Emin olun bu kadar "K" harfi ni bir arada gormediniz, bir daha da goremezsiniz !!!


Kitaplarda kÂşiflerin keşfettikleri kÂinat kurulurken, karşı karşıya kalan kaplanlar kunduzlara kukrer; keyifleşen kalın kalcalı kuheylanlar kısraklara, kup karınlı kadanalar katırlara kişner; kopuklu kırılgan kutuplarda kefallar kopekbalıklarına karşı kalkanlaşır; kara-kuru kaplumbağalar karabataklara kostaklanır; kor kosnuler kumlarda kıpırdanır; kaşağısız, kayışsız karakacanlar karacalarla, kırlangıclar kelaynaklarla, kazlar kerkenezlerle, kediler kıtmir kopeklerle kırıştırırlar; kokarcalı kıraclarda kostebekler, kelebekler, koalalar kacışırlar; kevenli kırlarda keciler, koyunlar, kuzular kolsuz kepenekli Keloğlan'ın kavalına karşı kıkırdarlar; kalcaları kalınlaşan, karınları kabaran kurdeleli kızlar, kadınlığa karışırlar; Kozanlı Kadir kemanını, Karslı Kadri kopuzunu, Kırklarelili Kıpti klarnetini, Karadenizli Kudret kemencesini, Kemahlı Kamer kavalını konuştururken; kutnu kumaş kostumleriyle kaldırımdaki kuryeli kalabalığa karışan kız-kurusu kıvrak Kubra kadın,
kaynanası kaşarlanmış kosnul Kadriye'yle koejde kol-kola kabarık kalcalarını kıvırıp, kimse kuşkulanmadan Kernekli Kastelli'nin kuzeni Karaoğlan'a karagozlerini kırpar, kırıtırlar; kurdanlarıyla kalem kaşlarını koreltip koceri klipleriyle kafaları karıştırır, kızılca kıyametler koparırlarken, karagozleri kamaştıran kumral kızları Kamran'ı Kazanova Kaan'a kakalarlar; komplimana karaktersizlerle kırıştıran kafadan kontak kimi kadınlar, kabaran karınlarını kurtajla kucultup kılıbık kocalarını kandırırlar

Kocamustafapaşa'yla Kosemsultan'ın kıymetli kerimeleri Kısmet, kısmetli kumbaracı Kazancıoğlu'yla Koprualtı'nda kıvancla kumrulaşırlarken; konservatuarın kafesinde karşılaşan Kerim'le Keriman kardeşce kucaklaşsalar da, Kerim'in karısı Kumru kesinlikle kabullenmez, kıskanclıktan kudurur; kaktuslu kadınlar,
Kordonboyu'ndaki Konak Karate Kursu'nda kafa-kol koparırcasına kapışıp kendilerini kanıtlarlar; kavgacı kaypak kayıkcılar kaygan kulvarlarda kaykaylarıyla karşılaşırlarken; karşıt kutuplardaki kulupler, kume karşılaşmalarında kıyasıya kapışırlar; kozasından kurtulan kızılipekler, kırmızı karanfillerle kenetleşir; Kızılay Kurumu'nun koordinesindeki kozalaklı kermeslerde kalpaklar, kazaklar, kulotlar, kanaviceler, kukalar, kuklalar, kiviler, kuleler, krakerler, kokorecler, kartpostallar, kozde kavrulmuş kabuksuz kestaneler kapışılır; kitaplar kapaklanır, kimlik kartları kaplanırken; kureselleşmede klasman koşusuna katılan Kaya kardeşler, Kazasker'de Kampusistan kurmaya kalkışırlarken; kompleksli kakavan Kerimcan'la kayınbiraderi Kayahan, kıskanclık kriziyle kahırlanıp kuruntuya kapılırlar; Kavaklıdere Kasabası 'nın koy kahvesinde koylulerle karşılıklı konuşup, kulpu kırık kupayla kahvesini kopurteten kornacı Komuşemmi, kendisine kulak kabartan kahveciye kızar;

