız...
3. Dunyanın en guzel plajlarında, dunyanın en guzel manzaralarına karşı denize girer, bununla da kalmaz denizde, kuyuda soğutulmuş karpuz yersiniz. Hatta akşama rakı, yanında meze istersiniz...
4. Radyo dinlerken duyduğunuz bir parcayla kaderinize kuser,ağlamaklı olur, ondan sonrakiparcayı duyar kalkar fıkır fıkır oynarsınız...
5. Her sabah vatanı kurtarmak uzere yeni bir senaryo ile uyanır,bugunun işini yarına bırakarak yatarsınız.
__________________
Sevgili gunluk, Bu sabah Hurriyet'in Kelebek ekinde sigarayı bırakmanın vucuda yaptığı olumlu etkileri anlatan bir haber okudum. Bu tarz haberlerden oldum olası tiksinmeme rağmen nedense coşup sigarayı bırakmaya karar verdim. Kararım kesin, sigarayı bırakıyorum. Bu kararımın vucuduma etkilerini gosteren tabloyu başucuma astım. İcimin zehirden temizlenmesini tabloya bakarak daha rahat hissedeceğim. Şimdi masanın uzerindeki dolu sigara paketini buruşturup cope sallıyor ve sağlıklı gurbuz bir kişi olma yolundaki ilk adımımı atıyorum.
SEKİZİNCİ SAAT
Sevgili gunluk,
Tabloya gore sigarayı bıraktıktan sekiz saat sonra tansiyon ve nabız normale donuyormuş. İnanır mısın, bunu hissediyorum sanırım. Tamam, tansiyon ve nabzımın bundan sekiz saat onceki halinde de anormallik hissetmemiştim,ama normale donmesi iyi bir şey herhalde. Coşkumu paylaşmak icin Teoman'ı aradım, sigarayı bırakmama "gecici Ubeyd Korbey sendromu" adını taktı. "Oğlum" dedim, "bak tam sekiz saattir sigara icmiyorum, tansiyonum ve nabzım cillop gibi oldu".
Bunu soyleyince kendi nabzının ve tansiyonunun da harika olduğunu soyledi, meğer sekiz saattir uyuyormuş. ****** işte, ben ne diyorum o ne diyor. Yalnız laf aramızda, kafama takıldı gercekten, demek ki gunde sekiz saat uyuyan bir sigara tiryakisinin tansiyonu ve nabzı da gunde bir kere normalleşiyor. E peki, tansiyon ve nabız gunde uc kez normale donemeyeceğine gore benim kazancım ne bu işten? Demek ki, savaşı erken bırakmayacaksın. Yoksa Teoman itinden ne farkım kalır? Onun tansiyonu da normal, benimki de.... Neyse, bakıcaz....
ONUNCU SAAT
Sevgili gunluk,
Sigarayı bırakırken başlangıcın cok zor gectiğini duymuştum. Hic de değilmiş. Az once yemek yedim, iştahım acılmış, yemeklerin tadını daha iyi aldım. Yıllardır ilk kez yemeğin uzerine sigara icmeyeceğim.
ON BİRİNCİ SAAT
Acaba azaltarak mı bıraksam? Sadece yemeklerden sonra icsem mesela? Yok yok, dayanmam lazım. Kuruyemişciye gidip kabak cekirdeği alayım, oyalanırım.
ON UCUNCU SAAT
İki saattir aralıksız kabak cekirdeği yiyorum. Ve bir de yıldıran dejavu: "abi bu cekirdeğe elini surunce bırakamıyorsun."
