- Bu fosilin yaşı 1.400.000 ila 1.600.000 arasında...
Daha sonra CIA girer ve 12 saat sonra baya bi havalı şekilde cıkarlar:
- Bufosilin yaşı 1.500.000 ila 1.600.000 arasında, derler...
Hemen ardından KGB girer ve sırf Amerikalılara inat icerde 2 gun kalırlar. 49. saatte cıkar derler ki;
- Bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.550.000 ila 1.600.000 arasında...
En son olarak bizim MİT girer. Aradan bir hafta gecer mağaradan ses yok, 1 ay olur ses yok, 1.5 ay olur ses yok. Mağaranın dışında bekleşen gazeteciler daha fazla beklemeyip iceri girerken bizimkilerden biri cıkar dışarıya... Yaka paca dağılmış gomleğin yarısı dışarıda... Sigarası icin bir ateş ister, sigarasını yakar, o sırada gazeteciler heyecanla;
- İceride calışmalar nasıl efendim? Fosilin yaşını bulabildiniz mi?
Bizimki sigaradan bir fırt ceker ve;
- Fosilin yaşı tam olarak 1.582.903, der.
Bunu duyan gazeteciler şaşkınlıkla sorarlar:
- Nasıl başardınız bunu, fosilin yaşını tam olarak nasıl tahmin ettiniz?
Bizimki sigaradan derin bir nefes ceker ve derki;
- Zor oldu ama "Konuşturduk p***vengi"
Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadirlar. Bir adam iceri girer ve barmene bunlar Hitler ve Stalin degil mi diye sorar. Barmen "Evet, onlar" der.
Sonra adam onlara dogru yurur ve sorar:
"Selam, ne yapiyorsunuz?"
Hitler cevaplar:
"3. Dunya savasini planliyoruz."
Adam sorar. "Gercekten mi? Neler olacak?"
Hitler: "Bu sefer 14 milyon yahudiyi ve bir bisiklet tamircisini oldurecegiz" der.
Adam sorar: "Bir bisiklet tamircisi mi???!"
Hitler Stalin'e doner ve der ki:
"Gordun mu, sana kimsenin 14 milyon yahudiyi takmayacagini soylemistim!"
ikinci Dunya Savaşı sırasında ingiltere Başbakanı Churchill radyoda
konuşma yapmaya gidiyormuş. Radyoevinin kapısına gelince, bindiği
taksinin şoforune sormuş:
- Beni yarım saat bekleyebilir misin?
Karanlıkta muşterisinin yuzunu secemeyen şofor:
- Ozur dilerim, sor, ama başbakanın konuşmasını dinleyeceğim.
Churchill yurttaşının bu ilgisinden pek hoşnut kalarak iki sterlin
uzatmış. Şofor parayı aldıktan sonra yerlere eğilerek selam vermiş:
tikmişim Churchill'i, sizi bekliyorum, efendim.
Yağmur ve fırtına olan bir gunde adam zar zor bir taksi ceviriyor. Taksi soforu adama nereye gidecegini soruyor ve cok yakin ben oraya gitmem diyerek kapiyi kapatip basip gidiyor.
Adam sirilsiklam sinirli bir sekilde evine gidiyor. Ertesi gun adam isine giderken gunluk guneslik cok guzel bir havada taksi duraginda onceki gun gordugu taksiciyi ucuncu sira goruyor, adam ilk siradaki taksiye binerek havaalani ne kadar diye soruyor taksici 10 milyon diyor, adam ben sana 20 milyon verecegim ama yolda giderken sana bir kere basacagim diyor.
Taksici adama kizarak sapik in asagiya diyor ,adam sen Taksici kizarak adami kovuyor adamda sen vermezsen verecek biri vardir elbet diyor ve onceki gun onu taksiye almayan taksiciye sira geliyor.
Adam taksiye biniyor ve havaalani ne kadar diye soruyor.. Taksici 10 milyon diyor adam ben sana 20 milyon verecegim diyor
yalniz giderken duraktaki taksicilere el sallayacaksin.....