Kuran-ı Kerim' ikem-kumlemeleriyle koyluye kıraatleyen koselesi kabartılmış kara kunduralı kodoş Kurşat'ın konuşmasını kimse kavrayamaz; Karahanlı kanaatkar, kibar, kandilli kadınlarla, kakulleri kıvırcık kuşdili! kızlar, Kaymakamlığın koylerde kurduğu kurslarda kilimler, kazaklar kotarıp, Kızılırmak kaynağından kaldırdıkları kırbalarını kilitsiz kilerlere ko*****, kamışlı, kendirli, kırac kırlarda kelek kavunlar, karpuzlar kemirirler; karaciğer kanserinden komalık konumundaki kucuk kardeşi Kalender'in kıvranmaları karşısında kalakalan koptik Korhan'ın karagozlerinden kıvılcımlaşan korkunc kabusu karanlığa karışırken; kodaman kapitalistler, komple konforlu konaklarında kolonya kokulu kerevetlerine kurulur, keman koncertosuyla kadınlar korosunun keyifli konserlerine karşı kristal kadehlerini kaldırıp, kahvelerini kopurturler; Krallar, Kraliceler Kulubu'nde kredi kapmak konusunda kac kez kıvırtmaya kalkışan kurkcu kalleşler, kırk kat klasikleşmiş,
klişeleşmiş kahrolası kotu kişiliklerini kaldırıp koşeye koymazlar;
kıtaları kar kaplayınca, kontratak'a kalkan kelepir kamyon kacakcısı kotrabanlar, Kapıkule Kapısı'ndan kacırdıkları konteynerleri, Komurhan Koprusu'nden kaydırıp Kilis'te kara kapılır, kışlanın kuzuneli karakoluna kapatılırlarken; kimbilir Kozluk'taki kumeslerden kanadı kırık kac kazla, Kahta'daki koralardan karnı kabızlı kac katır kapıları kırarak kekikli kırlara kacarlardı...


Kucuk korpe kızları kacırarak kul kılıp kole kullanan kapkaccı kadın korsanları, kentin kuytu koşesinde karşılaştıkları karakol komiserini kasaturayla korkutup kacarlarken; karaciğere konan karasinekler, Kuşadası'ndan kanatlanıp kalkarak Kozyatağı'na konan kuğu kuşları, kafes kackını kınalı keklikler, kumrular kıvrak koşumlarla kendi kovuklarında kabarırlar; kurt kurtluğunda kalıp kızgınlaşarak korpe kuzuları, karnı kuzucuklu koyunları kapardı...


Karlı kaldırımda koşarken kundurası kayıp kapaklanan Kuriş'in kafası kanayınca, kaldırımdan kapıp kaldıran Kutsi Kubibay, Kuriş'i kucakla***** karşıdaki Kavacık Kliniğine kavuştururken; karabacaklı karıncalar, kanca kıllı kirpiler, kıl kuyruklu keltoş kırkayaklar karşı kıyıların karanlığında kavislenerek kıvrılan kumsalda kıpır kıpır kıpırdarlar; korkunc kobralar, kocaman kertenkeleler kil katmanlı kesekli kırlarda kıvrım kıvrım kıvranırlardı...

Kopenhag kriterlerinden kolayca kacan, kritik konulan konuşmaktan kacınan kıvırtmacı Kandıralı kekeme Kerimoğlu, kibirli kudretli Kuzguncuktu kıranta korkuluk Kibaroğlu, kurk kacakcılığında kılavuz kaptan kullanan kancaburunlu Karadenizli kambur Kavrukoğlu, kahkahacı Kadırgalı kulağı kesik kabadayılardan kacık Kasapoğlu, koca karınlı Kumkapılı kaptan Kamiloğlu, Kırşehirli kikirik Kabiloğlu, kışla kackını kasketli komik Koseoğlu; kukla kalpaklı, kalın kaşlı, kulakları kupeli, kehribar kostaklı, kravatı kaytanlı, keplerinin kenarları kıvrımlı kırk kafadar kaltaban; kurbanlık koc kesip kozde kebap kızartarak, klimalı, kaloriferli, kalebodurlu, kartonpiyeri!, korneşli, konforlu kız kuleli koşklerindeki kadife kumaşlı, kozmetik kokan koltuklarında konken kotarıp kupa kaldırarak, kendi karmaşık kompozisyonlarında; kuramsal konjonkturde kitlesel kumeler, kulturel kanallarla klanlaşıp kavmiyetle kabileleşirler;
kozmolojiselli, kureselleşmeli, kapitulasyonla, konfederasyonlu, kamutaylı, kurultaylı, kapitalli, konsolideli, koyun kopyalamalı kolonlamasal, kategorisel, kuresel, kamusal, kurumsal, kanunsal, kalıtsal, kuralsal, kutsal kavramları kavrama konusunu kurcalarlar; kurcaladıkca 'kırk kup, kırkının da kulpu kırık kup' Karmaşasıyla kavram kargaşasına kapılıp kafaları korduğumleşerek karışır, kararsız kalırlardı...