ON DORDUNCU SAAT
Kabak cekirdeğini bırakınca yemekten sonrakine benzer bir sigara icme isteği uyandı. Cope attığım sigara paketini ararken telefon caldı, Teomanmış. "Sağlığında yeni duzelmeler var mı?" diye sorup kahkaha attı .Vay ayı vaaay, sigarayla mucadelemde başarısız olmamı bekliyor demekki. Bu beni sinirlendirmekten cok kamcıladı. Ulan Teoman, goruşuruz bakalım. İlk işim sigara paketinin olduğu cop torbasını evden atmak
ON YEDİNCİ SAAT
Sevgili gunluk,
Kendimden utanıyorum. Az once kapıdaki cop torbasını geri almaya karar verdim, kapıcı goturmuş. Kararsızım, sigarayı bırakanların sinirli olmaya başladığı ve kilo aldığı soyleniyor. Şişman ve sinirli biri olup Huseyin'e benzemeyeyim sakın?
YİRMİ DORDUNCU SAAT
Sevgili gunluk,
Biliyor musun, sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra kalp krizi riski yuzde 25 azalıyormuş. Fena değil ha, ne dersin? Teoman'ı aradım az once, sana en fazla 15 gun veriyorum dedi. Kalp krizi riskinin azalmasından sozettim, guldu. Gul bakalım Teoman efendi, gul... Gidip kabak cekirdeği alayım.
İKİNCİ GUN
Sevgili gunluk,
Dun cok kotu gecti. Kuruyemişciye gidip bir kilo kabak cekirdeği aldım. Gazeteleri cıkmadan okusaydım keşke, Hıncal Uluc koşesinin yarısını "kabak cekirdeğinin cinsel guce katkıları"na ayırmış. Allahım, ya kuruyemişci de okumuşsa yazıyı? Ulan yuz gram al cık, bir kilo niye alıyorsun? Bundansonra o dukkanın onunden gecemem.
UCUNCU GUN
Sevgili gunluk,
Cok guzel bir gundeyiz. Sigarayı bırakmamın uzerinden 72 saat gecti, yani sinir uclarım bugunden itibaren yenilenmeye başlıyor. Daha da guzeli, sevgilim geliyor. Bugun biraz sinirli gibiyim, kızın yanında arıza yapmasam bari...
DORDUNCU GUN
Sevgili gunluk,
Dun ne guzel başlamıştı hatırlarsın, ama korktuğum başıma geldi ve sevgilimle kavga ettim. Her şey iyi başlamıştı halbuki. Bir ara dışarı cıktık, ben sosisli sandvic almak istedim, hanımefendi karşı cıktı. Neymiş, yuruyerek yemek yenilmezmiş. Durduk yerde kavga cıktı. Sonunda dayanamayıp karşıdaki lokantaya gittim ve patlıcan musakka soyledim. Garson tabağı getirir getirmez hatunun yanına koştum ve "yuruyerek yemek oyle yenmez boyle yenir" diyerek elimde tabak yurumeye başladım. Bir yandan da musakkayı yemeye calışıyorum. Kız kacmaya başladı, ben de peşinden koşuyorum. Bir ara ağzımdan kopukler cıktığını farkedince durakladım. Elimdeki tabağı cope atıp eve dondum. Sevgilimin telesekreterine not bıraktım, umarım arar.
BEŞİNCİ GUN
Sevgili gunluk,
Bu sabah İstikbal'den cek-yat gelecekti, oğlene kadar bekledim, ne gelen var ne giden. Birden sinirlerim tepeme cıktı, elimde odunla beklemeye başladım. Hayır, niye sozunde durmuyorsun kardeşim? Sabah dediysen sabah getir. Adamlar saat ucte geldiler, ben odunla kapıya cıkınca tedirgin olup kactılar. İstikbal'i arayıp siparişi iptal ettim, Yataş'ı var Mobella'sı var canım, banane yani...
ALTINCI GUN
Sevgili gunluk,
Sevgilim aradı, bana cok kızgın olduğunu soyleyip bir cuval zır zır yaptı. zaten ona moralim bozuk, bir de Teoman gelip karşımda fosur fosur sigara imesin mi? Dumanı suratıma uflediğinde caktırmamaya calışarak icime cekmeye calıştım. Ulan ozlemişim be...
