Y.U.H
Cok hırsızlık hikayesi duyuyoruz, duyuyorsunuz. Ama zek urunu hırsızlık vakaları nadir cıkıyor. Anlatacağımız hadise, buram buram zek kokuyor. Olay hırsızlığın başkenti İstanbul'da geciyor: İki kafadar once bir daireye giriyorlar. Evin sahiplerini uyutup işe koyuluyorlar. Arıyorlar, tarıyorlar ama calmaya değecek bir şey bulamıyorlar. Hazır buraya kadar gelmişken bari karşı daireye de girelim diyorlar, orada belki bir şeyler bulabiliriz umuduyla... Ne yazık ki oradan da elleri boş donuyorlar. Bunun uzerine sinirleniyorlar ve bir oyun oynamaya karar veriyorlar. Her 2 dairedeki kadınların yerlerini değiştiriyorlar. Sabah kalktığında yanında komşunun karısını bulan beyler ne yapıyor, ne ediyor, orasını sizin hayal gucunuze bırakıyoruz. Demek ki neymiş?! Evde az da olsa değerli bir şeyler bulundurmakta fayda varmış. Yoksa işin sonunda insanın karısından olması var, ona gore!!

BİR GARİP KIZ İSTEME

(Takım elbiseli, sinek kaydı tıraşlı bir genc, yanında annesi, elinde bir kutu cikolatasıyla mağazadan iceri girerler. Mağaza mudurunu sorarlar. Mudur az sonra gelir.) - Buyursunlar efendim, nasıl yardımcı olabilirim? Gorunuşe bakılırsa hayırlı bir işe gidiyoruz galiba. - Yok evladım, gitmiyoruz, hayırlı iş icin geldik. - Nasıl yani? - Oğlum sizin bir mankeninizi vitrinde gormuş, cok beğenmiş. 'İsteyelim' dedi. Hani siz de uygun gorurseniz... - Valla sevenlerin arasına girmemek gerek ama bilmem ki nasıl olur? - Olur olur, kızımızı ben de gorur gormez cok sevdim. Ağzı var dili yok belli. Pek bir hanım kız. - Bakın hanımefendi mankenimizi ne manyaklar istedi de vermedik. Ama boyle elde cikolatayla geleni olmamıştı. Sizden manyağını mı bulucaz?! Verdim gitti. Hayırlısı olsun.

YORUM YAZANDAN ALLAH RAZI OLSUN
__________________