Kepek kafalı kustah keller; kadife keseli kaktuslu korler; kaftanlı, kavuklu koftehorlar; kritik koşullarda kecileri kacırmadan kırsal katmanlarda, kumsal kıyılarda, kamusal koylarda, kupeştesi kopuk kotralı, kalyonlu, kayıkhaneli korfezlerde koşe kapmacadayken; kitap kurdu kararlı kadirşinas kemaletli Kamile kadın, Kazım Karabekir Koleji'nin kampusundeki kutuphanede kısaca kimyasal karışımlarda kıvamlaşan kibritin, kromun, kalsiyumun, kızamıklı kadavranın, kÂr- kazanc kulvarında kalite kontrolunun; kargo, kasko, kambiyo, kart, kredi, kapasite, kaynak kullanımının kadir kıymetini kurşunkalemle kağıtlara kaydederdi...

Kazancları karmaşık, keten koyneği kravatlı, kruvaze kıyafetleriyle keyifleri kıyak, kaprisli, kırkambar, kamuflajlı kalpazan kumarbazlar, kılıflı kumar kumpanyalarında komedili kokteyller kurarak, kucağındaki konsomatrislerin kıkırdamalarıyla, kıyıda koşede kalmış kiralık kantocu kadınların kıvırtmaları karşısında keyiflenip kahkahalarla kekik kokulu kadayıf, karamela, kurabiye, kağıthelvası, kestaneşekeri, kepce kepce kızartılmış kadınbudu, kadıngobeği, kaynanadili, kapuska, kokorec, kaşar, krema, kazandibi, karnıyarık, kunculu kunefe, kereviz, keşkek, keşkul, konserve, keccaplı kofte, kimyonlu kısır kaşıklar; kakao, kahve kopurtup, kasa kasa konyaklar, kutu kutu kolalar, kÂse kÂse kaymaklar kapışırlarken;
Kurecikli Kamber kalfa, koru korune kapılandığı kurt kopekli kapıda kabagucle koleleştirilerek kucumsendiğinden, kurekle kazdığı kuspe kokan kuflu kumesin kulluğunde kanserleşen, kangrenleşen, kavruklaşan kekremsi kÂbusunu kamcılar; karanlığa karşı korateş kıvılcımının kucucuk katresini kandile koyamadığından kahrolurdu...

Karşıyaka'da, Karasu'da, Kanlıca'da, Keşan'da, Kızılay'da kasıp kavuran kasırgalardan kurtulan kader kurbanları, kiremitli koğuşlarında klasik kayıtlı, kaygılı, kızgın, kuşkulu keyfiyetleriyle kalakalır; karabasanlı, kabuslu kalelerde kanlı kusmuk kusad, kefensiz kabirlere kimliksiz konulurlarken; koc katımı konaklarda, kazanc kapısını kurcalayıp krema kapan konuklarıyla keyfe-kader kadeh kaldıran kultur katliamcısı, korkak kozmetikci, kedi kılıklı kabiliyetsiz, kapasitesiz kimi kostebek kasetciler, kasetleriyle keriz karakterlerini karizmatikleştirmeye kalkışırlardı...

Kelimeleri kırmadan, konuları kuşa cevirip kıvırtmadan konuşmalarıyla kamuoyunda kendi kişiliklerini kanıtlamış, karakterli, kaprissiz, kıdemli kuşaktan kalender karikaturistlere, kultur kurumlarını kuvvetlendirmeyen kitlelerin karanlık kuyularda kadersiz kalıp kaybolacaklarını kayıtla*****, keskin kara kalemleriyle karaladıkları karikaturlerinde kartvizitci kerataların kıclarını karartıp kızartırlar; kestikleri kupurleri koleksiyonlarına kor, kalıcı kılarlardı...