YEDİNCİ GUN
Sevgili gunluk,
Kabul etmem gerekir ki bugun cok sinirliydim. Gevşemek icin televizyonu acıp belgesel izlemeye başladım. Discovery Channel'da Timsah Avcısı diye bir lavuk var, 10 dakika dayanamadım herife. Eline bir yılan almış, yılan cıtır cıtır ısırıyor, bu gevrek gevrek guluyor. Neymiş, yılan zehirsizmiş.Ya arkadaşım, zehirsiz diye ne bu yani? National Geographic'I acıyorum, zurafalar var, daha iyi. Ama zurafalardan, Mary ve ailesi diye soz ediliyor. Allah belanızı versin hepinizin. Sut icip uyumaya karar veriyorum, sut şişesinin uzerine "lutfen calkalayınız" yazmışlar. Cal-ka-la-mı-yo-rum. Mecbur muyum lan sizin şişenizi temizlemeye. Para almasını biliyorsunuz eşşoğlueşşekler sizi be! Akşam arkadaşlarla bira icmeye gittik. Buinsanlarne kadar anlayışsız var ya gunluk, aklın oynar.Ulan zaten sigarasız bira iciyorum, beynim sulanmış, hala uzerime geliyorlar. Masada ideolojik hadise cıktı, dışarı kadar uzadı. Tartışma sorun değildi de "sigarayı bıraktığındanberi kilo aldın lan kocagot" deyince dayanamayıp kafa attım Teoman'a. Yapmasam iyiydi.
SEKİZİNCİ GUN
Sevgili gunluk,
Teoman arayıp bir daha benimle goruşmek istemediğini soyledi. Cok umurumdaydı lavuk. Gereken cevabı verdim zaten. Bu arada, gazetede okudum yine. Sigarayı bırakmanın ceşitli yontemlerinden bahsediyordu. Azaltarak bırakma ve marka değiştirerek bırakma maddeleri ilgimi cekti. Acaba? Ama yok yok, bu kadar dayandım, gerisini getirmek lazım.
DOKUZUNCU GUN
Sevgili gunluk,
Sana ne zamandır sevgili gunluk diye seslenmediğimi farkettim. Oysa sen bu dunyada beni anlayan tek varlıksın, tek dostumsun. Bugun ne oldu biliyormusun, sevgilim beni terketti. Alcak kadın, Manyaklaştığımı soyleyip ayrıldı benden. Bu arada kabak cekirdeğinin bokunu cıkardım, her tarafımda sivilce cıktı.
ONUNCU GUN
Sevgili gunluk,
İki gun once, sigarayı bırakmanın ceşitli yontemlerinden sozetmiştim. Ben iki yontemi birleştirip hem marka değiştirdim hem de azalttım. Gunde uc tane yemeklerden sonra Parliement iciyorum. O kadar zaman sonra ilk icilen sigaranın bir guzel kafası var, şaşırırısın.
ON BİRİNCİ GUN
Sevgili gunluk,
Kendime bir iyilik yapıp sigarayı beşe cıkardım. Ha uc, ha beş. Eskiden gunde bir paket iciyordum, şimdi beş tane iciyorum. Yine kazanclıyım yani...
ON İKİNCİ GUN
Sevgili gunluk,
Bugun gazetede Amerika'da yapılan bir araştırmayla ilgili haber okudum. Habere gore gunde 10 taneye kadar sigaranın cok fazla zararı yokmuş. Ustelik sigaranın markasını değiştirmekten falan da bahsedilmiyordu. Madem oyle gunde 10 tane Camel icebilirim.
