Tavan batmış bir şekilde duruyor. Adam bir gorevli cağırmış. "Eğer bu tavanı temizlersen sana on lira vereceğim" demiş. Gorevli:-Sen bana bunu nasıl becerdiğini soyle; ben sana yuz lira vereceğim"
Umarım beğenirsiniz.
EVLENMEDEN ONCE VE SONRASI:
Duğunden once:
Erkek:Elbette...Ben artık duramıyorum!
Kadın:Gideyim mi?
Erkek:Hayır!Aklından bile gecirme...
Kadın:Beni seviyor musun?
Erkek:Elbette...
Kadın:Beni hic aldattın mı?
Erkek:Hayır!Boyle bir şey nasıl aklına gelebilir?
Kadın:Beni hep sevecek misin?
Erkek:Evet...Daima!
Kadın:Beni dovecek misin?
Erkek:Hicbir zaman!
Kadın:Sana inanabilir miyim?
Duğunden sonra:
(Aşağıdan yukarıya doğru okuyun!!!
Salaklığın sınırı var mı diye merak ederiz ya;Bob Fenster'in "Salaklığın Tarihi" kitabından ornekler verince, sizde olmadığını anlayacaksınız...)
* Arizonalı bir adam kelepcelerle oynarken kendini kelepceledi ve anahtarı
bulamadı. Kendisini kurtarmak icin cilingir cağırmak yerine polisi arayınca başı belaya girdi.Onu kelepceden kurtaran polisler, odenmemiş bir kefalet borcu bulunduğunu belirleyince onu yeniden kelepcelediler...
* Gillette şirketi 1902 yılında guvenli jilet satmaya başladığında yuzlerce erkek satın aldı... Sonra da bu jiletlerin sakallarını kesmediğini soyleyerek onları cope attılar... Gillette yetkilileri, mutsuz muşterilerin tıraş olmadan once jiletin sarıldığı kağıdı cıkarmadıklarını fark ettiler...
* Chevrolet, yeni model arabası icin "Nova" ismini buldu ama sonra arabayı Latin Amerika'da satamayacakları anlaşıldı... Cunku "Nova", İspanyolca'da "gitmez"
anlamına geliyordu...
* 1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules Noel'in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı... Cunku atışı izlemesi gereken butun hakemler,
sırıkla yuksek atlama yarışmasını izlemek icin arkalarını donmuşlerdi...
* 1840'da ABD başkanlığına secilen William Henry Harrison, cok soğuk birgunde Washington'da acık havada duzenlenen goreve başlama toreninde şapka ve
palto giymeyi reddederek yaptığı uzun konuşma sonucu zaturre oldu... Yeni başkan sadece bir ay gorev yaptıktan sonra oldu...
* Meksika'daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetine mezarlığın sigara icilmeyen bolumunde gomulmek istediğini ısrarla ekletmeye calıştı.
* 1971'de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilim adamları, buyuk bir yağmur fırtınası efekti yapmak icin bir tepeyi yangın hortumlarıyla
adam akıllı suladılar. Bu yuzden tepenin cokmesi sonucu meydana gelen heyelanda, dort bilim adamıyla 11 izleyici hayatını kaybetti.
* Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yuruyebilmelerini sağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağır ve icinde
yurunmesi o kadar zordu ki, askerler mayınlarla havaya ucmadan once pusuya yatan duşman askerleri tarafından vuruluyorlardı...
* 1985'de New Orleanslı cankurtaranlar o yıl şehrin havuzlarında kimsenin boğulmamasını kutlamak icin bir parti verdiler. Partide konuklardan biri boğuldu.
* 1975'de İngiliz bir cift televizyonda en sevdikleri programı izlerken erkek yarım saat suren bir gulme krizi sonucu kalp krizi gecirerek oldu...
Eşi, cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak, kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri icin teşekkur etti.
* 1983'de mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San Diegolu bir kadın polislere eğer onu bırakmazlarsa morarana kadar nefesini tutacağını soyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gercekten olunceye kadar nefesini tuttu.
Universite son sınıf oğrencisi yazılı sınavından
kalınca doğru hocasına
gider:
-"Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı onluyor ve
beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hic duşundunuz
mu?"
-"Tabii duşundum. Hocanın gorevi bilgiyi olcmek,
yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?"
-"İyi. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben
size soracağım.
Doğru cevabı verirseniz, ben kotu notumu kabul edip sınıfta
kalacağım. Bilemezseniz, notumu duzeltecek ve sınıfı
gecirteceksiniz. (Hocanın
keyfi yerinde. Teklifi kabul eder.)
