sozunu sıkca duyar olduk son yıllarda. Bu, hem gecmişin sıcak toplumsal ilişkilerine ozlemi hem de cocukluğun masumiyetine duyulan hasreti ifade eden bir kalıp olarak yerleşti dilimize.
Oysa şoyle bi hatırlayalım dedim:
Sabah gun dogmadan bir buseyle uyanırsın; hadi oglum kalk bugun bayram,gozbebeklerinin icine bir tatlı portre yansır babamızın gulen simasından...Sonra kalkıp bayram namazi icin hazırlık yaparız, yuzumu kackere yikayacagim baba gibi garip ve masum sorular dolasır minicik zihnimizde...Bayramlıkları giymek anne yardımı ile...Camide babamızdan bir an olsun gozumuzu ayırmayız ve ne yapıyorsa yapmaya calısırız; o rukua egildiginde secde edilecek bolgeye bakar bizse etrafa!!!..Eve geldigimizde ise minnettarlık icinde anne elini opup bayramlasmak sonra diger akrabalarımızla...
Komşu cocuklarla yada amca cocukları ile birlikte gruplar halinde ev ev dolaşmak, kapıya kim cıkarsa koro halinde demek, uzatılan şeker veya cikolataları torbaya doldurmak, her evden sonra ne kadar olmuş diye olcmek, bozuk para verilen evleri veya acılmayan kapıları yolda gorduğu diğer cocuklara haber vermek gibi heyecanlarımız vardı...
Ya sizlerin nasil tatlı film kareleri var?...
__________________