(BU FIKRAYI CALDIM)
Zencinin biri hamama girer. Beş dakika sonra bağırarak dışarı cıkar. Peşinden Temel cıkar. Temel’in elinde takunya……
Hamam sahibi Temel’e sorar “ Ne oldu?”
Temel de:
- İcerde yılan vardı, ben birkac kere takunya ile kafasına vurdum ama,, galiba zenciyi ısırdı.
(BU FIKRA İCİN OLMUŞ BİR OLAYI ABARTTIM)
Anadolu’da bir koye, yeni bir karakol komutanı gelir.
Koyu gezince garip bir durum gorur. Koyun iki tane kahvehanesi vardır: birinin adı Sağcılar kahvehanesi diğerinin Solcular….Camide Sağcıların kapısı Solcuların kapısı diye iki kapı gorur.Alalalala ???
Biriyle konuşur: Koylu “sağcıyım” der, oteki “solcuyum” der.
Lakin aralarında kavga gurultu hicbir şey olmaz. Jandarma komutanı bu işten bir şey anlamaz ve tutar birkac kişiyi atar nezarete, ceker sorguya.
- Ne ayaksınız lan siz?
Koyluler utana sıkıla cevap verir.
- Kumandan, şey….. Biz onceden şalvar giyerdik……….Artık pantolon giyiyoruz da …
Yalnız yaşayan bir kadın bir apartman dairesine taşınır. Evi ucuza bulmuştur cunku evin yanında bir tren yolu vardır ve tren gecerken ev sallanmaktadır. Kadının haberi yok.
Taşınma işlemi bittikten sonra kadın duşa girer. Duş esnasında tren gecer ve kadın deprem oldu diyerekten uzerine kucuk bir havlu parcası sardığı gibi dışarı kacar.
Evin kapısında cıkar cıkmaz, apartmanın merdivenlerinde, apartman sakinlerinden olan merdiven cıkarken yorulmuş oturup nefes alan bir yaşlı dede ile goz goze gelir.
Kadın şoyle duşunur:“ Belli ki depremi hissetmemiş zavallı dede, sevaptır yardım edeyim”
Ve şoyle der
- Dede bir şey hissetmedin mi?
Dede’de cıt yok. Cunku kadını o halde gorunce biraz şoktadır.
Kadın şoyle duşunur “ yaşlı amca ayağa kalkamıyor galiba”
Ve bu sefer yanına gelip şoyle der:
-Kaldırayım mı dede.
Dede’de dile gelir ve şoyle der:
- Ah aaaah …Hissetmesine hissetim ama kaldırmak icin uğraşma , kaldıramassın.
Bir eşek (bildiğimiz eşek) bara gider ve dertli dertli oturur…. icki soyler. Barmen de dertli eşekle sohbet etmeye başlar. “ Nedir kardeş sorun, anlat istersen” der. Eşek de anlatmaya başlar:
--Kardeş bizim ciftlik de bir kısrak var, bir yarış atı. O kadar guzel ki aşık oldum. Sağrısı, yeleleri aklımı başımdan aldı. Ama o bir yarış atı bense bir eşşoğlueşek. Haftalarca uzaktan uzağa baktım durdum. Sonunda dayanamadım gittim acıldım, O’na aşık olduğumu ve evlenmek istediğimi soyledim. O ise haklı olarak kendisinin bir yarış atı olduğunu eğer evlenirsek cocuğumuzun bir katır olacağını soyledi ve eğer bir katır doğurursa sahibimizin kendisini oldureceğini soyledi. Ben de korunuruz o zaman dedim. O da ben yarış atı olduğum icin surekli doktor kontrolundeyim sen korunacaksın dedi. Tamam dedim. Ben de bugun cıktım tum eczaneleri dolaştım. Lakin bana gore yok………olmayacak bizim işimiz.
Bir fil, bir kanguru, bir de karadul orumceği oturmuş cilingir sofrası kurmuşlar dalmışlar muhabbete. Bir birlerine dertlerini anlatıyorlarmış. Zurafa da oradan gecerken yanlarına takılmış. Fil “hoş geldin” demiş ve buyur etmiş. Efendim sonra muhabbet başlamış.
Fil:
- Kardeşler, ben zıplayamıyorum, kendi duğunumde bile bir halay cekemedim. Cok zoruma gidiyor, o yuzden cok dertliyim. Demiş
Kanguru:
- Kardeşler ben geri geri yuruyemiyorum. Ben de kendi duğunumde halay cekemedim. Cok zoruma gidiyor, o yuzden dertliyim. Demiş.
Orumcek de:
-Biz halay cekiyoz da n’oluyo! Daha dun gerdek gecesinde de onsekizinci kocayı yedim, dayanamıyorum tutamıyorum kendimi ne yapayım. Cok da yakışıklıydı.
Zurafaya sormuşlar “senin derdin ne? “
Zurafadan ses yok. Bir iki daha sormuşlar zurafa konuşmamış.
Zaten kafalar kıyak olmuş, zurafa sus-pus durunca sinirlenmişler, başlamışlar dovmeye pata-kute. Zurafayı yanlarından kovmuşlar.
Zurafa da ağlayarak giderken kendi kendine :
---uuuuuu Ulan ses tellerimiz yok, anlayın ulan ANLAYIN..uuuuuuuuuu
__________________
Fıkralar
Geyik0 Mesaj
●46 Görüntüleme