Korumasız Kemallerin, kefaletsiz Kerimanların keselerini, kamunun kasasını kemiren; kukurtlu kuller kusarcasına kentleri kuşatarak kitleleri kasıp kavuran karaborsacı, kolonici, kalburustu kesitten kartelci kodamanlar, kezzap karıştırılası konyaklarla kabalaşıp kızarak kazanclara kota koyunca; kaoslu kotu koşullarda kalıcılıklarını kaybeden kitapcılar, kırtasiyeciler, kafeteryacılar, kantinciler, kabzımallar, kasaplar, konserveciler, kolacılar, kurabiyeciler, kofteciler, kumaşcılar, konfeksiyoncular, kunduracılar, kuaforculer, komurculer krizin kancasına kapılıp kepenklerini kapatıyorlardı...


Kredi kartı kullananların kerizce kazıklandıkları kanıtlanıp, Kredi Kartı Kullanmama Kampanyası kitleleri kuşattığında, Kocbank, kimi kredi kartlarının kapasitesini kısıtla*****, kimilerini de kapatarak kendini korumaya kalkınca; Kelkit'in Koyulhisar'daki kukurtlu kaplıcasında kalan Koray Kurtoğlu, kredi kullanamadığından korkuya kapılıp kos kos kıvranırken; Korkut Kıratoğlu'nun kefilliğiyle korkularından kurtulup kurtarıcısını kucaklıyordu...


Karasis Kalesi'nin kasvetli karanlığını keşfeden karaborsacı karaktersiz korsan kasetciler, kacırdıkları Kamelyalı kıvrak Kevser'i kelepir karyolada kucakla***** keyifli kepazeliklerini kamufleli kameralarıyla kasetlere kaydedip, kan kusturucu kırkıncı konuşmalarında kasetin kopyasıyla karayazılı kontratı Kevser'in kucağına korlarken; korkunc komplo karşısında kulaklarına karsuyu kacan, kafası karıncalaşan, karamsarlığa kapılan, kırk kez kulaklarını kapatıp kafasında kabus kaynatan Kevser kadın, komplocuların kazıklı koşullarını kamilen kabulleniyorken, kalp kifayetsizliğiyle kapaklanıp kasetcinin kucağında kalıyordu...

Konağına, kolu kanadı kırık korumasız kadınları kapatan, koynunda kokain koklatan komplocu koktendincilerden Kıro Karadayı'yla kayırıcısı Kadim Kocakoğlu, kolları kelepcelenmeden karakoldan kacıp kayıplara karışırlarken; kendilerini kare kare kameralara kayıtlayan kameramanlara, "keyfimizin kahyası mısınız?" karşı koyuşuyla kufrediyorlardı...
Komplocuların kasetleri kamuoyunda kotu karşılanıp kınanırken; karyolalarında keyifleşen karı koca kaset konusunda kapışınca, kızan kocanın koyuverdiği kufurlu kelimeler kanatlanıp kavislenerek komşuların kulağına kactığında; kufurleri kabullenemeyen kadın karakola koşup, kufurlu kelimeleri kara kalemle komiserin karbonlu kağıtlarına kaydettiriyordu...


Kabile kulturunun katı kurallarını koruyan kaynana, kayınbabayla kocanın kıskacında konuşamayıp kıvranan kadersiz, kısmetsiz kimi kumalarla, karayele kapılan kararsız, kontrolsuz, kuralsız kalabalıkta kendini kaybeden kimi kafası karışık kişiler, karmaşadan, kıskactan kurtulup, kendi kondusundaki kuluckasında karakaplı kitaptan kara kehanet kuzlayan Karababa'dan keramet kapmaya koşarlarken; karine kutusunu kapan kÂrşinaslar, Karun'laşma kervanına katılıp keyifleniyorlardı...