ON UCUNCU GUN
Sevgili gunluk,
Sevgilimi ve Teoman'ı arayıp ozur diledim. Sevgilim, bir sure daha goruşmek istemediğini soyledi. Ağzımdan kopukler cıkarken koşturduğum sahneyi unutamıyormuş. Haklı kız, bir şey soyleyemedim. Teoman aramızda gecen hadiseyi sigaraya yordu, ona gore yavaş yavaş sigara icmeye başlayınca beynim tekrar faaliyete gecmiş. Neyse barıştık ve yarın akşam buluşmaya karar verdik.
ON DORDUNCU GUN
Sevgili gunluk,
Teoman'la ocakbaşına gittik. İctiğim sigaraları saymadım. Teoman'ın da dediği gibi, sigaranın zararlarını bilerek iciyorum, kime ne? Sana da soruyorum gunluk, sana ne?
ON BEŞİNCİ GUN
Sevgili gunluk,
Pufur pufur iciyorum sigaraları. Bir de, "sigaraya tekrar başlayınca ne olur" tablosu yapmaya başladım. Sevgilim de bir daha sigarayı bırakmayacağım sozunu verince geri dondu. Elveda gunluk, bir daha işim olmaz seninle.
___________________
Normal yaşamında gayet normal iletişim kurabilen insanlar nedense televizyon programlarında, ozellikle canlı yayınlarda bu yetilerini kaybedebiliyorlar. Ornekler bir araya geldiğinde ortaya cok komik bir manzara cıkıyor...
Omer Cavuşoğlu: Elini vicdanına koy!..
İhsan Kalkavan: Tamam koydum...
Muhabir: How was Sergen's freekick goal?
Van Hooijdonk: It was fantastic...
Lig Tv muhabiri: Evet sayın seyirciler cok fantastikti diyor...
(Şansa Dansa'da Seray Sever, Fatih'e ipucu verir)
Seray Sever: Moooo!..
Fatih Urek: Geyik?
Seray Sever: Ya mooooo!..
Fatih Urek: Tamam buldum... Ceylan?
Gulben Ergen: 6 kilo verdim, toplam 5 ayda. Ayda 2 kilo kadar yani... (2X5=6)
İbrahim Tatlıses: Ben Muslum Baba'nın terini bardağa koyup icerim!..
Emre Aşık: 90 dakika boyunca terimizi ıslattık... (Fenerbahce-Beşiktaş macı sonrası)
Şansal Abi: Ne kazanan memnun hakemden ne deee... Tabii kazanan yok kazanan Turk futbolu... (2-2 biten FB-BJK macı sonrası toparlamaya calışıyor.)
Umit Aktan: Cordoba topu kucağına alma yetkisi olan iki adamdan biri, diğeri Recep...
Şansal Abi: Olağanustu hastayım...
Erman Hoca: Goller Ay'dan geliyor, ne Ay'ı, Merih'ten geliyor!.. (Fenerbahce'nin yediği goller hakkında yorumu..)
İsmet Badem: Şu an tansiyonum ve kalbim durmak uzere... (Ulkerspor-Lottomatica Roma macından sonra...)
Erman Hoca: Yav Letonya'nın defansı kalas gibi, kessen iki oturma takımı bir masa yaparsın...
Guntekin Onay: İtalyan yonetmen bu macı şimdilik iyi yonetiyor... (2.Yarıda) Alman hakem iyi yonetiyor, yaptığımız hicbir faulu gormuyor!.. (Lazio-Beşiktaş macında)
Nermin Kartal Orkmez (NTV muhabiri): Letonya'da Letonlarla yaptığımız macta...
Ahmet Cakar: Hasan koşsa anlarım ama durarak hareket ediyor...
Hakan Şukur: Benim de hic hatam oldu demiyorum...
Guntekin Onay: Sergen 1 metre icerdeydi ve adeta Stam`ın belinden su aldı... (Lazio-Besiktaş macında)
Guntekin Onay: Savunmada hata yapmazsak ikinci golu her an bulabiliriz, onun mujdesini vereyim buradan size...