Yeni evli bir cift karsilikli konusuyormus karisi:
"Sana birsey soylemek istiyorum ama yanlis anlama
seninle iliskiye girmek guzel ama seyin cok buyuk(50cm burasi onemli) ve canim yaniyor duyduguma gore ilerdeki ormanda bir gol varmis golun basinda bir kurbaga yasiyormus bu kurbagaya gidip benimle evlenirmisin diye sorarsan ve sana HAYIR derse 10cm kisaliyormus" demis.Adam karisinin dedigini yapmis ve ertesi gun ilk is olarak ormana gitmis ve sozu gecen kurbagayi bulup
"Benimle evlenirmisin?" diye sormus
bunun uzerine kurbaga
"HAYIR" demis
adam bi kosu eve donup kontrol etmis gercektende 10cm kisalmis hemen karisiyla iliskiye girmis her ikiside memnun yatarken karisi
"yarin gitsende bi daha sorsan" demis.adaminda hosuna gittigi icin ertesi gun tekrar kurbagaya
"Benimle evlenirmisin?" demis kurbagadan yine "HAYIR" cevabini alip 30cm le eve gelmis karisiyla tekrar yatmis.
Bu defa adam "son bir kez daha gidicem ozaman tam istedigim boyda olucak" deyip evden cikmis ve kurbagayi bulmus.Kurbaga:"Yinemi sen?"
"Evet ben,benimle evlenirmisin?"
Kurbaga cok sinirli bir bicimde cevaplamis
"HAYIR HAYIR HAYIR"
Bir gun otururken pamuk prenses demiş ki: - Benim cadırımda sihirli ayna var girip sorayım hala en guzel ben mıyım?
Cadıra girip cıkan pamuk prenses demiş ki:
- Aynaya sordum hala en guzel benmişim.
Bunun uzerine herkul :
- Bir de ben sorayım hala en kuvvetli ben miyim ?
Ve cadıra girer. Cadırdan cıkınca derki
- Hala en kuvvetli benmişim.
Sıra notre dame'ın kamburuna gelmiştir. Oda
En cirkin hala ben mıyım sorayım diye cadıra girer.
Cadırdan on karış suratla cıkan nortedome'ın kamburu sınırlı bir
şekilde derki;
- Kim lan bu Reha Muhtar?
Ismail isminde bir adam olum doseginde karisina :
- "Karicigim, ben olmek uzereyim. Tanriya dua ettim, eger karim ben
oldukten sonra bir erkekle yatarsa ahirette kendi etrafimda bir kez
donecegim. Eger benim obur duyada rahat etmemi istiyorsan lutfen
benden sonra hic bir erkekle yatma olur mu?" Kadin:
-"Kocacigim o nasil soz, tabii ki sana oldukten sonra da sadik
kalacagim", der ve Ismail olur. Yillar sonra kadin da olur ve obur
dunyaya gider kocasini aramaya baslar. Kapidaki gorevliye sorar:
-"Kocami ariyorum ismi Ismail", Gorevli:
- "Hangi Ismail? hanimefendi, burda milyonlarca Ismail var." Kadin:
- "Arasira kendi etrafinda bir kez donen birisidir." Gorevli:
- "Ha, sen topac Ismail i ariyorsun, az ileride".
Evin annesi utu yaparken, evin kucuk yaramazıda salonda oyuncak
treniyle oynuyomuş... Derken annesi bir kulak kabartmış ki oğlan şoyle bağırıyor :
EVET..!! SON DURAĞA GELDİK..!! DUYMADINIZ MI ALLAHIN CEZALARI HALA NE OTURUYOSUNUZ?? CABUK DEFOLUN İNİN AŞAĞI..!!!
Bunları duyan anne neye uğradığını şaşırmış doğru salona koşmuş:
Sen nerden oğrendin bakıyım boyle konuşmayı?? Ne kadar ayıp... Şimdi doğru odana gidiyosun tam 2 saat cezalısın.... Bi daha da ağzından oyle kotu sozler duymayayım..!!