Kalamışlı Kirkor, Kayışdağlı Kevork, Kuzguncuktu Kamber, Kurtkoylu Kemalettin, Kucukyalılı Keremullah, Karagumruklu Kurşat, Kasımpaşalı koruk Kasım, Kağızmanlı Kalender, Keşanlı kavruk Kazım, Koyceğizi! korpe Kibriye, Keciorenli kokce Kamile konutsuzluktan kıvranır, karınları kuruldar, kart-kurt kazınırlarken; kazıkcı komprador kapitalistler, kıvırtıcı kocek komisyoncular kontratlığında Konut Kooperatifiyle, Koy-Kent Kalkındırma Kooperatifleri kurup; kanundan, kararnameden, kamuoyundan, Keremullah'la Kitabullah'tan korkmadan kandırdıkları kıt kazanclı, komik konutlu, kısıtlı-kotu koşullu kitlelerden kopardıkları katrilyonları, kayıtdışı kazanclarına katıp kasalarına koyuyorlardı...


Kitleler, kulustur kondularda kuru, kısır kahvaltıları, karalahanalı, karabiberli kombeleri, kozlemeleriyle kalıp kırgınlıklarını, kuskunluklerini konuşurlarken; kamu kurumlarında koordineli kadrolaşan koktendincilerin kanalıyla kamu kuruluşlarını kırtıklayıp kovuşturma kazanında kaynayan kartelci Kandemir'i, korolası kongreci kalantorlar kurtarıyorlar; kÂrlı Kimpaş'ım, Kimsan'ın, Kepez'in kapısını kilitleyip kırkbinlerce kafa, kolemekcisini kapıonune koyuyorlardı...


Kamuyu Koruma Kurulu'nun kazıkcıları kayıran kahrolası kararı, Kamu Konseyi'nce de kabullenilerek kesinlik kazanınca; karara kayıtsız kalamayan karakteri kavi, karatede kara kuşaklı katip Kamuran, kalemini kırarak Konsey Konağı'nın koridorundan koşedeki kursuye kayıp, kitleleri koruyan kısa konuşmasını kurguluyordu:


-Kaytanbıyıklı, karayağız kardeşlerim, koclarım !

Kartelci, kapkaccı, kurnaz koftehorlar karşısında kaygılanıp korkarak kaskatı, kupkuru kalakalmayın!

Kazıkcıların kotardıkları krizlerde kerizce kazıklanmayın!Kafanızı kullanın, kucaklaşıp kaynaşın; kopeksiz koyleri kolayca kolacanlayıp kuzu kapan kazıkcı, krizci, kapcıkağızlı kurtlara karşı kendinizi koruyun!...



Kitleler, kasvetli karda kışta kazaksız, kabansız, kecesiz, koyneksiz, kısbetsiz, kırac, kurak, kabristansız, kenefsiz, kunksuz, kanalizasyonsuz kubur kokan koylerinde karınca kararınca kurabildikleri kucucuk kagir kulubeleriyle, ker**** konutlarında kap- kacaksız, karma-karışık kavşaksız, kulvarsız, kaşarsız, kolasız, koftesiz, katıksız, kalorisiz, kasnaksız, kevgirsiz, komursuz, koleraya karşı korunaksız, kıtlık kıranlıkla kıt kanaat kerhen konaklarlarken; Kurbağalıdere'nin koprulu kavşağında kurulan Kuran Kurslarını Koruma Kurulu'nun Kongresinde Kaplancı Kadılar'ın kokuşmuş kararıyla kadınları, kızları Kılık Kıyafet Kanunu'na karşı kandırıp kasidelerle kafalarını karıştırarak kılperestlik konumunda kara kıyafetlerle kapatıp, Keremullah korkusuyla kıskacla***** kalplerini kararttılar...

