hayatta kimse ama hickimse gercekten senden taraf değil. herkes kendinden taraf, kendinin fanatiği..
işte bu bendeniz fakir tarafından acı da olsa oğrenilmiş yeni bir şey...

...
hic farkediyor musunuz, siz bir şeyden bahsederken, diğer herkes onunla ilgili bir şey soyler; ama kendi hayatındandır..
mesela "evet, ben de boyle bir şey yapmıştım.." ya da, "evet, benim babam da bir defasında.. "vs vs.. orneklerini coğaltabilmek mumkun..
acıkcası seni dinlediğinden bile emin değilsindir. ya da, o sırada sen de kendinle ilgili başka bir şeyi soyleyeceksindir ve sıranın gelmesini beklersin.

ya da en dertli olduğunuz anda herkes sana hoca kesilir ve en doğruyu soylemek ve yonlendirmek icin can atarlar.
-senin o soylediklerini ben zaten biliyorum, bilmeme rağmen bu haldeyim- keşke sadece dinlesen..
...
duşunuyorum, insanlara ne kadar değer veriyorum diye..
bunu biri bana sorsa: "ne demek, elbette insan en kıymetlidir, değerlidir, saygıyı hak eder" diyebiliyorum.
peki ya gercekte, pratikte???

sevgili insan, farkında mısın bilmiyorum ama ben seni hep sonuna kadar dinlemek icin cabalıyorum. bu ise, hayatta başarılabilecek en zor şeymiş, oğrendim.
hayatında annen ya da hocan olmak gibi bir gayem yok. sadece arkadaşınım ve ihtiyacının aslında bu olduğuna inanıyorum.
sevgili insan, senden de aynısını bekliyorum. hayat okulunda yalnızım. kendi başıma ayakta kalma mucadelesi verirken, yanımda olmanı istiyorum. biliyorum senin de kendine ait bir mucadelen var. ben sana destek olma vaadi veriyorum. ama sana kendimi de hatırlatıyorum, beni bir kenarda unutma. ben senin ismini hayatımın mantar panosunda hep asılı tutuyorum. lutfen, sen de benim ismimi bir musvetteye yazmış ol, belki arada eline gecer...
...
sokakta yuruyen insanlara bakıyor musunuz hic? nereye gidiyorlar? gaye ne? amac ne?
kimisi işe gidiyor.. kariyer, para, gecim, vs vs
kimi alış-verişe cıkmış.. maksat?? pek cok şey sayın...
peki şunu soruyorum,
kac kişi "dışarıda birinin bana ihtiyacı olabilir. biraz cıkayım da etrafıma bakayım" diyor? ama ben biliyorum ki dışarıya cıktığımda bir cift kucuk goz benden bir şey isteyecek.. onun icin yanıma bir parca ekmek alıyorum, biraz da para.. belki beni kandırcak.. onemli değil.. ihtiyacı olmaması da umurmda değil... ben ona karşı ve kendime karşı gorevimi yapmış olmanın huzurundayım.
...
ve yine soruyorum insanlık...
bir insanı severken niye seviyorsun?
sadece o kişi olduğu icin sevdiğin kac kişi var hayatında?
ihtiyacın olduğu icin, onu kendine yakın bulduğun icin, sana benzer, senden pek cok şey taşıdığı icin sevdiğin butun insanları duşun.. sen onları sana benzedikleri icin seviyorsun.. sen kendini seviyorsun, kimi kandırıyorsun?
...
beni gormeden, tanımadan, bilmeden satırlarıma goz gezdiren
sevgili arkadaş..
bu satırları okurken ne olur ustune alınma..
bunlar insalık aleminden birinin sadece kendine ait duşunceleri, haykırışlarıdır. belki bir goz atan olur diye karalamıştır.
gercekten dinlemek cok buyuk bir erdem...
ben daha beceremedim..
ve eğer sen dinleyebiliyorsan, buraya ulaşamayan cığlıklarıma kulak ver..
eğer sen de hayatında bu eksikleri hissediyorsan, sana yalvarıyorum, etrafındakileri kayıtsız şartsız sev.. inan bana, yanı başına sana ihtiyacı olan biri var ve sen onun kim olduğunu bile bilmiyorsun. bir dokun bakalım, Âhı nereyi tutacak??
...
sevgili arkadaş, bu satırlara ayırdığın değerli vakit, umarım sana hayatının en buyuk kazancı olarak geri doner..
ne de olsa, iki cift hoş kelamdır kaleme alınan..

selametle..
__________________