1998 yılında Sihir Cafe ’nin acılmasıyla birlikte, Turkiye ’de Frp ilk kez tanınmaya başlanmıştı. İlk defa Frp bilen bilmeyen insanlar bir araya gelebilecekleri, kitap okuyup kendi dunyalarına ait sohbetler edebilecekleri bir yere sahip olmuşlardı. Bu cafe fikri cok gecmeden hitap ettiği insanların duşunduğunden fazla olduğunu fark etti ve Sihir Cafe ’yi takip eden cafeler hız ilen boy gostermeye başladılar. Once Saklıkent Cafe ve devamında Gecit, Tılsım… 1998 ile 2003 yılları arasındaki bu donemde Frp ve diğer masa ustu rol yapma oyunları gorup gorebildiği en yuksek seviyeye ulaşmıştı. Lakin bir anda cafelerin kapanmasıyla birlikte, Frpciler olarak gidecek yerimiz yurdumuz kalmamıştı. Uzun bir arayıs ve bekleyişten sonra 2008 Şubat ayında Şahin Yalabık isimli canı gonulden sevdiğim kişi OYUN MUHENDİSİ isimli cafeyi acarak, biz frp ve magic ’cilerin gonlune taht kurdu. Şahin ile gecmiş donemlerde aynı Frp cafelerde boy gostermiş olsak ta, kendisiyle tanışmam biraz gec oldu. Her ne kadar gec olsa da, ‘ ’eski toprak muhabbeti bir ayrıdır ’ ’ felsefesiyle tez elden kaynaştık. Şu anda okuyacağınız roportaj, bu kaynaşmanın bir eseridir.
1. Kimdir Şahin YALABIK, ufaktan sizi tanısak?
Şahin Yalabık aslen oyun aşığı bir Makina Muhendisidir. Hayatının takriben ucte birine kadar bu mesleği icra ettikten sonra farketmiştir ki mutlu ve verimli olmasının tek yolu oyun yapmaktan ve -deyim yerindeyse- oyun icinde kalmaktan geciyor.
2.Cafe acma fikri nerden aklınıza geldi? Eskiden her ne kadar birbirimizi gormemiş olsak da gittiğimiz Caferler bir gaz sebebi olmuş olabilir mi?
Birbirimize karşı gunluk yaşamda kullandığımız kelimleri goz onunde bulundurarak diyorum ki, oncelikle şu sizli bizli hitabeti kaldıralım, yoksa insanlar yanlış bir izlenim edinebilir. (Peki – Ertuğrul.)
Cafe acma fikri şoyle gundeme geldi: “Oyun icinde kalmak” icin en etkili yolun oyun oynamayı ve yapmayı seven insanların arasında bulunmak olduğunu duşunduk. Duşunduk diyorum cunku bu fikri bana ilk olarak eşim verdi. Yani Cafe ’nin fikir babası eşim aslında. Henuz tanımadığım bu oyunseverleri de bulmanın en iyi yolunun bir oyun cafe olduğunda da hemfikirdik. Bu konuda netleştikten yaklaşık 2 hafta sonra Kadıkoy ’de yer bulunmuş ve Cafe acılmıştı. Her şey oldukca hızlı gelişti yani. Bundan onceki cafeler ve onların tecrubeleri bırakın gaz almayı, insanı bu işten soğutacak turdendi. Bu yuzden cok da iyi bir yatırım yapmadığımın farkında olarak başladım işe. Ama insan yapmak istediği şeyden emin olunca gozu pek bir şey gormuyor galiba.
3.Biraz Oyun Muhendisi isminden bahseder misin sevgili Şahin? Buraya gelen insanlar genelde neler yapıyorlar?
Hah şole daha cana yakın. (Dimi – Ertuğrul) Bu isim cafe ’den once de vardı. Nick olarak kullanıyordum. Bazı insanlar fazla iddialı olduğunu soylese de bana surekli yapmak istediğim işi hatırlattığı icin cok uygun olduğunu duşunuyorum. Ustelik aslında sadece kendime atfettiğim bir isim değil bu. Buraya gelen ve bu işle ilgilenen/ilgilenmek isteyen herkes icin bir sıfat. Yani kendini oyun muhendisi hisseden herkesin toplanabileceği bir catı.
Buraya gelen insanlar kutu oyunları, kart oyunları ve frp oynuyorlar. Turkiye ’de şu an tek CoreStore olduğumuzdan Magic the Gathering ve organizasyonları konusunda oldukca iddialıyız mesela. Bunlar dışında sadece cafe konseptine gelenler de oluyor tabi. İcerideki eğlenceli ve oyun dolu hava seviliyor sanırım.
4.Bilindiği kadarı ilen kendi oyunlarınızı tasarlıyor ve cafenize gelen insanlar aracılığı ile test ediyorsunuz. En son hangi oyun uzerinde calıştınız? Zorlukları, kolaylıkları nelerdi?