Ve oğrenci sorar:
-"Yasal olup, mantıklı olmayan nedir?
Mantıklı olup, yasal olmayan nedir?
Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?"
Hoca uzun uzun duşunur ama cevabı bulamaz. İddia gereği oğrencisine iyi not vererek sınıfı gecirir. Ama aklı da soruda kalır. Sonunda sınıfın en iyi oğrencisini cağırır, olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar.
Oğrenci hemen cevap verir:
-"Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz.
Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var.
Bu mantıklı ama yasal değil. Siz karınızın sevgilisini, zayıf alıp sınıfta kalması gerekirken not verip mezun ediyorsunuz.
Bu da ne mantıklı, ne de yasal
rosen20 19.08.tarihinde 03:15 sıralarında Alinti yap bu harikaymış abi
))Erencaliskan 19.08.tarihinde 08:32 sıralarında Alinti yap Guzel...
Erencaliskan 19.08.tarihinde 09:47 sıralarında Alinti yap Doner...
Adamın biri koyden kasabaya alışveriş yapmak icin gider
yol bayağı uzun olunca adamda kasabada yemek yeyip
koyune oyle donmek ister bir lokantaya girer garsondan
bir corba ister ve masasına bırakıldıktan sonra afiyetle
yemeye başlar bu arada alaycı garsonda koyluyu gorunce
bununla bir dalga geceyim de omru boyunca anlayamasın der.
Adam corbasını bitirince garson hemen yanında biter ;
-ehemm efendim arkadan ne alırdınız?
koylu birden kızarır ama altada kalmaz hemen cevabı yapıştırır!
-sen onumdekini kaldır sonra doner verirsin!!!
evliliğin ilk gecesiydi. Gelinle dağmat da son derece utangactı. Sıra soyunup gece kıyafetlerini giymeye gelince son derece utanan gencler birbirine arkalarını donup birbirlerine bakmayacaklarına dair şeref sozu verirler. Utangac gelin valizini acıp da annesinin koyduğu kısacık, utusuz, siyah geceliği gorunce utangac ve sinirli bir şekilde soylenmeye başlar:
- Bu da ne boyle? Simsiyah, kucucuk. Ustelik de buruş buruş!...
Dmadın ofkeli ve uzgun sesi onu bastırır:
-Seni kalleş seni!... hani bakmamak icin soz vermiştin?...
Yorum lutfen
Adamın biri olup cennetin kapısına dayandığında, cennetin baş meleği durdurur onu.
-İceri almadan once sorularıma cevap vermelisin? Hayatın boyunca tam anlamıyla iyi bir iş yaptın mı, bakalım?
Adamcağız uzun uzun dusunur, hafızasını zorlar, ama ne yazık ki yaptığı iyi bir şeyi hatırlayamaz. Melek tekrar sorar.
-Peki, bari soyle, hic cesaret gerektiren bir şey yaptın mı, hayatında?
Adam hemen atılır gururla.
-Yaptım, tabii!
-Anlat bakalim, neymiş bu cesur iş?
Adam anlatmaya baslar.
-Ben futbol hakemiydim. Trabzon'da bir Trabzonspor-Fenerbahce macını yonetiyordum. Macin son dakikasinda Trabzon aleyhine penalti caldim.
-Vay canına, gercekten cesurmussun sen, hadi gec bakalim!
Cennetin kapıları acılır. Bizim hakem tam gececekken, melek merak eder:
-Ne zaman olmustu bu mac?
-Asagi yukarı uc dakika oluyor biteli...
----------------------------------------------
Bir gun Temel Mike Tayson ile unvan macına cıkmış.
Daha ilk yumrukta Temel nakavt olmuş.
Hakem bir, iki, uc dort.. sayarken menejeri Temel'in kulağına;
- Sakın dokuzdan once kalkma.
Temel hafifden gozlerini aralayarak menejerine;
- Saat kac?
------------------------------------------
kemal ile hasan muthiş bir futbol meraklıları imişler.oyleki ahirette futbol olup olmadığını bile merak edermişler.bir gun hasan olum doşeğine duşmuş.kemalde baş sağlığına gitmiş.
kemal;
-hasan allahiinşallah sana şifa verir iyileşirsin olduki olursen senden bir isteğim var.demiş
hasan;
-soyle olen bir adam senin isteğine nasıl karşılık verirki.demiş
kemal;
-olurda olursen bana ahirette futbol olup olmadığını ruyama girip soylermisin.demiş
hasan;
-oğlum duşunduğun şeye bak tabiki haber veririm hem biliyorsun senin kadar bende merak ediyorum.demiş
ve hasan sizlere omur.gel zaman git zaman aradan altı ay gecmiş.hasan kemalin ruyasına girmiş ve havadisleri vermeye başlamış.
hasan;
-kardeşim burası harika bir yer.bu arada sana bir iyi birde kotu haberim var.once hangisini soyluyeyim
kemal;
-once iyiyi soyle o zaman
hasan;
-ahirette oyle bir futbol varki dunyadaki furbola beş basar
kemal-;
eee kotu hebr ne peki
hasan;
-haftaya santraforumuz sensin.