Kutsal kitap Kuran-ı Kerim'i kullanarak kıblegahları kazanc kapma kulvarına koşan kepaze koktendinciler; kıyamette kaynayan katran kazanına konulma korkusuyla, korpe kızlarla kucak kucağa kalma kandırmacasıyla korukleyerek kışkırtıp kudurttukları kalpleri koreltilmiş kıytınkcılar; kaba, kara, kırcılsakallılarla koalisyon kurarak katliam kampanyalarıyla kumeleşip, kuşlukta kıyama kalkışarak, Kemalist Karafakioğullarını, Kaftancıoğullarını katledip kitleleri korkutarak keyiflerini kacırdılar...
Kuffarlaşan kiralık, kemli-kinli, kılcık-kurtlu, kudurgan, kemik kemiren kuduz karabaş kopekler; kalkan kılıc, kamcı kırbac, kanca kargılarla



Kahramanmaraş'ta kıyıma kalkıştılar; kafa-kol kopardılar, kapıları kazmalarla kırıp kurbanlık koyun gibi kalakalan korumasız kadınların kaburga kemiklerini katur-kutur kırdılar, karınlarını, kasıklarını kargışladılar; kimi kucuk kankalar, korkudan kakalarını kulotlarına koyuverirlerken; kandaşların, kocaların, kirvelerin, konu-komşuların kıclarına kimbilir kacıncı kez kazıklar kakarak; Kuyucululaşıp kırkbinlerce kişiyi kazdıkları kuyulara ko*****; kabilelerin kokunu kazıyıp kurutmak kabilinden kundaktaki korpecik kuzucukları da kıyım kıyım kıydılar, kıtır kıtır kesip *****ce, *ca, kancıkca, kalleşce, kavvatca katletmekle, kimilerini de kor, koturum koymakla kalmadılar; Kızılbaşlıkla karala*****, komunistlikle kotuleyerek; kuşaktan kuşağa, kademe kademe kronikleşerek kozalaklı, kuşburnulu, kuşkonmazlı, kanaryalı, kardelenli kentlere (Madımak'lı Sivas'a) kadar kaydırdılar;
Kerrar-ı Kebir'le, "kan kan katliam!" korosuyla kinlerini kusarak korateşle konukevlerini de kundakladılar, kızılalevlerle kavurga kavu urcasına kadınları kızları, kankaları kardeşleri, konukları, korpeleri kahkahalarla katlettiler...


Kitleler kan kustu, Kızılırmak karardı kustu...

Katliamdan kılpayı kurtulan KALELI, kalbi kerpetenle koparılırcasına kahroldu, kızdı, kopurdu; kıyımlarla Kemalizm'in kuyusunu kazarak, kapitalizmin koleliğinde kainatı karartan kunyesi kara, kecisakallı kelpoğlu kelplerin kalkıştıktan karagun kıyımını kanıtlarıyla kitaplaştırdı, konferanslardaki konuşmalarında, 'katledilenlerin kalplerde kahraman kalacaklarını' kaydederek, katliamı korukleyen, katilleri koruyan kurtcu kentlilerle kanlı katliamcıları kınadı:

Kayalardan koptular, keklikleri kovdular. Kahrolası *****ler, kanatların kırdılar...

Katliamcı kopekler, katlettiler korpeler


Korolası katiller, karargahlar kurdular...

...



Karadinliler kinlerini kustular



Kainatı kıpkızıl kana kestiler



Kirve kardeşler kanrevan koştular



Karasevdalar Kafdağı'nda kalanda...





Kuytu koyaklarda kartları kardılar



Kentlere, koylere kurtları koydular



Kankaları kazmalarla vurdular



Karasevdalar Kafdağı'nda kalanda...





Karanfil kokulu komurgozlumu



Korkusuz kalemşor keremsozlumu



Katlettiler kalbi kaviozlumu



Karasevdalar Kafdağı'nda kalanda...





Kutsal kiliselerdeki Katedraller, Kardinaller, Katolik Keşişler, Kontlarla Kontesler de, kuffarlaşan kafıroğlu kafirlerin korkunc kitle katliamları karşısında kederlendiler, kahroldular...


Kargıc, kılıc, kırbac, kıyınctır katliamcı katillerin kazancı.

Keko kurban, katillerin kullisi kotu kimlikli kişiler midir?

Kotu kimlikli, kinli, kasap kişilerdir kurban, kasap kişiler!

Kalbi, kafası katliamları kabullenemeyen kulturlu kişiler kukrediler:


-Kalkın kızıl kalpaklı kızanlarım! Kokensel kimlik kışkırtıcıyla kulisciliğe kayıp klikleşerek karşıt kamplaşmalara kapılmayalım!