2 saat sonra kucuk afacan tekrar salona donmuş, treninin başına
oturmuş...Annesi de mutfakta yemek yapıyomuş, derken yine
oğlanın konuşmalarını duymuş:
Sayın yolcularımız, işte son durağa geldik...Umarız cok guzel bir
yolculuk gecirmişsinizdir... Lutfen eşyalarınızı trende unutmamaya
dikkat ediniz...
Trene yeni binen yolcularımız, sizin de cok guzel bir yolculuk gecirmenizi diliyoruz...
Kucuk bagajlarınızı koltuklarınızın altına koyabilirsiniz... Bu arada unutmayın yolculuk sırasında sigara icmek yasaktır.
Bunları duyan annesi az onceki cezanın işeyaradığından memnun
gulumserken oğlan konuşmasına devam etmiş:
...Ayrıca iki saatlik rotar yuzunden mutfaktaki ****** adına hepinizden ozur dileriz...!!
Ahmet sarayın hizmetkarlarından biri.. Yıllardır Kraliceyi gorur ve onun goguslerine hayran olurmuş..
Artık bir saplantı halini almış Kralicenin goguslerine dokunmak.. Tum cesaretini toplayıp harem ağasına acılmış..
- "Bana sultanın goğuslerini koklat. Omur boyu biriktirdiğim bin altın senin" demiş.
Harem ağasının aklı yatmış bu karlı işe. Kenar mahallelerde tanıdığı bir simyaci - buyucu karışımı bir kadın varmış. Ona gidip bir losyon hazırlatmış ve bu losyonu, sultanın o gun banyodan sonra giyeceği
korseye iyice surmuş.
Sultan cıplak tenine korseyi takınca, losyon etkisini hemen gostermiş. Goğusleri yangın yeri gibi yanmaya başlamiş. Saray doktorları merhemlerle, ilaclarla care bulamamışlar.
Sultan acıdan, kaşıntıdan, yanmadan olecek. Harem ağası ortaya cıkmış ve padişaha "Saray hizmetkarlarından Ahmet, derdinize derman olabilir. Onun salyası, herşeye iyi geliyor. Tek care, Ahmed'in dili.
Kralicemizi ancak o kurtarır, eğer siz izin verirseniz" demiş. Padişah caresiz cağırmış Ahmet'i hareme. Ahmet bir saate yakın sultanla yalnız kalıp muradına ermiş.
Ne var ki soz verdiği halde 1000 altını harem ağasına vermeye yanaşmamış. "Bu olayı acıklarsan ikimizin de kellesi gider. Bunu goze
alamazsın. Hadi bakalım, cek arabanı" demiş, harem ağasına.
Cok kızmış harem ağası.. Oyle kızmış ki.. Ertesi gun aynı yakıcı losyonu padişahın, banyodan sonra giyeceği donuna iki kat surmuş...
Bir tavsan ormanda kosarken , esrar saran bir zurafa gorur. Ona :
- Dostum Zurafa , icme bunu, sagligina zararli, kosalim form tutalim
der ve baslar bunlar kosmaya.
Biraz sonra kokain cekmeye hazirlanan bir fil gorurler ve
- Fil arkadasim , kokaini birak , gel bizimle kos beraber form tutalim,
diyerek ikna eder.
Biraz kostuktan sonra kendine eroin enjekte etmeye hazirlanan aslani gorurler.
- Sevgili aslan kardes , batirma kendine bunu , gel bizimle kos sana da iyi gelir, der ve aslan yaklasir tavsana ve yumrugunu indirir tavsanin suratina.
Digerleri saskin
- Niye yaptin bunu , iyiligimizi istiyordu.
- Bu salak her extacy aldiginda ormanda deli gibi kosturuyor bizi....
Oniki yaşındaki oğlan ondort yaşındaki amcaoğluna soruyor:
- Abi ablam nişanlanıyor biliyorsun...
- Yaz sonu nikah varmış, bizim evde de konuşuyorlardı.
- Ben sana bir şey sormak istiyorum...
- Soyle...
- Bu nişan dedikleri ne? Evde sordum, 'Eh evlenecekler işte' diyorlar ama nişanlanınca ne oluyor, onu anlayabilmiş değilim.