Ahmet Cakar: Beşiktaş, Chelse`yi yarım-sıfır bile yense tur atlayacak... (Lazio-Besiktaş macı sonrası)
Ahmet Cakar: Eğer Ali Aydın ben o ikinci sarı kartı Victoria`ya değil de yandan gecen Koray`a gonderdim deseydi butun Turkiye ona enteresan yerleriyle gulerdi...
Show Radyo Sunucusu: Zago`nun kel kafasından kayan top hız kazanıyor... (Genclerbirliği-Beşiktaş macında)
Turgay Şeren: İkinci gol de Boer`un ayağının şeyinden oldu, ucuncu gol gene de Boer`un şeyinden oldu...
Guven Sazak: Ne soylentisi? Aziz Yıldırım`ın başkan adayı olacağını kor sultan bile duydu. (Aziz Yıldırım`ın tekrar aday olacağı yonundeki soylentiler hakkında fikri sorulunca)
Erman Hoca: Şu an hangi aydayız? Ramazan. Ramazan deyince insanın aklına ne gelir? Pide... Başka ne gelir başka? Fırıncı kureği. Tak altına sokarsın alırsın pideyi...
Şansal Abi: Aman hocam!
Haşmet Babaoğlu: 70. dakikada Fenerbahceliler Yusuf Yusuf diye bağırıyorlardı...
Erman Hoca: Ben sana yandan gelir Şansal bi korum, seni kaleye sokarım!..
Şansal Abi: Aman hocam!
Erman Hoca: Kemal`e yapılacak en ufak bir itme Kemal'i iter...
___________________________________
- Siyah ekran cıktı efendim...
- Yazın kullanıci adınızı.
- Yazdım.
- Parolanızı da girin.
- Tamam.
- Garip karakterler akmaya başladığında klavyeden F7'ye basın.
- Elimle mi?
- Eee, siz bilirsiniz.
- Ben bir IMac kullanıcısıyım.
- Buyrun hanımefendi, sorun neydi?
- Benim CD surucumden iceri sinek girdi.
- Anlayamadım efendim.
- IMac'ime sinek kacti.
- Peki ben telefondan ne yapabilirim sizce?
- Ama goruyorum, yuruyor icerde.
- Bocek ilacı falan sıkın isterseniz...
- Bir şey olmaz mı?
- Bilmem, aslında biz IMac'e destek vermiyoruz pek, PC olsaydı yardımcı olabilirdim.
- Benim buyuk bir sorunum var, siz acaba eve hizmet veriyor musunuz?
- Eeoo, hayır? Burdan yardımcı olmaya calısayım...
- Ben internete girmeye calışınca bilgisayardan acayip sesler geliyor.
- Ne yaptığınızda geliyor o sesler?
- Bağlan diyorum, telefon sesi geliyor, sonra da cıyaklıyor.
- O modem sesidir efendim, o ses sizin modeminiz ve Turk.net modemi arasında bir bağlantı kurulduğu... (Sozumu keser)
- Yok yok, bozuk bu, siz iptal etmiyim diye oyle diyorsunuz... Benim hesabımı siler misiniz?
- Fakat bu bir sorun değildir, bu herkesin bilgis... (Yine sozumu keser)
- Ne yani, herkesin bilgisayarı gazi olan bebek gibi viyaklıyor mu, kimi kandırıyorsunuz Allah aşkına... Dolandırıcılar...
- Efendim sizin modemler bana kufrediyor.
- Anlayamadım efendim.
- Bunda anlayamayacak ne var, resmen kufrediyorlar işte.
- Emin misiniz?
- Buyrun dinleyin (telefonu cevirme sesi, calan telefon sesi, peşinden ana avrat kufur).
- Ee siz hangi numarayı aramıştınız bir kontrol edelim.
- 0... - 344 26 16.
- Bu sizin numaranız mı?
- Hayır, aradığım numara.
- Beyefendi, o bizim numaramız değil bir ev numarası.
