►FıkRaLaR◄
Bir gazeteci, ulkenin en zenginlerinden, 65 yaşlarında bir işadamıyla roportaj yapmaktadır. Sorar:
- Efendim, bize bugunlere nasıl geldiğinizi, bu serveti nasıl oluşturduğunuzu anlatır mısınız?
- Zevkle... 1920lerin sonuydu. 1. Dunya Savaşının etkileri yeni yeni siliniyordu, benimse cebimde birkac sentten başka bir şey yoktu. Cebimdeki 5 sentimle, bir elma aldım. Akşama kadar onu parlatıp, 10 sente sattım. O gece sabahı zor ettim.Ertesi sabah, 10 sentimle 2 elma aldım ve onları da sattım.
Boyle calışarak, bir ay sonunda, 10 dolardan fazla para kazanmış oldum. Ertesin ayın başında, karımın halası oldu ve bize 20 milyon dolar miras bıraktı...
Bir devlet dairesinin buyuk bir odasında 8-10 memur calışırmış.Bunlardan iki tanesinin masaları karşı karşıya olmasına rağmen
senelerden beri hic birbirleri ile konuşmamışlar, tanışmamışlar.Memurlardan biri saat tam beşte onundeki butun dosyaların muamelesini bitirir ve cıkıp giderken diğer memur onundeki dosyaların işi bitmediği
icin hep gec kalırmış.Bu boyle senelerce surup gitmiş. Bir gun dehşetli bir kar fırtınası
başladığı icin kimse daireden cıkamamış. Butun gece orada kalmak zorunda olduklarını anlayan memurlar dışarıdan kebap, lahmacun, rakı getirtip eğlenmeye başlamışlar.Masaları cok yakın olduğu halde birbiri ile hic konuşmayan iki memur alel acele kurulan rakı masasında da yan yana duşmuşler.Bir tanesi kadehini kaldırıp
-Yahu arkadaş bu kadar senedir hic konuşmak kısmet olmadı. Haydi şerefe! demiş.Oteki de
-Şerefe arkadaşım deyip mukabele etmiş.Kadehi ilk kaldıran
-Arkadaşım senelerden beri konuşmadık. Bari bundan sonra arada bir iş bitince beraber cıkalım, koşedeki meyhanede bir iki kadeh cekelimdemiş. Oteki memur
-Cok iyi olur ama benim işim sizinki gibi
saat 5 te bir turlu bitmiyor. Siz nasıl oluyor da işiniziz tam zamanında bitirebiliyorsunuz? diye sormuş.Oburu cevap vermiş
-Kimseye soylemiyeceğine dair soz verirsen sana bir sırrımı acıklayacağım demiş ve anlatmaya başlamış
-Bana karışık, icinden cıkılması zor olan bir dosya getirdikleri zaman ustune Ahmet beye havale yazıp kaleme geri gonderirim. Senelerce once Nasıl olsa bu koca bakanlıkta bir Ahmet bey vardır diye duşundum ve haklı cıktım. Şimdiye kadar havale ettiğim
dosyaların hic biri bana geri gelmedi..Oteki adam ayağa kalkmış, elini uzatmış ve
-Galiba artık tanışmamızın zamanı geldi,
bendeniz Ahmet demiş..
Dilbilgisi dersinde Karadenizli oğretmen, Erzurumlu oğrencisini sozluye kaldırıp sormuş :
-Pakmak fiilinin cekiminu yap pakalum...
-Erzurumlu oğrenci hemen atılır :
-Bakirem, bakirsem, bakir...
Oğretmen oğrencisinin bu cevabı karşısında :
-Uy diluni eşekarisu soksun.Oyle mi denur daa? Onun aslu poyledur :
-Pakayrum, pakaysun, pakay...
Bir gun oğretmen dilbilgisi dersinde calmak fiilinin gelecek zamana gore cekimlenmesini istemiş.Oğrencilerden biri de:
-Hapse gireceğim,hapse gireceksin,hapse girecek..
iki adam olur ve cennetin kapisina gelirler. Cennetin kapisinda Aziz Peter beklemektedir. Aziz Peter ilk adama sorar:
- Hayattayken ne is yapardin?