- Hıııım... Zor soru, bak ben sana bir ornekle anlatayım...
- Dinliyorum.
- Diyelim ki Şubat'ta yarıyıl karnesini aldın, hepsini pekiyi getirdin. Sana bir bisiklet alıyorlar ve 'Haziran'da butun dersleri pekiyi getir, sınıfı gec, bu bisiklet senin' diyorlar. İşte Şubat ile Haziran arasındaki o sure var ya, bisiklet senin ama binemiyorsun; o sureye 'nişanlılık donemi' deniyor.
- Haa şimdi anladım, bisikletin var, evde duruyor; sen ona bakıyorsun o sana bakıyor; ama binemiyorsun ta ki sınıfı gecene kadar. Peki dokunmaya izin var mı?
- Vallahi onu ben de tam bilemiyorum; binmek kesinkes yasak da, galiba ziliyle oynayabiliyorsun!..
Temel bir gun yanina torununu almis ve askerlik anilarini anlatmaya baslamis:
-Ben askerlik yaparken savas cikti ve bizi savasa gonderdiler. Nasil savasiyoruz, nasil savasiyoruz,``Aslanlar ``gibi. Basimizin uzerinden mermiler sinek gibi vizildiyarak geciyor. Dusmanlari bir bir olduruyoruz. Derken bir pusuya dustuk ve bizi esir aldilar.
Biraz sessizlikten sonra devam eder;
-Gunler sonra dusman ordularinin komutani geldi basladi,
-Iki seceneginiz var!!! Ya hepinizi oldururuz, yada hepinizi domaltip s*eriz. dedi.
Temel`in torununun gozleri parlayarak;
-Ee sonra dede...
Temel şok olmuştur, lafi agzinda kacirmistir ve epeyce duraklar,
-Sonra hepimizi oldurduler...
Adamin biri arabasiyla yola cikmis. Bir golun kenarindan gecerken kirmizi elbiseli bir adam elini kaldirmis, durmasini isaret etmis. Adam arabasini durdurmus.Kirmizi elbiseli adam:
-"Merhaba, ben ormanin kirmizili ibnesiyim,
Karnim cok ac. Bana yiyecek bir seyler verir misin" demis.Adam bir parca ekmek vermis tesekkurleri kabul edip yola cikmis.Daglik bir bolgeden gecerken karsisina sarilar icinde bir adam cikmis.Elini kaldirip adama durmasini isaret etmis.
-"Ben bu dagin sarili ibnesiyim. cok susadim. Suyun var mi?" demis.Adam bir sise su vermis yola devam etmis.Yol asfalta cikmis. Bir zaman gectikten sonra mavi elbiseler icinde bir adam el kaldirmis, durmasini isaret etmis.
Adam sinirlenmis :
- "Soyle bakalim asfaltin mavili ibnesi, Ne istiyorsun"
- "Ehliyet ve ruhsat".
TEMEL BIR YARISMAYA KATILIP KAZANIR, VE KENDISINE BIR
KITAP HEDIYE EDILIR. KITABIN ADI DA DUZ MANTIK TIR.
TEMEL HEDIYEYI ALIRKEN SORAR;
-bu kitapta ne yaziyo?
-okuyunca ogrenirsin...
-ben onunla ugrasamam anlat bakiim sen bana?
-ok bak simdi;senin evinde akvaryum var mi mesela
-evet var...
-o zaman icinde su da vardir?
-evet var...
-icinde su varsa balik da vardir....
-evet var...
-balik varsa hayvanlari da seviyosundur sen?
-evet....
-hayvanlari seviyosan insanlari da seversin heralde?
-evet
-o zaman senin sevgilin de vardir?
-evet var
-yasli gorunuyon o zaman senin karin vardir?
-evet var..
-e karin olduguna gore de homoseksuel diilsindir?
-evet...
-bak gordun mu?...
temel cok etkilenir! kitabi alir koltugunun altina eve dogru giderken
dursun'u gorur... dursun'a sorar;
-temel o ne?
-duz mantik kitabi!
-nasi bisiy bu anlat bakiim...