Kendi kendimizle kavgaya kalkışıp kapışarak kırk kat kırılıp koparak kuculup kenarda koşede, kuytu kıyılarda kadersiz, korunaksız kalmayalım; komunikasyon kurarak kalben kucaklaşıp Kuvayı-millici kimliklerimizle kavilleşelim, kahramanca katılalım kurtuluş kervanına! Kampinglerde kamplar kuralım, kafalarımızın koşesinde korduğumleşerek kalan kotu kaderlerimizin kara kepazeliğini, korkularımızın kefaretini kazıyalım, kelepceleyip kureklerle kuldur kuldur kureleyerek kaydıralım kayalıklardan kuytu koyakların karanlıklarına!.. Kuzeydeki Kolordu Komutanı Korgeneral Kemal'in kumandasında Kastamonu'dan Kırklareli'ne, Karabuk'ten Kayseri'ye, Kırıkhan'dan Kutahya'ya, Karamursel'den Kars'a kadar katar katar koşturan kara kuvvetleri konvoyundaki kıratlı kahraman Koroğlu'lara kavuşup karışalım, komandolaşıp kendir-kement kumeleşelim; kuffar kalıntılarına karşı kendimizi koruyup kollayalım;
kekik kokulu kırlarda kısrak kımızından kandırarak kafalarımızı kıyaklaştırıp, kilometrelerce karayolunu kağnılarla, katırlarla katederek; kokleri kuflu, kimliksiz, kişiliksiz, kepaze kılıklı, kamga kamışlı, karamuklu, kut kolonlu, kosele kalıplı, kurtcul kuyruklu, kafatascı, kırcıl kabasakallıları kovalım; kuffarlarca kuşatılmış kentlerimizi, koylerimizi, kalelerimizi, kulelerimizi kurtaralım...

Karaparacı, kapkaccı, karabatakcı, kazıkcı, komisyoncu komprador kapitalistlerle; kavuklu, kurk kostumlu, kaptan koşklu kervansaraylarda kahrolası korkunc kargaburunlu, kıcı kırık kılkuyruklu, kovuşturma kackını, korumalı kotu kalpli karaborsacı krallara karşı koyalım...


Karamsar, kararsız Kubat'ları, Kadir'leri, Kamil'leri, Kenan'ları karlı kışlara karşı kadifeden kaftanlarla, kazaklarla koruyup kollayalım; kararlı Kazım'larla, Kerem'lerle, Kerim'lerle kol kola kenetleyip kafir kalıntısı keratalarla kapışalım, kahramanca...


Kazıbilimsel kalıtlarımız Kapadokya'da, Kadifekale'de,

Karacaahmet'te, Karahoyuk'te, Kazdağı'nda, Konya'da, Kelkit'te, Karaman-Kalehoyuk'te, Kayseri-Kultepe'de kayalara kazınarak kabartılmış, kitabelere, kataloglara kaydedilerek kulliyelere konulup kutsanmış Kibele kulluyle, karanlıklarda kalmış Kavimler Kapısı'ndaki kendi kokensel imliğimizle, kulturumuzle kucaklaşıp kaynaşalım, koreltilmiş kalplerimizin kapakcıklarını kalaylayalım; kırmızı karanfiller, kasımpatılar kokla***** kendimizi kanıtlayalım...

Kasırgalara karşı koknar kızılı kızılcıktan, kan kırmızısı karpuzları, kavunları, kayısıları, kirazları kopartıp kantarlarda kilolarını kayıtlayalım, kapaklı kavanozlara, kamışlı kufelere koyalım; karoserli kamyonlar, kamyonetler, karavanlarla kışlalardaki kilerlere kavuşturalım...

Kulplu kazanlar kaynatıp karavanalar kuralım; kozde kavrulmuş kavurgaları, kavurmaları, kombeleri, kozlemeleri, kuskusları, krepleri, kıymalı karnıyarıkları, kabakdolmaları, kilolarca kebapları kıtlayıp karınlarımızda karalım, kalorilerini kanlarımıza karıştırıp kaburga, kalca, kaval kemiklerimizle kollarımızı kuvvetlendirelim...

__________________