Temel Almanya'ya işci olarak calışmaya gider. Ucaktaki koltuğunun hemen yanında dunya tukuruk şampiyonu oturmaktadır.

Adam bir tukurur ve tukuruk Temelin kulağının yanından mermi gibi gecer.
Adam:-"Ben 96 olimpiyatları dunya şampiyonu Almanya'dan Hans" der. Temel tabi şaşırır.

Bir muddet sonra adam bir daha tukurur ve tukuruk Temelin kafasını sıyırarak gider.
Hans:
-"Ben 2000 dunya tukuruk şampiyonu hans"der.

Temel artık dayanamaz veHans'ın suratının ortasına tukurur.
Temel: "Daha acemiyim." der.


Adam korkunc bir kazada kulaklarının ikisini birden kaybetmiştir. Bu
> >>alışılmadık durum onu oldukca hassas ve alıngan bir kişi yapmıştır.
> >>Kaza sonucu sigorta şirketinden aldığı rekor tazminat acısını oldukca
> >>hafifletmiş ve ona her zaman hayalini kurduğu işini kurma olanağı
> >>vermiştir.Gelişmekte olan kucuk bir bilgisayar şirketini satın alır.
> >>Ancak hic yoneticilik deneyimi olmadığını gorur ve birini işe almaya
> >>karar verir.
> >>Uc tane aday secer ve her biriyle tek tek goruşur.
> >>İlk aday oldukca iyidir ve adam onu sevmeye başlar. Derken adaya sorar
> >>"Bende alışılmadık bir şey goruyor musun?"
> >>Adam yanıtlar
> >>"Eğer onu kastediyorsanız kulaklarınız yok."
> >>Adam uzulmuştur derhal adayı odadan kovar.
> >>İkinci aday birinciden de iyidir. Konuşmanın devamında adam aynı
> >>soruyu ona da sorar
> >>"Bende alışılmadık bir durum goruyor musun?"
> >>Aday "Evet" der "Kulaklarınız yok!"
> >>Adam uzgun ve kızgın onu da dışarı atar.
> >>Derken sıra ucuncu adaya gelir.
> >>Ucuncu bizim Temel. Tumunden de iyidir. (tabii ki) Butun sorulara
> >>mukemmel yanıtlar verir. Adam heyecanla sorar
> >>"Bende alışılmadık bir durum goruyor musun?"
> >>Temel "Evet kontakt lens kullanıyorsunuz." der.
> >>Adam iyice heyecanlanmıştır
> >>"Cok iyi! Bu senin zeki biri olduğunu gosterir nasıl anladın?"
> >>"Ula cok basit" der Temel.

"Kulakların olsaydı gozluk takardın!"


Ucakta beş kişi varmış.Bir araştırma icin yolculuk ypan heyette bir oğrencibir YOK gorevlisibir oğretmenbir bakan vede pilot varmış.Oldukca yuksek irtifada ucarkenucağın motorları birdebire bozulmuş ve ucak hızla duşmeye başlamış.Pilot buyuk bir telaşla yolcuların yanına gelmiş."beyler" demiş."size bir iyi birde kotu haberim var.Kotu haber şu:Biraz sonra yere cakılacağız!!İyi haber ise 4 tane paraşutumuz var ve biri bende" deyip paraşutle ucaktan atlamış.Bakan hemen fırlayarak"beyler" demiş."Biliyorsunuz ben onmli bir bakanım ve ulkenin benim gibi insanlara ihtiyacı var."Ve bir canta kapıp ucaktan atlamış.Derken YOK yetkiliside hemen ayağa fırlamış"beyler" demiş."biliyorsunuz bende ulkenin en zeki adamıyım ve eğitim hayatımızın benim gibilere ihtiyacı var." deyip bir canta kapıp atlamış.Oğretmen ve oğrenci birbirlerine bakmışlar.Oğretmen " evlat ben oldukca verimli ve bereketli bir hayat gecirdim.Oysa senin onunde uzun ve guzel bir hayat var.Paraşutu al ve atlakendini kurtar."demiş.Oğrenci gulmuş"Endişelenme hocam ulkenin en zeki adamı az once benim sırt cantamla atladı!Ben onun paraşutunu alırım siz benimkini alın."

Malum servis soforumuz trafikte hareket edemez halde beklerken (gayetde haklıydı cunku onundeki arabalar kuyruk olmustu) arkadan kornaya abanan arac sahibine camdan sarkarak "Pokemon'muyum lan ben arabaların uzerinden ucayım" diye bağırarak tum servisi yere yıkmıştı.