-bak simdi;
-sizin evde akvaryum var mi?
-yook!
o zaman sen ib.nesin........
Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen saga cekmiş ve polis gelmiş: 'buyrun memur bey?'
'beyefendi direksiyon başındayken cep telefonuyla konuşuyordunuz'
'yok efendim sadece bip yaptı, ben de sarji mi bitiyor diye baktım' karısı lafa atlamış:
'aaa yapma hayatım.. yarım saattir ortagınla iş goruşmesi yapıyordun telefonda'
Adam karısına tip tip bakarken polis yine sormuş:
'beyefendi emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz? ??'
'memur bey takmıştım ama sizin geldiginizi gorunce durduktan sonra cozdum'
Karısı yine atlamış: 'aman şekerim sen de o kemeri hayatında bir kere taktın mı acaba....'
Adam kadına bi tane patlatmamak icin kendini zor tutarken;polis bu sefer de arabayı incelemeye başlamış vee... -'beyefendi bakar mısınız sag sinyaliniz de kırık'
'aaaa.. kırık mı?? sabah yola cıkarken kontrol ettim kırık diildi...yolda oldu galiba, hic de farketmedik' karısı cenesini tutamamis yine:
'amma da attın kocacıım, sana 3 haftadır soyluyorum artık şu kırık sinyalin icabına baktır diye.....'
Adam en sonunda dayanamamış bagırmış:
'bana bak sen susucak mısın cakıcam şimdi suratının ortasına!!'
Polis kadına sormuş: 'hanımefendi eşiniz size hep boyle mi davranır?'
Kadın cevap vermiş:
'yok canım....sadece alkollu oldugu zaman.....
Kayserili'nin biri Ilahiyat okumak icin Misir'a
EL-Ezher universitesine gitmis. Yedi senelik okulu memleketine hasret
kaldigi icin alti sene sonra birakmak istemis. Hoca'si buna uzulmus
ve ona demiski:
- "Oglum gel bir sene daha okuda Islam'da siyaseti ogren"Yok bizim Kayserili israr etmis, bana siyaset miyaset lazim degil demis.
Kayserili koyune geldikten sonra Camiye gitmis ve hocanin vaazini
dinlemeye baslamis, duyduklari ogrendiklerinin tam tersiymis, hoca
kafirlerden dinsizlerden bahsediyormuski, bizim kayserili ayaga kalkmis
ve hocaya:
- "Hocam anlatdiklarinizin hepisi yanlis" demis. Bunun
uzerine hoca:
- "Aha kafirin teki'de bu" demis ve butun cemaat
bizim kayserilinin ustune yurumus. Canini zor
kurtaran kayserili hemen Misir'a geri donup basindan gecenleri
hocasina anlatip son senesini okumus ve tekrar koyune donmus.
Yine Cami'ye girmis ve ayni hoca'yi dinlemeye baslamis. Bir muddet
sonra ayaga kalkmis ve:
- "Hocam kusura bakmayin gecen sene cok buyuk
bir hata yaptim, Misir'da hocam'la konustum, siz hakliymissiniz, hatta sizden bir kil koparan Cennete gidecekmis" deyince butun cemaat ayaga kalkip hocanin ustune yurumusler
Gozleri kor yalnız ve yoksul bir Kayserili kırlarda başıboş dolanırken bastonuna değen sihirli lambayı alıp icinden Cin cıkarmayı başarmış.
Bu işten hayli bıktığı belli olan Cin Kayseriliye şoyle bir baktıktan sonra;
- "Senin hayli isteğin vardır; şimdi sen gozlerin acılsın istersin, zenginlik dilersin, evlenmeyi arzularsın, ama uğraşamam. Sadece bir dileğini yerine getireceğim. Iyi duşun ve ne isteyeceksen iste." demiş.
Kayserili biraz duşundukten sonra dileğini soylemiş;
-"Cocuğumun saatlerce altınlarımı saymasını gormek istiyorum.
"icinde verilende war verilmeyende var. VErilenler icin kusura bakmayin. Hosunuza giderse bı yorum yeter
__________________