Cafe ’yi acma amacım olan orjinal oyun uretme konusunda gecen 1 yıl icinde oldukca yol aldık diyebilirim. Turkiye ’de olmayan birşey yapmaya calışıyoruz. Sanıyorum onumuzdeki sene Oyun Muhendisi adını sadece bir cafe ismi olarak değil, bir “oyun fabrikası” olarak da duyacaksınız. Oluşturduğumuz kadroyla ilk oyunumuz olacak olan “Al sana!” uzerinde calışıyoruz. Umuyorum yaza yetişecek. Zorlukları sonsuz diyebilirim, kolaylığı da yok. Birşeyi ilk defa yapmaya calıştığınızda karşınıza cok fazla şey cıkıyor. Oyunun uretiminden dağıtım kısmına kadar herşey cok zor. Buna bir de Turkiye ’de henuz Fiziksel oyun kulturunun yeşermemiş olduğunu ve oyun alma refleksinin cok az olduğunu ekleyin. Yapmaya calıştığımız şey biraz fazla idealist aslında.
5.Peki, tavsiye edebileceğiniz bir masaustu oyun var mı? Ya da en cok oynanan masaustu oyun nedir?
Cok fazla var. Buraya gelip tavsiyemi isteyen olduğunda buna oyuncunun yaş grubuna, cinsiyetine ve sabrına gore karar veriyorum. Turkiye ’de yaygın satışı yapılan ve tavsiye edebileceğim bir oyun yok şu an. Buraya gelip de oynayabileceğiniz ve piyasada satılmayan epey bir oyun sayabilirim ama: Stone Age, Diplomacy, Starcraft Boardgame, Power Grid, Agricola ilk aklıma gelenler. (Stone Age, Diplomacy ve SC tarafımdan oynanmış ve tam not almış durumdadır. Kesin deneyin. – Ertuğrul )
En cok oynanan oyun dediğimizde cevap biraz klasik: Tabu. Hem yaygın satışı olması, hem de reklamı olan bir urun olması bu oyunu oldukca sevilir bir hale getirdi.
6.Okuyucularımıza Magic the Gathering hakkında bir miktar bilgi vermek ister misiniz?
Cok isterim. Ama burdan cok detay vermiyim. “Akıl Oyunları” adlı 2 aylık dergide bu sayıda Magic ’e 2 sayfa ayırdım, isteyen gitsin okusun. Cok kısa olarak şoyle diyeceğim: Bu oyuna 16 yaşımda başladım, şu an 31 yaşındayım ve hala kopamıyorum. Bu cumleyi kurabilecek de en az 50 kişi tanıyorum. ( Ben de 11 senedir oynuyorum ve kopamıyorum. – Ertuğrul. )
7. Rol yapma oyunlarıyla aranız nasıl? (frp)
Lisenin son yollarında oldukca yoğun olarak oynuyorduk. O donem D&D vardı, fazla da bir alternatifimiz yoktu elimizde. Sonra Universitedeyken de Battletech ’e sardık. Bu oyun da yaklaşık 2 sene devam etti aktif olarak. Sonraki yıllarda vakit ayıramamaya başladım. FRP biraz fazla uzun soluklu gelmeye başladı. Calışmaya başlayınca da tamamen koptum.
8. Gelelim bilgisayar oyunlarına… Sevgili Şahin neler oynar? Hangi tarzda oyun sever? En son ne oynadı? Son gorduğumde Company of Heroes kuruluydu makinende, ben de oyun seslerinden silah ve arac ismi soyluyordum.
Son donemde bilgisayar oyunlarıyla ilişkim biraz değişti. Eskiden bitirmek icin oynadığım oyunları artık “dur bakayım yeni birşey getirmişler mi?” diyerek oynuyorum ve coğu zaman oyunu bitirmeden sıkılıyorum. RTS genel olarak en sevdiğim tarz diyebilirim. İyi atmosferli ve hikayeli FPS ’ler de hoşuma gidiyor şu ara.(ikimiz de Star Craft II peşindeyiz.) 5 ay once CoD: Modern warfare ’de yakaladığım tadı son 1 senede başka bir oyunda yakalayamadım.
PC ’de şu aralar Empire Total War ve DoW2 oynuyorum. 1 ay once eşimin hediye aldığı direksiyon ile XBOX ’ta Grid ve Forza Motorsport ile coşuyorum. Ara ara da Resident Evil. Kooperatif oyunlar cok keyifli oluyor ozellikle.
Sihir Cafe
Geyik0 Mesaj
●8 Görüntüleme
- ReadBull.net
- ReadBull Hakkında
- Sohbet Muhabbet
- Geyik
- Sihir Cafe