Yetmiş sekiz yaşında tonton bir babaannem var. Ne kadar modern olsa da gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey zorlanıyor. Buna en guzel ornek evimi aradığında telesekretere bıraktığı not. - "Babaannesi aradı dersiniz."

Olay bir arkadaşımın annesinin gozetmen olarak bulunduğu ilkokulu dışardan bitirme sınavlarından birinde gercekleşiyor. Dışardan bitirme sınavı ya yağlı ballı adamlar da var sınavda. Gozetmenler sınav sırasında sıraların arasında dolaşıyorlar. Tam o sırada gozetmen bakıyor adamın biri soruların hicbirine cevap verememiş; acıyor dama. "Maddenin uc halini yazınız" sorusunu parmağıyla işaret ediyor ve adamın kulağına eğilip cevabı fısıldıyor: " Katı Sıvı Gaz." Sınav kurulunu dumura uğratan an cevap kagıtları okunurken gercekleşiyor. Sorunun cevabı kagıtların birinde aynen şoyle yer alıyor:- Katır SığırKaz

Sene 1992 universite yılları. Anneannemin hac parasıyla zar zor bir bilgisayar kapatmışız ama printer'a para kalmamış. Akşam vakti printer'i olan bir arkadaşa gidip aleti odunc aldım eve donup proje cıktısı alacağım.Ankara'da her kış olduğu gibi yerler yine buz. Kayıp duşer de alete bir zarar veririm korkusuyla bir taksiye bindim. Daha iki dakka olmadan polis cevirdi taksici kenara cekti sonra arabadan indikimliğini gosterdi. Ben kucağımdaki cihazın inmemek icin uygun bir bahane olduğu duşuncesiyle elde kimlik arabada bekledim. Polis abi geldi kapıyı actı ve aramızda şoyle bir diyalog gecti: - O ne len oole? - Printer (yanindaki oteki polise donerek) Ecnebi oğlum bu. Sonra gulumseyerek kapıyı kapattı. Gule gule manasına ikisi birden el salladılar tekrar yola koyulduk. 500 metre kadar gittikten sonra sofor gene kenara cekti cunku gulmekten arabayı kullanamıyordu.

Konuyla ilgili acıklama yapan davacının avukatı İdris Karadeniz "Muvekkilim marketten aldığı 2 Lt.lik kampanyalı coca-cola urununun kapağını actığında hediye cıkmadığını ve tekrar deneyiniz yazısını gormuş. Bunun uzerine kapağı kapatıp tekrar acmış ancak yine aynı şey. Bunun uzerine aynı şişe kapağında tam 4246 defa deneme yapmasına rağmen hediye cıkmamıştır. Coca-Cola şirketinin tuketiciyi dolandırdığını duşunen muvekkilim şirkete dava acmaya karar vermiştir. Bizde bugun gelerek dava dilekcemizi adliyeye teslim ettik. 10 bin YTL. Maddi tazminat talep etmekteyiz" dedi. Davadan haberdar olan Coca-Cola yonetimi adına acıklama yapan bir sirket yetkilisi olayın cok komik olduğunu ve artık Karadeniz bolgesine gonderilen urunlerin kapağına " Başka şişede inşallah " yazmayı duşunduklerini soyledi.


Mafya babası haraclarını toplaması icin yeni bir tetikci buldu. Sectiği adam sağır ve dilsizdi. Cunku baba bu tetikci yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mumkun olamaz diye duşunuyordu. Baba bir gun odemelerin geciktiğini fark etti ve tetikciyi odasına cağırdı bir de işaret dilini bilen tercuman buldular. Tercuman işaretle sordu: - "Para nerede?" Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi: - "Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neden bahsettiğinizi anlamıyorum." Tercuman tercume etti: - "Neden bahsettiğinizi anlamıyormuş. " Baba 38'liği koltuk altından cekip sağır dilsizin beynine dayadı: "Şimdi sor bakalım para nerede." Tercuman işaretle sordu: "Para nerede?". Sağır-dilsiz kan ter icinde işaretle yanıt verdi: "Şehir merkezindeki parkta buyuk heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacın kovuğunda yuz bin dolar var." "Ne soyledi?" dedi Baba. Tercuman yanıtladı: "Dedi ki hala neden bahsettiğinizi anlamıyormuş ayrıca o tetiği cekmek de biraz cesaret istermiş."
__________________