1) Eh işte , idare eder...

İran Halısı


Kadının biri pahalı halılar satan bir dukkana girer.. ve ilk bakışta cok beğendiği bir iran halısına doğru yonelir. Halıya daha yakından bakmak uzere yere doğru eğildiğinde istemeyek sesli bir şekilde gaz kacırınca cok utanır ve hemen kimse duydumu diye etrafına bakınır ve arkasında duran satıcıyı gorunce konuyu unutturmak icin aceleyle adama
-Bu İran halısı kac para? diye sorar. Satıcı gayet pişkin şoyle yanıt verir.
- Valla hanımefendi, halıya sadece bakmakla osurduğuna gore fiyatını duysan zıcarsın.


2) Guzel Bİr fıkra


Temel'in babası vefat eder... Cenazeye gelen bir aile dostu Temel'e sorar: Nasıl oldu? Cevap: 30.kattan aşağıya duştu... Adam: Vah vah desene cok feci olmuş... Temel: Yok yok oyle olmedi... tam yere duşecekken manavın tentesine carpıp tekrar yukseldi... Adam: Vah Vaah! Daha şiddetli cakıldı o zaman. Temel: Yok! Karşıdaki kasabın tenteden zıpladı bu sefer karşı binanın catısına... Adam: Demek catıya carpıp oldu. Temel: Yok ya! Catıdan yuvarlanıp elektrik tellerine gitti... Adam: Deme ya! Carpıldı o zaman... Temel: Yok canım teller yaylandı babamı 200 metre yukarı fırlattı. Adam: 200 metreden yere cakıldı oyle mi? Yazık... Temel: Yok ya yine en baştaki bakkalın tenteye... Adam: Orda mı oldu? Temel: Yooo... Ordanda yine kasaba... En sonunda bunalan adam Temel'e bağırarak sordu: Ulan nasıl oldu bu adam? Temel: "Baktık durmuyo... Vurduk!"


3) Baya komik bir fıkra


Sabun

2. Dunya Savaşı sırasında Almanlar yahudileri toplama kamplarına goturup
orada sabun yapıyorlarmış. Kampta Avrupanın her tarafından esirler varmış.
Bizim Temel'i de yanlış bir ihbar uzerine esir kampına goturmuşler.
Tum esirleri odalara tıkıştırıp tek tek sabun fabrikasına goturuyorlarmış.
Nazi subayları esirleri teker teker gotururken esirler bağırıyorlarmış.
"Durun beni bırakın, bana acıyın.." ama ne care hepsinden sabun yapıyorlarmış.
Temelin odasındaki tum esirleri sırayla goturmuşler. Sıra Temel'e gelmiş,
iki asker kollarından tuttukları gibi suruklemeye başlamışlar.
"Hacan etmeyun uşaklar, pen Lazum, yapmayun, etmeyun, aciyun bana, coluk
cocuğum var daa" diye yalvarıyormuş ama nafile.
Askerler "Kes sesini, sen de sabun olacaksn!" diye bağırınca c****izlik
icindeki Temel iyice dellenmiş:
"Yapin lan. Hacen kopurenin ....mina koyaiyiim!"


4) Guzel Bir Fıkra


Capkın Temel

Bizim Temel ile Cemal bir gun luks bir otelin lobisinde harika bir hatun gorurler.
Temel der ki, "Ula Cemal, gidip bir bakayim, bu kadindan iş cikar mi?"
Temel yaklaşır kadına, sorar:
"Benimle bir yemek yemek ister misiniz?"
Kadın Temel'i şoyle bir suzerek:
"Bahse girerim şu kapıdaki Mercedes sizin değil..."
"Değildir."
"Şoyle iyi durumda bir banka hesabınız da yoktur sanırım?"
"Yoktur."
"Karadeniz kıyılarında şoyle iki katlı bir ciftlik eviniz de yoktur heralde?"
"Yoktur."
"Hadi o zaman cek arabanı!"
Temel boynu bukuk doner Cemal'in yanına:
"Ula Cemal, benim Limuzini sana versem Mercedesini bana verir misin?"
"Veririm Temelim..."
"Bir telefon etsem kendi bankamda bana hesap acarlar mi?"
"Acarlar Temelim..."
"Tamam o da kolay da, heralde bizim peder ucuncu kati yikmama izin vermez..."


5) Guzel Bir fıkra daha


Kumar

Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve Las Vegas'ın
yolunu tutar... Ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanır. Hemen otel
yonetiminin kendisine tahsis ettiği kral dairesine cıkar ve karısına telefon
eder:
"Hayatım, evde misin?"
"Evet kocacığım."
"İyi. Hemen hazırlan o zaman. Cabuk bavulunu hazırla. Kumarhanede tam 3
milyon dolar kazandım."
Kadın sevinc dolu bir cığlık atar.
"Ayyyyyyyyyyy harikasın! Hemen hazırlanıyorum. Peki ama nereye?
Paris? Karayipler? Acapulco? Guney Amerika?..."
Adam cevap verir:
"Umurumda değil. Sadece eve donduğumde coktan gitmiş ol."

__________________