- Ben rahiptim, omrumu Tanriya verdim, karima sadiktim, her gun dua ettim, insanlara yardim ettim, cocuklari sevdim, der.
- Cok iyi, der Aziz Peter, al sana cennetin gumus anahtari.
Ikinci adama sorar:
- Hayattayken ne is yapardin?
- New Yorkta taksi soforuydum, der adam. Cok iyi, al sana cennetin altin anahtari.
Rahip bunu gorunce ofkelenir.
- Aziz Peter, nasil olur bu? Ben omrumu Tanri ya adamis bir insanim, bana gumus anahtari bu taksi soforune de altin anahtari uygun goruyorsunuz?
Aziz Peter gulerek:
- Oglum, der. Sen vaaz verirken herkes uyuyordu, bu adam araba kullanirken herkes dua ediyordu.
Bir mahkeme salonu dusunun...bir davada taniklik etmesi icin kursuye yasli bir teyzeyi cagirirlar.. Kadin yerine oturur ve davalinin avukati kadina yaklasir...
-Bayan Jones.. beni taniyor musunuz?
Yasli teyze cevap verir:
-Ah evet Bay Williams sizi cocuklugunuzdan beri taniyorum..siz taa o zamanlar bile aileniz icin tam bir basbelasiydiniz..surekli yalan soyluyorsunuz,karinizi komsunuzla
aldatiyorsunuz,en yakinim dediginiz insanlarin
arkasindan konusuyorsunuz,2 dolar fazla kazanmak icin herkesi satarsiniz...
Davalinin avukati basta olmak uzere butun salon sok olur..Adam ne yapacagini bilemez bir halde kadina tekrar sorar:
-Peki Bayan Williams,ya karsi tarafin avukatini taniyor musunuz?
Kadin yine cevaplar:
-Elbette taniyorum..Cocuklugunda ona dadilik yapmistim.Tembel,odlek ve alkolik adamin tekidir..Eetrafinda bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altina kacirdigini soyluyor..
Yine herkes sokta..Butun salonu bir ugultu kaplar.Hakim kursuye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafin avukatini da kursuye cagirir..Ve ikisine de egilmelerini soylerek kulaklarina sunu fisildar...
-Eger bu kadina beni taniyip tanimadigini sorarsaniz ikinizi de yakarim
Amerika`da yaşayan unlu bir mafya babasının karısı doğum yapacakmış.Hastaneye kaldırmışlar. Doktorlar, hemşireler etrafında pervane. Kadını doğumhaneye almışlar.Kadın ikiz doğuracakmış.İlk cocuk gelmeye başlamış,
cocuk kafasını cıkarınca etraftaki kalabalığı gorur gormez hemen bağırmış:
- Hey Joe, onkapıyı tutmuşlar, arka kapıdan kacalım...
Bir papaz, bir sarhoş ve bir muhendis giyotinle olum cezasına carptırılmışlardır. Sıra oncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar:
İnfaz edilirken yukarı mı aşağı mı bakmayı tercih edersin?
Papaz cevap verir:
Yukarı bakmak isterim. En azından olurken yuzum tanrıya donuk olur.
Papazın isteği yerine getirilir, giyotin bıcağı havaya kaldırılır ve bırakılır. Bıcağın hızı kesilir kesilir ve tam papazın boynuna santimetreler kala duruverir.
Bu tanrıdan bir işaret olarak gorulur ve papaz serbest bırakılır. Sıra sarhoşa gelmiştir. Bir umutla sarhoş da yukarı donuk olmak istediğini soyler. Aynı şekilde giyotin bıcağı tam sarhoşun boynuna yaklaşmışken yavaşlar ve durur. Bu da tanrının bir işareti olarak kabul edilir ve sarhoş da serbest bırakılır. En son sıra muhendistedir. Muhendis de yukarı donuk infaz edilmek istediğini belirtir. Tam bıcak havaya kalkmışken muhendis bağırır:
Durun bir dakika, bıcaktaki sorunun nerede olduğunu anladım.
Bir gun Cennetin kapilari siddetle vurulmus:
- Gum Gum Gum !!
Iceriden seslenmisler:
- Kim o?
Disaridan gok gurultusu gibi bir ses:
- Biz Istanbulu fetheden Fatihin yigitleriyiz!
