Ekmeğin Parasını Ver Yeter
Koyden Kayseri’ye gelen koylu sabah kahvaltısı icin bir lokantaya girmiş. Sabahın erken saatleri olduğu icin oldukca kalabalık olan lokantada yer bulamayan koylu kasiyerin yanındaki kucuk masaya oturmuş. Garson gelince mercimek corbası soylemiş, fakat bizim koylunun karnı cok acıkmıştır ve corba gelene kadar ekmek sepetindeki butun ekmekleri yemiş.. Corba gelince onu da icmiş. Giderken kasada oturan Hacı Ağa’ya borcunu sorduğunda Hacı Ağa: “Ekmeğin parasını ver de corba bizden olsun” demiş.




Carşı Ağası Olsaydı
Kayserili, cocuğunu okutmuş, muhendis etmiş. Lakin o devirde zabıtalar “carşı ağası” olarak anılıyorlar ve oldukca itibarlılar. Kayseri halkı da esnaflık yaptığı icin, butun işleri carşı ağalarından bitiyor. Kayserili, muhendis oğluna kız istemeye gittiğinde oğlunun muhendis olduğunu soylemiş. Kız tarafı da: -Keşke muhendis olacağına biraz daha okusa da carşı ağası (zabıta) olsaydı, diyormuş




Kavuncunun Alcak Gonulluluğu
Kayseri meşhur belediye başkanlarından Osman Kavuncu, ufak tefek bir adamdır. Onun şohretini duyan bir kadın, derdimi cozse cozse Kavuncu cozer diyerek başkanın makamına gelir ve başkanı beklemeye başlar. Kavuncu gelince kadını da iceri alırlar ama kadın bu ufak tefek adamı başkanlığa hic yakıştıramamış olacak ki: “Ben Kavuncu’yu gormeye geldim, nerede?” diye sorar. Kavuncu da: -Sen derdini bana soyle teyze, gelince ben kendisine iletirim diyerek hem tevazu gostermiş, hem de kadının derdine deva olmuş.




Herif Gelsin de Dinlesin
Radyonun yeni cıktığı yıllarda Kayserili bir hanım radyo dinliyormuş. Radyoda bir turku duymuş. Rahmetli Kavuncu’nun “Asmalar da kol uzatmış dallere” isimli turkusuymuş bu. Kadın radyoyu kapatmış hemen: -Vooo bizim herif bu turkuyu cok sever, ağşam herif gelince acak da o da dinlesin




Topum Tufeğimi Geri Ver
Canakkale Muharebesinde Kayserili bir nefer topunun başına nobete gelmiş. Muharebenin şiddetli bir zamanı değilmiş, şurada bir abdest tazeleyim demiş. Tufeğini de topun uzerine bırakmış. -Topum, tufeğimin emaneti sana, diyerek ilerideki cukura gitmiş. Bu sırada komutan gelmiş, bakmış ki topun başında kimse yok, bir de nefer tufeğini topun namlusuna asmış. Cok hiddetlenmiş, şu tufeğini alayım da hesabını versin bakalım diye kızıp kopurmuş ama tufeği de topun namlusundan bir turlu sokemiyormuş. Komutan: -Ulan uyanık Kayserili bu tufeğe ne yaptı da sokulmuyor boyle diye duşunurken Kayserili de cıkagelmiş. Komutan acmış ağzını yummuş gozunu, demediğini bırakmamış. -Şu tufeği de nasıl yapıştırdıysan sok yerinden demiş. Nefer: -Yapıştırmadım komutanım demiş. Topa yaklaşmış: -Topum tufeğimi geri ver demiş ve komutanın şaşkın bakışları arasında tufeği almış. Komutanın gozleri yaşarmış, askeri kucaklamış ve onunla helalleşip yanından ayrılmış.

__________________