---------------------------------------
80'li yılların sonların bir beşiktaş-boluspor macı sırasında hakem
beşiktaşın net 2 golunu vermez, boluspora havadan bir penaltı verir.
mac cığrından cıkmıştır. beşiktaşlılar neredeyse sahayı terketmeyi duşunurler.
boluspor 2. golu de atar.
metin tekin santrayı yapmaz bekler. hakem duduğu bir daha calar,ama metin
hala topa dokunmaz.
-hakem, "metin neden başlamıyosun, bak kart cıkartırım" der.
-metin cevap verir: "hocam sahanıza gecin de başlayalım"
----------------------------------------------------
İskocyalının tavuğu İngiliz'in bahcesine yumurtlamış. Biri:
- Tavuk benim, yumurta da benimdir, diyor. Diğeri:
- Benim bahcem, yumurta da benimdir.
En sonunda İskoc:
- Bu boyle surer gider. En iyisi birbirimize birer tekme atalım. Yerde en kısa sure kalan yumurtayı alsın.
İngiliz de kabul ediyor. İskoc'un once tekme atmasına karar veriyorlar. İskoc en ağır postallarını giyip geliyor. İyice bir abanıp İngiliz'in bacaklarının arasına bir tekme atıyor.
İngiliz yarım saat sonra ancak kalkabiliyor. İngiliz tam tekmeyi atmak icin hazırlanıyorken, İskoc yumurtayı uzatıyor:
- Al senin olsun, bir yumurta icin değmez.
-------------------------------------------------
Gumruk kapısından bir İngiliz, bir Fransız, bir Turk gecmek icin bekliyorlarmış. Gumruk gorevlileri valizlerini kontrol etmeye başlamış.
Once İngiliz'in valizine bakmışlar. İcinden 7 adet don cıkmış.
-"Niye 7 tane?" diye İngiliz'e sormuşlar. O da
-"Haftanın yedi gun var. Hepsi icin bir tane: Pazartesi, Salı, Carşamba..." demiş. "Vay be! Helal olsun medeniyete, temizliğe bak adamlardaki."
Sıra Fransız'ın valizine gelmiş; acmışlar bakmışlar 8 tane don.
-"7'yi anladık da niye 8?" diye sormuşlar. Fransız
-"Pazartesi, Salı, Carşamba... Her gun icin bir tane, bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldım" demiş.
-"Vay be! Adamlardaki temizliğe, medeniyete bak!" demiş gorevliler.
Sıra Temel'e gelince acmışlar bakmışlar tam 12 adet don.
-"Vay be! Ne varsa bizim insanımızda var. Şu medeniyete, şu temizliğe bak!" Sormuşlar:
-"Neden 12 adet?"
Bizimki cevap vermiş:
-"Ocak, Şubat, Mart,.."
------------------------------------------
3 astronot uzaya gidecek. bunlardan biri alman biri İngiliz biri de bizim temel. Bunlar yıllarca gelmeyecekleri icin en onemli ihtiyaclarını sorarlar. Alman
-"bana sarışın, esmer, kumral hatun" der. İngiliz
-"bana bol bol icki " der. bizim temel
-"baaa bol bol cigara" der. Neyse istekler temin edilip uzaya fırlatılıyorlar. 3 astronot aradan yıllar geciyor geri donuyorlar.tabi aileler merakla bekliyor. once alman iniyor dalyan gibi alman olmuş iğne iplik. Sonra İngiliz iniyor adam zil zurna sarhoş. Tabi ki sıra temele geliyor. Temel kapıda gorunur gorunmez bir fırlıyor ağzında sigarayla:
-"Allah'ını seven baaa ateş versuuun"
---------------------------------------------------------
Bir Alman bir İngiliz ve bir Turk bir trenin aynı kompartımanında yolculuk ediyorlarmış bu sırada İngiliz sıcaktan bunaldığını soyleyip camı acmış ve iceriye bir sinek girmiş İngiliz cebinden kılıcını cıkarıp sineğe vurmuş ve sinek ortadan ikiye ayrılmış İngiliz ovunerek cebinden kartını cıkarmış kartta İngiltere'nin en unlu kılıc kullanan insanı yazıyormuş.