- Ben 10 gundur bu numaradan bağlanmaya calışıyorum ama...
- O zaman doğaldır kufretmesi.
- Benim sayfalarım gelmiyor.
- Şu an yurtdışı cıkışımızı sağlayan uydudan kaynaklanan bir sorun var efendim.
- Bir ilgileniverseydiniz siz.
- Şey, uydu uzayda efendim.
- Haa, tamam o zaman.
- Benim kredi kartımdan para cekilmiş.
- Aylık hesap mıydi?
- Evet.
- O zaman her ay başında para cekilir efendim.
- Hani sınırsızdı lan bu...
- iyi akşamlar, bilmem ne net.
- iyi akşamlar birader, ben tam olarak 26 dakika 36 saniyedir internete bağlıyım ve haalaaaa hicbir şey gelmiyor, daha ne kadar beklemem lazım acaba? (sinirli bir ton)
- Gelmiyor derken sayfalar mı acılmıyor beyfendi?
- Hayır kardeşim, hicbir şey olmuyor. İşte bak 27 dakika 53 saniye oldu, hÂl yok.
- Internet explorer'i actınız mı beyfendi?
- Nasıl yani?
- Himm beyfendi, Internet'e girdikten sonra Internet explorer ya da Netscape programını calıştırarak web sayfalarını gezmeye başlamanız lazım.
- Alala, Internet'e girince kendi bağlamıyor yani.
- Sanırım makinam kilitlendi.
- Şimdi soyle yapalım, ctrl-alt-delete.
- Hepsine aynı anda mı?
- Evet.
- Ama parmaklarım yetmiyor?
- Bakın once ctrl'ye sol elinizin baş parmağıyla, sonra sağ elinizin baş parmağıyla alt-gr'ye, sonra da sağ elin işaret parmağıyla delete tuşuna basıyorsunuz.
- Ctrl'ye bastım, alt tuşuna da şimdi.
- Delete'e basıcaksınız.
- Ctrl'den elimi cekeyim mi?
- Hayır efendim.
- Peki alt-gr'den?
- Hayır efendim dedim ya, hepsine aynı anda basıyo olmanız gerekiyor.
- Daha kolay bir yolu yok mu?
- Var efendim, makinada reset yazan yere basın.
- Nerede o?
- İsterseniz ctrl alt delete'i deneyelim, basmanız gerek, sadece bir tuş kaldı.
- Tamam fişini cektim.
- Peki...
- İyi aksamlar.
- İyisi falan kalmadı beyfendi! Sinirden kopuruyorum, derhal iptal edin hesabımı!
- Buyrun, problem nedir hanımefendi?
- Bakın, birkac gundur sizden aldığım paketle Internet'e giriyorum, bu arada arkadaşlarım surekli telefonumun meşgul olduğundan şikÂyet ediyorlar, onceleri anlayamadım, sonra saatlere bakınca, ne zaman sizin hesabınızı kullansam telefonumun meşgul olduğunu anladım!!!
- Bu cok doğal hanımefendi, cunku modeminiz telefonunuzu kullanıyor bağlantıyı sağlayabilmek icin, bizimle bir ilgisi yok bunun, butun bağlantılarda aynı şey olur, hatta olması gereken de budur.
- Yok kardeşim yok, siz benim Internet'te olmamdan faydalanıp telefon hattımı kullanıyosunuz.
- Oyle bir şey teknik olarak mumkun değil zaten hanımefendi, lutf...
- İptal edin dedim, sorun cıkarmadan iptal edin, ben de bu işi buyutmeden kapatıyım, yoksa kotu olacak sizin icin.
- Hanımefendi siz bilirsiniz, fakat..
__________________
Komik Yazılar
Geyik0 Mesaj
●25 Görüntüleme
- ReadBull.net
- ReadBull Hakkında
- Sohbet Muhabbet
- Geyik
- Komik Yazılar
