Nufus Sayımlarında, butun gun evde otururuz ve sanki kız istemeye geleceklermiş gibi Sayım Memurunu bekleriz.
Saat ilerler, oğleyi gecer, akşam ustune varır, biz oflanıp puflanıp "nerde kaldı bu adam" "mesai saati bitecek, sayım memuru ortada yok" deriz icimizden.
Onumuzdeki Nufus Sayımında yine eve hapsolacakmıyız, bunu şuan kimse bilmiyor, bu da ayrı bir mesele.

Neyse...
Aaa! Kapı calındı.
Sayım Memurumuz, bizi saymaya hazır.

"Hoşgeldiniz"in ardından, masaya oturulur ve buyuk defter acılır.
Bu andan itibaren, Sayım Memuruna "bir nevi ahiret sorusu kabilinden" sorularımız yonlendirilmeye başlanır.
NOT: Sayım yapılan her evde, boyle sorular soruluyormudur bilmiyorum, ama genel olarak sorulduğu kanısındayım.

Evin kucuğu varsa ya da ev halkı meraklıysa, "Bu işden ne kadar para alıyorsun ?" fiks sorusu Memura yoneltilir. O da gulumser ve sorumuza bir cevap verir.
Bu tarz sorulara başka ornekler vermek gerekirse :

-"Burdan sonra başka nereye uğrayacaksın ?"
-"Nerde oturuyorsun ?"
-"Kac yaşındasın, okuyormusun ?"

sayılabilir.

Sozu burda bitirip, klavyeyi size bırakıyorum arkadaşlar.
__________________