İnsanda gozune fener tutulan tavşan etkisi yaratır.
Hele bir de uzun sureli ve birlikte buyuduğunuz zamanlara denk gelen bir birliktelik yaşandıysa, zamanında sizi en iyi bilen oydu ve muhtemelen hala oysa, arada metreler varken bile yaşanan ani bir goz goze gelme anı insana cırılcıplak hissettirir kendini. Savunmasız... bakışlarından anlarsınız cunku siz artık ona o ayrıcalığı tanımak istemiyor olsanız da ta en iclerinizi gorebiliyordur hala. O sırada denk geldiği ufacık bir hareketinizin, yuz ifadenizin onda hala bir tercumesi vardır. Aşk, o derin sevgi şimdiki zamanda yoktur ama gecmiş zamana ait koşelerinizde asılı kalmıştır havada bir yere. Belki gittikce hafifleyecek ama asla sonmeyecek bir balon gibi.

Once ağlarsınız, ama neye ağladığınızı bilmezsiniz, cunku ona aşık değilsinizdir, sevginizi coktan tuketmiştir ama ifade edilesi şeyler kalmıştır kesinlikle, onları anlatır rahatlarsınız, onu dinlersiniz sonra, değişmişsinizdir ikiniz de, siz artık tırnaklarını uzatmaktan zevk alan, onları canlı renklerle boyamayı iş edinen olmuşsunuzdur 6 yıl oncenin aksine, o ise kocaman adam olmuştur, ağır başlı, askerliğinden bahsederken iciniz tuhaf olur, yıllar gecmiştir bunu gosterir cunku.

Ve sonra bir zamanlar nefeslerinizin karışabildiği mesafeden icinize işleyen gozleriyle, hayatta size hala en tanıdık, en yakın gibi gelen, elinizi uzatsanız hala oradaymış hissini verebilen yuzun sahibi bir yabancı olarak karışıverir kalabalığa....
__________________