- Ne bu hal, demis. Temel :
- Bosver, demis. Dursun israr etmis, Temel dayanamamis ve baslamis
anlatmaya:
- Hani ben bir zaman Afrikaya gitmistim ayi avlamaya. Hatirladinmi?
Bayagi da uzun kalmistim hatirlarsan... Avlanmak icin gunlerce gezindim ve
sonunda buldum avlayacak bi ayi ama tam ates edecekken tufek bozuldu. Ben de
kacarken ucurumdan asagi dustum...
- Eeeee, demis Dursun, Sonra...
- Hertarafim kan revan icinde komaya girmisim. Sonra ayi beni yuvasina
goturdu. Yaralarimi yaladi, balla, sutle besledi beni, iyilestikten sonra da
bana tecavuz etti aylarca...
- Buna mi uzuluyorsun, takma kafani ya bak bu kadar zaman gecti. Coluk
cocuga karistin, mutlu bir hayatin var, demis Durmus.
Temel :
- Bu da hayat mi be birader... O Afrikada ben burda ooof offf...
----------------------------------------------------------------------
TEMEL BIR YARISMAYA KATILIP KAZANIR, VE KENDISINE BIR KITAP HEDIYE
EDILIR.KITABIN ADI DA DUZ MANTIK TIR. TEMEL HEDIYEYI ALIRKEN SORAR;
-bu kitapta ne yaziyo?
-okuyunca ogrenirsin...
-ben onunla ugrasamam anlat bakiim sen bana?
-ok bak simdi;senin evinde akvaryum var mi mesela_
-evet var...
-o zaman icinde su da vardir?
-evet var...
-icinde su varsa balik da vardir...
-evet var...
-balik varsa hayvanlari da seviyosundur sen?
-evet....
-hayvanlari seviyosan insanlari da seversin heralde?
-evet
-o zaman senin sevgilin de vardir?
-evet var
-yaşli gorunuyon o zaman senin karin vardir?
-evet var..
-e karin olduguna gore de homoseksuel diilsindir?
-evet...
-bak gordun mu?...
temel cok etkilenir! kitabi alir koltugunun altina eve dogru giderken
dursun u gorur... dursun sorar;
-temel o ne?
-duz mantik kitabi!
-nasi bisiy bu anlat bakiim...
-bak simdi;
-sizin evde akvaryum var mi?
-yook!
-o zaman sen ipnesin........
---------------------------------------------------------------
Temel ve iki mahkum daha , cezaevi yolundadir.
Herbirine, hapiste gecirecekleri gunler
icin bir esya getirilmesine izin verilmistir.
Otobuste, biri digerine doner ve sorar:
* Eeee sen ne getirdin ?
Diger mahkum bir boya kutusu cikarir ve bununla her seyi
boyayabilecegini soyler.
Ikinci mahkum bir deste iskambil kagidi cikarir
* Bunlarla poker oynayabilir,
fal bakabilir veya herhangi bir kagit oyunu oynayabilirim.
Temel'e merakla sorarlar:
* Sen ne getirdin ? Temel bir kutu cikarir ve gulerek :
* Bu orkidleri getirdim. der.
Diger iki mahkumun kafasi karismistir. Merakla sorarlar :
* Bunlarla ne yapabilirsin ki ?
Temel siritir ve elindeki kutuyu gostererek,
* Kutuda yazdigina gore, bunlarla Ata binebilir,
Yuzmeye gidebilir, hatta paten kayabilirmisim..
bu topiği actığımda enaz 5 fıkra kuralı yoktu. 2 tane daha ekliyorum
Medeniyet
Gumruk kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Turk gecmek icin bekliyorlarmış. Gumruk gorevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış. Once İngiliz'in valizine bakmışlar. İcinden 7 adet don cıkmış. "Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da "Haftanın yedi gun var. Hepsi icin bir tane. Pazartesi, Salı, Carşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki." Sıra Fransız'ın valizine gelmiş. acmışlar bakmışlar 8 tane don. "7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız "Pazartesi, Salı, Carşamba... Hergun icin bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş. "Vay be! Adamlardaki temizliğe medeniyete bak!" demiş gorevliler. Sıra Temel'e gelince acmışlar bakmışlar tam 12 adet don. "Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar "Neden 12 adet?" Bizimki cevap vermiş "Ocak, Şubat, Mart,......"
Karadenizli Temel ile Adanalı Birol birlikte tatile cikarlar.Fethiye'de, Kelebekler Vadisi'nde kamp kurarlar. Gecen yıl kavga ettikleri hippiler de orada olduklari icin biraz keyifleri kacar ama pek umursamazlar. Tatillerinin ikinci gununun akşamı guzel bir yemek yiyip bir şişe de şarabı devirdikten sonra uykuya dalarlar. Birkac saat sonra Birol uyanır ve Temel'i de durtukleyip uyandırır. Temel uyku sersemidir;
-"Ne oldu? Ne istisun?"
-"Temelcigim. Yukarıya bak ve bana ne gordugunu
soyle."
Temel gokyuzune bakar ve cevap verir:
-"Ha punun icun mu uyandırdun benu?. Paktum işte. Milyonlarca yilduz gorirum...Işil işil parliyan milyonlarca yilduz..." Birol tekrar sorar:
-"Peki, bu sana neyi gosteriyor?"
Artik iyice uykusu kacan Temel biraz duşunur ve feylezofca cevap verir:
-"Teolojik olarak Allahun kudretinu ve kendu acizligimuzu corirum. Felsefi olarak, evrenun sonsuzlugunu ve onun karşisindaki onemsizliğimuzu corirum. Astironomik olarak galaksilerun, yilduzlarun, gezegenlerun varligini corirum. Meteorolojik olarak pucun havanun cok guzel olacaginu corirum. Yilduzlarun konumuna bakarak da gecenun koru ve saatin 3 oldugunu, penu luzumsuz yere uyandirduğunu coruyorum...niye sordun punu pana? Ha sana neyi costerur?"
Birol cevaplar:
-"Ulan hıyar, cadırımızı calmışlar..."
__________________