Alman'da aynı bahane ile camı acmış ve iceriye bir sinek daha girmiş Alman'da cebinden cıkardığı tabancası ile sineğe ateş etmiş sinek paramparca olmuş Alman'da ovunerek cebinden kartını cıkarmış kartta Almanya'nın en unlu silahşoru yazıyormuş.
Bizim Turk de camı acmış ve iceriye bir sinek daha girmiş bizimki cebinden bıcağını cıkardığı gibi sineğe vurmuş ama sineğe bir şey olmamış İngiliz ve Alman iclerinden gulerlerken bizimkide ovunerek cebinden kartını cıkarmış kartta
Turkiye'nin en unlu sunnetcisi yazıyormuş.
---------------------------------------
Alman,Fransız,İngiliz ve Temel Kucuk bir ucakta seyahat ederlerken yardımcı pilot heyecanla gelerek
-"Bakın buyuk bir sorunumuz var,ucağın motoru arızalandı ve duşuyoruz.Bu yuzden ucaktaki yuku hafifletmemiz lazım.icinizden birisi kendini feda etmek zorunda" deyince .
Herkes birbirinin yuzune bakmaya başladı.Kısa bir sessizlikten sonra Alman gururla ayağa kalkarak
-"Cok yaşa Almanya" diyerek bağırdı ve kendini aşağı attı.
Fakat on dakika sonra yardımcı pilot gelerek aynı şeyleri soyledi.Bu sefer Fransız gururla ayağa kalktı ve
-"Cok yaşa Fransa" diyerek kendini aşağı attı.
Fakat biraz sonra yardımcı pilot gene gelerek
-"Maalesef inebilmek icin son bir kişinin daha kendini feda etmesi gerekiyor" dedi.Temel ve İngiliz bir muddet birbirlerine baktılar ve Temel gururla ayağa kalkarak
-"Cok yaşa Turkiye" diye bağırdı ve İngilizi tutup aşağı attı.
-------------------------------------------------
Bir gun Fransız,bir alman ve temel vampir olmuşlar.Gok yuzundenlermiş. bunlar yarış yapmaya karar vermişler. En kısa zamanda en cok kan emen birinci olacakmış. Fransız gitmiş. 3 dakika sonra geri donmuş ağzının kenarında kan varmış. Temel ile Alman sormuşlar:
-Yaaa ne yaptın?
-Şu kilisedeki kızın kanını emdim.
Sonra alman gitmiş bir dakika sonra donmuş. Ağzının kenarında kan varmış.
-Ya sen ne yaptın?
-Şuradaki değirmencinin kızının kanını emdim.
Sıra temele gelmiş. Gitmesiyle gelmesi bir olmuş. Yuzunun her tarafı kanlıymış. Ne yaptın boyle, kimin kanını emdin? Temel:
-Şuradaki direği goruyor musunuz
-Eveeett.
-Ama ben gormedim.
----------------------------
Oğrencinin biri Mısır'da universite okuyormuş. Yazılılar bittikten sonra somestır tatili olmuş. Arkadaşı Ali'ye, ben memleketime gidiyorum sen bana notlarımı iletirsin: Eğer bir zayıfım varsa Ali'nin selamı var, iki zayıfım varsa Muhammed'in selamı var, uc zayıfım var ise Muhammet Emin'in selamı var dersin demiş. Arkadaşı notlara baktıktan sonra evini aramış, babası cıkmış telefona. Ali orada mı diye sormuş; babası, yok demiş, o da notu bırakmış:
- Ali geldiğinde soyleyin, ummeti Muhammed'in selamı var.
---------------------------------------------------------
Bir gun temel kayseriyi cok merak edip kayseriye gider.Kayseriye varinca yuksek bir bina temelin dikkatini ceker ve bakmaya baslar. O sirada uyanik bir kayserili temelin yabanci oldugunu gorur, yanina gelir ve sorar, Nereye bakiyorsun sen? Temel cevap verir ha su pinaya bakayrum. Kayerilide derki o bina benim, kacinci kata baktiysan o kadar para vereceksin bana der. temelde dusunur sonra 5. kata baktim der ve 5 milyon verir. kayserili parayi alip hemen kacar.
Temelde kendi kendine; bide bu kayserililere uyanik derler 13. kata baktim 5. kat parasi verdim enayiye.....
