TEMEL Bİ GUN ARAŞTIRMA YAPIYORMUŞ KARINCALAR UZERİNDE MUZİĞİ ACMIŞ KARINCA OYNUYORMUS Bİ ELİNİ KEMİŞ HALA OYNUYOMUŞ DİĞER ELİNİ KESMİŞ GİNE OYNUYOMUŞ BU SEFER KARINCANIN İKİ AYAĞINI KESMİŞ KİPRİ OYNAMAMIŞ NOT ALMIŞ
NOT:::KARINCALARIM ELLERİ VE AYKLARI KESİLİNCE OYNAMAZLAR
Adamın biri televizyona cıkmış,bir daha indirememişler
Babası Kemale sorar:
-Sınıfta durumun nasıl?
-Cok iyi babacığım sobanın yanında oturuyorum
Suna'nın başı ağrıyordu. Doktor cağırdılar. Doktor hap vererek dedi ki:
- Bu hap şimdi senin baş ağrını gecirir. Peki onu kolay yutabilecek misin?
Kolay yutmasına yutarımda, hap mideme girdikten sonra başıma giden yolu nereden bulacak?
Ressam İki arkadaş, sergide bir tabloyu seyrediyordu. Biri:
-Şuna bak, dedi, guneşin doğuşunu ne guzel canlandırmış.
Oburu duzeltti:
-İmkÂnı yok, mutlaka guneşin batışıdır.
-Belki oyledir. Ama nasıl oluyor da bu kadar kesin konuşabiliyorsun?
-Ressamı tanırım, sabahları onbirden once kalkmaz.
Kucuk kız resim dersinde birşey yapmaz.
Oğretmen:Ne yapıyorsun kızım
Kucuk kız Ot yiyen keci yapıyorum oğretmenim
Oğretmen:Ot nerde?
Kucuk kız:Keci yedi
Oğretmen Keci nerde
Kucuk kız:Yiyecek birşey bulamayınca gitti.
Oğretmen sınıfta ders anlatıyordu. Bir ara arka sırada oturan oğrencilerden birini işaret ederek:
-Soyle bakalım oğlum, koyluler kurtları nicin oldururler?
-Kuzuları oldurdukleri icin, efendim.
On sıralarda oturan Ayla, hemen atıldı:
-Oyleyse kasapları nicin oldurmuyorlar?
Dil bilgisi dersinde oğretmen oğrencilere sordu:
-"Bağırmadım, bağırmadın, bağırmadı" deyince ne anlarsınız? diye sordu.
Kimseden cıt cıkmıyordu. Oğretmen butun oğrencilerin birden parmak kaldırmasını beklediği icin, hayal kırıklığına uğradı.
Neden sonra on sıralardan Temel ayağa kalkarak soz hakkı istedi. Oğretmen soz verince de cevapladı:
-Onemli bir durum yok efendim. Hic kimse bağırmamıştır.
İsmet Paşanın oğlu Erdal İnonu, bir secim mitingi icin Rize'ye gider. Kursude konuşan ince zayıf uzun boylu İnonu'yu goren Temel sorar:
- Habu konuşan adam da kimdur?
Derler ki: İsmet İnonu'nun oğlu Erdal'dır!
- Uy desene Paşanun cok gunahını almışuz. Rahmetli II. Dunya Savaşı yıllarında bizleri cok ac bırakmıştı. Baksanıza ne kadar adaletli davranmuş, kendi uşağını da ac bırakarak ne hale getirmiş!
Temel, karısı Fadime'yi bademcik ameliyatı yaptırmıştı. Hastaneden taburcu edilirken, doktor Temel'e bazı tavsiyelerde bulunur ve son olarak der ki;
- Aslında bu ameliyat gecikmiş, daha cocukken yapılmalıydı.
Temel hemen soze girer:
- O zaman faturayı kayınbabamı gonder de, hasabını o odesun!
Hoca, minberden cemaate hitaba başlar:
- Ey cemaat-i muslimin, deyince: Arkalardan Temel, cevap verir:
- Efendum! Bağa mi deyisun?
Ula Temel, senden polis olmaz. Nasıl kacırdın elindeki azılı hırsızı!
Sormayın komiser bey. Bir anluk dalgınluğum sebep oldu. Ustunde "girmek yasaktır" tabelası bulunan bi yere girdi, arkasından gidemedum!
Komiser sorar:
- Temel, kopekleri atlatıp, kumesten tavuğu nasıl caldın?
- Komiserum, onu soylemem, meslek sırrıdır!
- Ama ben soyletmesini bilirim!
- O da sizin meslek sırrunuzdur!
Kayseri'li mac sahasının onunde kofte satarken Birisi diğerine şoyle der.
- Ula Ehmet bir bilet al macı oğren gel, der.
Ehmet gider ve macı oğrerup gelir durumu Arkadaşına anlatır:
- 2 direk dikiyler, ortaya bir kabak koyiyler. 21 avanak peşinde koşiyler. 2 direğin arasına girince gool diye bağriyler, birde utanmadan kısa don giyiyler.
Din dersi oğretmeni, oğrencilere butun insanların Adem ve Havva'dan geldiğini soyledi. Bir oğrenci soz aldı:
-- Bu doğru değil.
-- Nasıl yani? dedi oğretmen.
-- Babam bize maymundan geldiğimizi soyledi.
-- Sevgili cocuğum, dedi oğretmen, sizin ozel aile tarihiniz bizi hic ilgilendirmiyor
__________________