Ayak Uydurmaca
Kayserili zengin, olum doşeğindeymiş. "Vasiyetim var" diyerek oğullarını kızlarını başına topladıktan sonra oğut vermiş: - Evlatlarım, size son sozum: Devlet calgı, siz cengi... Ayak uydurmaya bakın!
Aynı İlaclar
Doktor, muayenehaneye ilk kez gelen hastadan 50 bin, sonraki muayenelerde 30 bin lira alıyordu. Bunu oğrenen Kayserili, muayeneye ilk gidişinde: - "İşte yine geldim doktor bey" dedi. Doktor soyunmasını soyledi. Muayene etti, ucretini aldı: - Sağlığınız duzeliyor. Aynı ilacları kullanmaya devam edin!
Bilmece
Kayserili, trende yolculuk etmekte... Karşısında oturan zatla tanışır. Dereden tepeden konuşurlarken: - "Gel seninle birbirimize bilmece soralım" der. "Once ben sorayım; bilirsen ben sana bin lira veririm. Bilemezsen 10 bin liranı alırım. Sonra sen bana sorarsın; bilirsem 10 bin liranı alırım, bilemezsem bin lira veririm." - "Tamam" der adam; "sor bakalım" - Soyle oyleyse: Uc ayaklı hayvan nerde yaşar? Oteki yolcu duşunur, bilemez: - Al 10 bin lirayı. Şimdi ben de sana aynı soruyu soruyorum: Uc ayaklı hayvan nerde yaşar? Kayserili, hic duşunmeden, aldığı 10 bin liranın bin lirasını geri verir: - Al şu bin lirayı. Ben de bilmiyorum.
Cehennem Satışı
Kayserili, Papa'nın cennetten yer sattığını işitince doğru Vatikan'a gitmiş. Papa'ya: - "Bazı Muslumanlar cehennemlik olduğu icin" demiş, "cehennemin tapusuyla anahtarını şimdiden almak istiyorum" Uzun pazarlıklardan sonra istediği fermanı ve anahtarı elde etmiş. Bunun uzerine zengin Hristiyanlara yonelik bir reklam kampanyasına girişmiş: - Cehennemin tapusu ve anahtarı bende. Cehenneme girmek istemeyenler, benden belge alabilirler. Cennet arsalarının yarı parasına... Kayserilinin elindeki fermanı goren Hristiyanlar, cehenneme kabul edilmeyeceklerine ilişkin belge satın almaya başlamışlar. Cennet muşterileri azalınca, Papa Kayseriliyi cağırtmış: - Al şu verdiğin parayı, ver cehennemin tapusuyla anahtarını! Kayserili: - Ben cehennemi sattım, demiş. Geri almak icin cok para gerekli. - Ne kadar? - Heybenin iki gozu dolusu altın. Papa, caresizlik icinde ellerini iki yana actıktan sonra buyruğu vermiş: - Doldurun bu Kayserilinin heybesini altınla
Coğrafya
Boluk komutanı "Ali okulu"nu denetliyordu. Hasan'a sordu: - Oğlum, dunya kac parcadır? - Beş parcadır komutanım. - Say bakalım. - Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya. - Sen nerelisin? - Kayseriliyim, komutanım. - Şu haritada Kayseri'yi goster bakalım. Hasan Kastamonu'yu işaret edince: - Oğlum, orası Kastamonu. - Kayseri'nin bir mahallesi sayılır, komutanım
Eski Araba
İki tane ciftci; biri Adanalı diğeri Kayserili, sohbet ediyorlarmış; bu arada haliyle zenginlikleriyle ovunuyorlar.. Adanalı başlamış : - "Bizim orda sabah guneş doğmadan biniyoruz arabaya, akşam oluyo biz hala ciftliğin oteki ucuna yetişemiyoz" demiş... Kayserili de bunun uzerine: -Yav bizim de vardı oyle eski bi arabamız, ama gecenlerde satıp yeni modelini aldık...
__________________