----------------------------------------------
Akıl hastanesinde delinin biri başhekimden iki tane şişe ister.
Başhekim şişe yerine,deliye iki tokat atar. Deli kızgın bir şekilde odasına doner.
Ertesi gun deli başhekimin odasına gider. Girer girmez başhekime iki tokat atar.
Ne olduğundan habersiz başhekim:
"Deliye naptığını zannediyorsun" diye cıkışır. Deli de:
"Birşey yaptıgım yok efendim,dun verdiğiniz şişeleri getirdim" der
-----------------------------------------------------------------------
Bu sabah bir kamyonetin arkasında şu yazıyı gordum:
- "Hatalıysam cep telefonuna hata yazıp bir boşluk bırak 9999'a gonder ,Hatasız Kul Olmaz melodisi cebinize gelsin."
Eyvallah!...
**************************
Eren CALIŞKAN
Erencaliskan tarafindan yazilan 21.08.tarihinde 19:10 sıralarındamesaji duzenle
mustafa-mehmet 23.08.tarihinde 18:24 sıralarında Alinti yap "ABD, İngiliz ve Turk maliye bakanları bir araya gelmiş. Kamu calışanlarının durumlarını goruşmektedirler. ABD Maliye Bakanı der ki: Bizim araştırmalarımıza gore kamu gorevlilerimizin bir aylık gecimi icin 1000 dolar gerekiyor. Biz onlara 1500 dolar veriyoruz. Bunun 1000 dolarını ceşitli ihtiyaclarına harcıyorlar, 500 dolarını nereye harcıyorlar bilemiyoruz.
İngiliz Maliye Bakanı sozu alır: Bizim araştırmalarımıza gore kamu gorevlilerimizin bir aylık asgari gecim endeksi 1000 Sterlin. Biz calışanlarımıza 1400 Sterlin veriyoruz. 1000 Sterlin'ini ceşitli ihtiyaclarına harcıyorlar. 400'unu ne yapıyorlar bilmiyoruz. Bizim Maliye Bakanı sozu alır: Bizim kamu calışanlarının asgari bir aylık gecimi icin 1000 YTL gerekiyor. Biz 500 YTL veriyoruz. Gerisini nereden buluyorlar bilemiyoruz."
DevilDiablo 23.08.tarihinde 18:39 sıralarında Alinti yap Guzelll

bozkurtmyo 25.08.tarihinde 22:14 sıralarında Alinti yap fıkranın adı ŞEF bak kesın okuyuN onuna kadar bozkurt garantısı guleceksınız...
sımdı bı kızılderelı sefı sehırden bı kız almak ıstıyo ama kızın babası vermeye nıyetlı degıl sef bı gun ıstemeye gıdıyo kızı kızın babası vermemek ıcın sart kosuyo bırsuru 1. sart benım kızımı alcak adamın mılyonlarca dolar parası olması lazım der
şef: şef isterse verır der ve dolarları adamın onune doker
babası vermeye nıyetlı olmadıgından der kı benım kızımı alcak adamın 100000 donum arazısı olması lazım der
şef: sef ısterse verır der ve arazılerın tapularını onune doker
adam artık ıyıce bunalmıstır son olark benım kızımı alcak adamın 50 cm şeyi(ne oldugunu annadınız herhalde) olması lazım der
şef: şef isterse 20 cm kestırır der
sonra babası artık bahane bulamaz ve kızı verır...
aradan gunler gecer sehre yerlesırler kız bıgun seften bır utu almasını ıster sefte bunun uzerıne carsıya cıkar ve dukkanın bırınde gordugu utuyu almak ıcın ıcerı gırer şefle dukkan sahıbı arasında sole bı konusma gecer
şef: bu utuyu nasıl alabılırım
dukkan sahıbı : bu utuyu şeyınle kaldır verıcem
şef: şef isterse kaldırır der ve se fkıvrak bı hareketle utuyu kaldırır eve gıder karısı saskın nasıl aldın utuyu der sen sefın ısıne karısma der sef bu konusma ardından banyoya gıder banyodan takır tukur sesler gelmektedır kadın merak eder iceri bakr ne gorsun şef şeyıyle bıdonları kaldırıo kadın merakla sorar...
kadın: şef ne yapıorsun sen
ŞEF : ŞEFİN İŞİNE KARIŞMA ŞEF HAFTAYA BUZDOLABI ALICAK
BUNU ANLATTIGIM HERKES GULDU ISALLAH GULERSINIZ ...
arkadaşlar daha once paylaşılmışsa bu konular ozr dilerim kusura bakmayın


__________________