Iceriden hos geldiniz diyerek kapilar ardina kadar acilmis ve yigitleri iceriye buyur etmisler. Her sey cok guzel gidiyormus. Ta ki, 40 yil gecinceye kadar. Bir gun kapilar yine siddetle calinmis:
- Gum Gum Gum !!!
Iceriden sormuslar:
- Kim o?
Disaridan gok gurultusu gibi bir ses:
- Biz Istanbulu fetheden Fatihin yigitleriyiz!
Iceriden hemen cevaplamislar:
- Hadi len! Onlar 40 yil once geldi!
Disaridan yine ses gelmis:
- Biz mehter takimiyiz ancak geldik!!!
Kucuk cocuk okula yeni baslamisti. O aksam okuldan dondukten sonra yuzunu burusturarak soylendi:
-Annecigim okulda bile yalan soyluyorlar:
-O da ne demek oluyor yavrum? Olur mu oyle sey?
-Inanmazsan git de bak. Bizim sinifin kapisinda birinci sinifyaziyor. Halbuki oturacak yerlerin tamamı tahtadan...
Bir ana okulunda oğretmen cocuklara paraları oğretmek istiyordu.Cebinden bir 25 kuruş cıkarıp gosterdi :
-Bilin bakalım bu ne?
On sırada oturan kucuk bir cocuk cabucak cevap verdi :
-Tura!...
Cok iyi giyimli bir is adami Vatikana gelir papayla gorusmek istedigini soyler. Kendisini bir Kardinale gotururler. Adam israr eder.
- Sizinle degil, dogrudan Papa ile ve yalniz gorusmek istiyorum.
Sonunda adami Papanin huzuruna cikarirlar. Ama adamin ne istedigini merak eden Kardinaller kapinin disinda kulak kesilmis iceriyi dinlemektedirler.
Iceride sesler yukselmistir.
Adam : - 1 milyar dolar.
Papa : - Olmaz
- 2 milyar dolar.
- Hayir.
- 5 milyar dolar.
- Hayir.
Adam kapiyi carpar, hisimla uzaklasirken Kardinaller iceri kosusur.
- Sayin Papa hazretleri, 5 milyar dolar muazzam bir para. Dusunun bu para ile kac katedral, kac kilise yapilir, dunya uzerine kac misyoner gonderilirdi. Parayi nicin kabul etmediniz ?
- Ne yani ? Her duadan sonra Amin yerine Coca Cola mi deseydik ?
Adamin birini kirmizi isikta gectigi icin polis durdurmus, adamdan
ehliyet ruhsat istemis. Adam da Yanimda yok, arkadasin evinde
iciyorduk, sanirim fazla kacirdim, biraz sarhosum orada unutmus olmam
lazım demis.. Polis dumur olmus tabii..Kirmizi isik, alkol, ehliyet ruhsat yok...Gitmis komiserine durumu anlatmis...
Komiser gelmis adama ehliyet ruhsat sormus, adam cikartip uzatmis hemen.Komiser sasirmis tabiii...
Alkolmetreyi cikarip ufletmis, adamda zerre alkol yok...
Sasirmis tabi..
Yaw memur bana sizin alkollu oldugunuzu ve ehliyetinizin yaninizda
olmadigini soyledi demis.
Bizim uyanik donmus komisere..
Siz ona aldirmayin, pek iyi degil galiba.. Birazdan size kirmizi isikta
gectigimi filan da soyleyebilir
Yaşlı bir oğretmen, Fen Bilgisi dersinde kasları anlatıyordu.Bir ara oğrencilerden birine şu soruyu sordu :
-Şimdi ben boks yapsam hangi kaslar calışır?
Cocuk sakin sakin cevap verdi :
-İzleyenlerin gulme kasları oğretmenim!
Yasal Uyarı: Fıkralarımız Bağımlılık Yapmaktadır.
İyi Forumlar Rep ve Yorumlarınızı İhmal Etmeyiniz
__________________
Karışık En Kaliteli Fıkralar İşte :)
Geyik0 Mesaj
●20 Görüntüleme
- ReadBull.net
- ReadBull Hakkında
- Sohbet Muhabbet
- Geyik
- Karışık En Kaliteli Fıkralar İşte :)
